Emzirme Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Emzirme saatlerinin ayarlanması
Emzirmenin etkili bir şekilde başlayıp sürdürülmesi için en ideal ve doğal olan yöntem; doğumdan hemen sonra bebeğin çıplak olarak annenin çıplak göğsüne konarak tensel temasın sağlanması ve emmeye hazır olduğunu belli eder etmez emzirilmesidir. Bu mümkün değilse en geç 1 saat içinde anne göğsüne konarak aynı şekilde emzirilmesi sağlanmalıdır. Çünkü bebeğin emmeye en istekli olduğu ilk 1 saat geçirilirse bebek uzunca bir süre isteksizlik duyar ve ilk emzirme çok gecikebilir. Bazı bebekler daha çabuk hazmettiklerinden daha sık, bazıları da yavaş hazmettiklerinden daha aralıklı beslenme gereksinimi duyabilirler. Fakat hangisi olursa olsun bebekler istediklerinden fazlasını ya da azını emmezler.
Anne sütü çabuk hazmedildiğinden özellikle ilk haftalarda bebekler sıkça ve düzensiz olarak beslenmek isterler. Bu yüzden bebeğinizin düzensiz de olsa emme isteğini reddetmemelisiniz. Ancak bazı bebeklerde birkaç hafta sonra emme isteği daha düzenli aralıklar halini alır. İlk iki haftanın ardından bebekler genellikle 2-3 saat ara ile emmeye ihtiyaç duyarlar. Ancak bazı bebeklerde bu aralık daha kısa olabilir. Özellikle ilk aylarda emme saatlerinin mekanik olmadığını aklınızda bulundurmalı ve bebeğiniz istedikçe emzirmelisiniz.
Emzirmeye hazırlık
Bebeği emzirme kararı alındıysa; bu işin her şeyden önce sabır, direnme ve irade gerektirdiğini unutmamak gerekir. Çünkü, bebeği tam anlamıyla doyurmaya yetecek sütün, memelerden gelmesi bazen belli bir süre alabilir.
• Anne sütünün gelme süresi kadından kadına değişebilir.
• Doğum sonrasında asıl sütün gelmesinden önce memeden ‘kolostrum’ (ağız sütü) olarak adlandırılan kıvamlı, koyu, sarı renkte, az yağlı, bol proteinli ve antikorlu bir sıvı gelir. Bu sıvının yüksek besleyici niteliği ve antikor açısından zengin bir yapısı vardır.
• Başlangıçtaki ağız sütü bebek için yeterlidir. Sonraki günlerde emzirme belli bir düzene girince annenin memelerinden süt gelişi fazlalaşır.
• Anne emzirirken önce bir memesindeki sütün boşalmasını sağlamalıdır. Eğer bebek doymadıysa diğer memeye geçmelidir.
• İlk günler emzirme süresi, her meme için 10 dakikadır. Daha sonraları emzirmeler 15 ile 25’şer dakika sürecektir. İlk günlerde bebek, her emzirme seansında 10 gram kadar içerken on aylık bebeğin içtiği miktar yaklaşık 100 gramdır. Emzirme süresinin uzaması da bundandır ve gayet normaldir.
Emzirirken dikkat edilmesi gerekenler
Anne ile bebek arasında kurulan duygusal bağın bebeğin sağlıklı gelişimine katkısı sanıldığından çok daha fazladır. Emzirme seansları bu konuda önemli bir rol oynar. Çünkü meme emme anları bebeğin gevşediği, kendisini güvende hissettiği, zevk aldığı, annesi ile sıkı bir duygusal bağ kurduğu özel anlardır. Emzirme anlarının her yönüyle doyurucu olabilmesi ise emzirme tekniklerinin ne kadar bilindiğine ve uygulandığına bağlıdır.
• Öncelikle ilk emzirme seanslarının sakin bir yerde yapılmasına dikkat etmek gerekir. Daha sonra anne ve bebek alıştığında emzirme rahat edilebilecek herhangi bir yerde yapılabilir.
• Emzirmeye başlamadan önce, eller iyice yıkanmalı; göğüsler de dahil her şey tertemiz olmalıdır.
• Anne, rahat bir şekilde emzirmelidir. Özellikle sırtını yaslayacağı, emzirirken bebeği yatırdığı kolunun destek alacağı bir koltuk tercih edilmelidir. Annenin rahat etmesi çok önemlidir. Çünkü, anne iyi yerleşmemişse aşırı yorulur ve yorgunluğun nedenini emzirme zannederek bir an önce bitmesi için sabırsızlanır. Bu da her emzirme seansının bir külfet ve eziyet haline dönüşmesine yol açar.
• Oturarak emzirmek için ideal olan pozisyon, rahat bir koltuk ya da sandalyeye sırtın dayanarak oturulmasıdır. Bu şekilde bebeğin başı annenin dirseğinin iç tarafına, yüzü ise anne eğilmeden memenin hemen yanı başına rahatça gelebilecektir. Koltuk ya da sandalyenin kol dayama yerlerinin olması oldukça faydalıdır. Eğer yoksa (veya tam rahat edilemiyorsa) dirseğin dayanması için yan taraflara yastık yerleştirilebilir. Ayrıca gerektiğinde ön tarafta ayakların üzerine koyulabileceği alçak, küçük bir tabure bulundurulabilir.
• Emzirme anında bebek annenin kolu tarafından aynı düzlemde tutulmalı ve annenin kolunun iç yüzeyine başı ve gövdesi gelecek şekilde uzanmalıdır. Bebeğin sadece başı değil, tüm vücudu anneye dönük ve yakın tutulmalıdır.
• Bebek annenin göğsüne yakın olduğunda içgüdüsel olarak memeye yönelir. Ancak ilk zamanlarda meme ucunu kendiliğinden ağzına alamaz. Bunun için yardıma ihtiyacı olabilir. Bu noktada anne, meme başını bebeğin yanağına dokundurarak emme arama refleksini uyarmalı, bebeğin kendisinin meme başını bulmasını, tüm meme ucunu ve etrafındaki kahverengi kısmın tamamını ağzına alması sağlamalıdır.
• Anne gerekirse serbest olan elinin baş ve işaret parmağı üstte meme başını çevreleyen kahverengi kısmın kenarında diğer üç parmağı ise bu bölümün altında olacak şekilde tutarak memesini destekleyebilir ve ancak sıkı sıkı bastırmamalı ve makas hareketi yapmamalıdır.Çünkü sıkı bastırma ve memeyi makaslama, süt kanallarının akışını zorlaştırabilir.
• Bebeğin emmesinin etkili olup olmadığını şakak ve kulağından anlamak mümkündür. Etkili emmede, bebeğin şakağı ve kulağı oynar. Çektiği sütü yutması ise memeyi her bir iki çekişinin ardından olur.
• Emzirmenin başında, bebek açtır ve çok güçlü emer. Sonra doymaya başlar ve yavaşlar. En sonunda ise tatmin olduğundan dolayı uyuya kalır ya da kendisi emmeyi bırakabilir.
• Bebek düzgün yerleştiyse, emzirmenin anneye acı vermemesi gerekir; belki başlangıçta göğüslerde hafif bir batma olabilir fakat bu his bir iki çekişten sonra geçer. Eğer devam ederse bebeğin ağzından meme ucu geri çekilip düzgün olarak tekrar bebeğin ağzına yerleştirilmelidir.
• Bebeğin her emzirmeden sonra gazını çıkarması sağlanmalıdır.
• Emzirdikten sonra, meme uçları temiz bir mendil ile kurutulmalıdır. Emzirilmediği zamanlarda da memelerden süt geliyorsa, meme uçlarına göğüs pedi koyulmalı ve bunlar nemlendikçe de değiştirilmelidir.
Şifalı bitkilerle cilt bakımı ve güzellik kürleri. Ayrıca Uzmanlar tarafından Çeşitli kürler ve tavsiyeleri,Çocuk ve bebek sağlığı
22 Ocak 2010 Cuma
İlk 6 Ay Sadece Anne Sütü
İlk 6 Ay Sadece Anne Sütü
Sağlıklı bir toplum yaratmanın ilk adımı, öncelikle bebeklerimize sağlıklı başlangıçlar sunarak atılır.
Nedir sağlıklı başlangıçlar?...
Birincisi, bebeklerimize anne karnında sağlıklı bir süreç yaşatmaktır.
İkincisi, onları sağlıklı koşullarda dünyaya getirmektir.
Ve üçüncüsü, doğduktan sonra ne olursa olsun onları anne sütünden mahrum bırakmamaktır.
Bebekler beslenme bozukluklarından ölüyor...
Araştırmalar, ülkemizde binlerce bebeğin sırf anne sütünden doğru bir şekilde yararlanamadığı için yaşamını yitirdiğini ortaya koymaktadır. Sağlık Bakanlığı’nın 2002 verilerine göre, ülkemizde canlı doğan her bin bebekten yaklaşık 38’i bir yaşına gelemeden yaşama veda etmektedir. Daha açık bir ifadeyle her yıl ülkemizde doğan yaklaşık bir buçuk milyon bebekten ortalama elli bini 1 yaşına gelemeden kaybedilmektedir. Bebeklerin ölüm nedenleri arasında beslenme bozuklukları ikinci sırada yer almaktadır. İlk bakışta bu olanaksız gibi gelebilir. Çünkü hepimizin de bildiği gibi, ülkemizde emzirme oldukça yaygın. Doğumdan sonraki ilk aylarda hemen her bebek anne sütü ile beslenmektedir. İstatistiklere göre ise, ülkemizde emzirmeye başlangıç oranı yüzde 95’in, ortalama emzirme süresi ise 12 ayın üzerindedir. Fakat yine de bebeklerimiz beslenme bozukluklarından ölebilmektedir. Neden? Uzmanlara göre bunun en önemli nedeni, ülkemizde emzirmenin yaygın ve süresinin uzun olmasına karşın, ek besinlere gerekenden çok erken ya da çok geç bir dönemde başlanmasıdır. Örneğin; bebeklerin ilk 6 ayda ‘sadece anne sütü’ almaları gerekirken bu dönemde gereksiz olduğu halde ishal riskini arttıran su ilavesi yapılabilmektedir. Ya da sindirim sistemlerinin henüz yeterli olgunluğa ulaşmadığı ilk altı aylık dönemde, onlara ek besin verilmeye başlanabilmektedir.
Her beş yılda bir gerçekleştirilen Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırmalarına göre ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenen bebek oranı 1998’de yüzde 1.3 iken 2003’te yüzde 21’ e çıkmıştır.
Araştırmalar, ‘ilk altı ayda sadece anne sütü alan bebeklerin’ oranının artmış olduğunu gösterse de sonuç yine de yeterli değildir. Peki bu yanlış beslenmenin bedelini, toplum olarak nasıl ödemekteyiz?
Ne yazık ki; bebeklerimiz hala yetersiz ya da yanlış beslenmeden dolayı ölebilmektedir. Hem de bunu önlemek son derece basitken. İlk altı ay yalnızca anne sütü, daha sonra ise ek besinlerle beraber emzirmenin 2 yıla kadar sürdürülmesi... Sadece bu kadar...
İşte bu bilincin yaygınlaştırılabilmesi ve beslenme bozuklukları nedeniyle bebek ölümlerinin yaşanmaması için 1-8 Ekim arası, tüm dünyada ve ülkemizde ‘Dünya Emzirme Haftası’ olarak kutlanıyor. Ve biz, bu hafta aracılığıyla bebeklerimiz için eşi bulunmaz bir besin olan anne sütü ve emzirmenin faydalarını bir kez daha vurguluyoruz.
İlk altı ay ‘mutlaka’ ve ‘sadece’ anne sütü...
Yaşamlarının ilk altı ay içerisinde bebeklerimize sunabileceğimiz en ideal besin maddesi anne sütüdür. Bunun birçok nedeni var. Birkaçını hatırlatacak olursak...
Anne sütü içerdiği koruyucu maddelerle, bebeklerimizin mikroplara karşı ilk aşısıdır. Onları birçok hastalıktan korur, bağışıklık sistemlerinin güçlenmesine de yardım eder. Bebeklerimizin gereksinim duyduğu tüm besin maddeleri, en uygun oranda sadece anne sütünde mevcuttur. Anne sütü mikropsuzdur, her an hazırdır ve ekonomiktir... İlk altı ay boyunca bebeklerimize anne sütü vermek onlara sunabileceğimiz en değerli armağandır. Altıncı aydan sonra ek gıdalara başlanmasıyla beraber, emzirmenin iki yaşına kadar sürdürülmesi ayrı bir önem taşır. Çünkü büyüme ve gelişmelerinin çok hızlı olduğu bu iki yıllık süre zarfında onları emzirmek, sadece o andaki değil ileriki yıllardaki fiziksel ve ruhsal sağlıklarını da olumlu yönde etkiler. Onları olabildiğince uzun bir süre emzirmek, özellikle de beslenme bozukluklarının önlenmesinde önemli bir role sahiptir. Uzun süre emzirilen bebeklerin ilerde bazı hastalıklara karşı daha dirençli olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, bu bebeklerin daha zeki olduklarına dair çeşitli araştırma sonuçları da mevcuttur.
Anneler emzirerek kendi sağlıklarına da katkıda bulundukları gibi ekonomik, hijyenik, zahmetsiz bir besleme şansı da yakalarlar.
Bebekler içinse emmek, her yönüyle idealdir. Kendisi için gerekli bütün besinleri anne sütünden sağladığı gibi, annesinin sıcaklığını tensel temas yoluyla hisseder. Bu temas, bebekte güven duygusunun gelişmesini destekler. Daha doğar doğmaz, dünyaya gözlerini açtığı ilk saatlerde ve daha sonraki aylardaki kendisi için gerekli olanları, anne sütünü emerek sağlayabilir. İşte bu yüzden;
Her annenin bebeğine verebileceği en değerli armağan; anne sütüdür.
Sağlıklı bir toplum yaratmanın ilk adımı, öncelikle bebeklerimize sağlıklı başlangıçlar sunarak atılır.
Nedir sağlıklı başlangıçlar?...
Birincisi, bebeklerimize anne karnında sağlıklı bir süreç yaşatmaktır.
İkincisi, onları sağlıklı koşullarda dünyaya getirmektir.
Ve üçüncüsü, doğduktan sonra ne olursa olsun onları anne sütünden mahrum bırakmamaktır.
Bebekler beslenme bozukluklarından ölüyor...
Araştırmalar, ülkemizde binlerce bebeğin sırf anne sütünden doğru bir şekilde yararlanamadığı için yaşamını yitirdiğini ortaya koymaktadır. Sağlık Bakanlığı’nın 2002 verilerine göre, ülkemizde canlı doğan her bin bebekten yaklaşık 38’i bir yaşına gelemeden yaşama veda etmektedir. Daha açık bir ifadeyle her yıl ülkemizde doğan yaklaşık bir buçuk milyon bebekten ortalama elli bini 1 yaşına gelemeden kaybedilmektedir. Bebeklerin ölüm nedenleri arasında beslenme bozuklukları ikinci sırada yer almaktadır. İlk bakışta bu olanaksız gibi gelebilir. Çünkü hepimizin de bildiği gibi, ülkemizde emzirme oldukça yaygın. Doğumdan sonraki ilk aylarda hemen her bebek anne sütü ile beslenmektedir. İstatistiklere göre ise, ülkemizde emzirmeye başlangıç oranı yüzde 95’in, ortalama emzirme süresi ise 12 ayın üzerindedir. Fakat yine de bebeklerimiz beslenme bozukluklarından ölebilmektedir. Neden? Uzmanlara göre bunun en önemli nedeni, ülkemizde emzirmenin yaygın ve süresinin uzun olmasına karşın, ek besinlere gerekenden çok erken ya da çok geç bir dönemde başlanmasıdır. Örneğin; bebeklerin ilk 6 ayda ‘sadece anne sütü’ almaları gerekirken bu dönemde gereksiz olduğu halde ishal riskini arttıran su ilavesi yapılabilmektedir. Ya da sindirim sistemlerinin henüz yeterli olgunluğa ulaşmadığı ilk altı aylık dönemde, onlara ek besin verilmeye başlanabilmektedir.
Her beş yılda bir gerçekleştirilen Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırmalarına göre ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenen bebek oranı 1998’de yüzde 1.3 iken 2003’te yüzde 21’ e çıkmıştır.
Araştırmalar, ‘ilk altı ayda sadece anne sütü alan bebeklerin’ oranının artmış olduğunu gösterse de sonuç yine de yeterli değildir. Peki bu yanlış beslenmenin bedelini, toplum olarak nasıl ödemekteyiz?
Ne yazık ki; bebeklerimiz hala yetersiz ya da yanlış beslenmeden dolayı ölebilmektedir. Hem de bunu önlemek son derece basitken. İlk altı ay yalnızca anne sütü, daha sonra ise ek besinlerle beraber emzirmenin 2 yıla kadar sürdürülmesi... Sadece bu kadar...
İşte bu bilincin yaygınlaştırılabilmesi ve beslenme bozuklukları nedeniyle bebek ölümlerinin yaşanmaması için 1-8 Ekim arası, tüm dünyada ve ülkemizde ‘Dünya Emzirme Haftası’ olarak kutlanıyor. Ve biz, bu hafta aracılığıyla bebeklerimiz için eşi bulunmaz bir besin olan anne sütü ve emzirmenin faydalarını bir kez daha vurguluyoruz.
İlk altı ay ‘mutlaka’ ve ‘sadece’ anne sütü...
Yaşamlarının ilk altı ay içerisinde bebeklerimize sunabileceğimiz en ideal besin maddesi anne sütüdür. Bunun birçok nedeni var. Birkaçını hatırlatacak olursak...
Anne sütü içerdiği koruyucu maddelerle, bebeklerimizin mikroplara karşı ilk aşısıdır. Onları birçok hastalıktan korur, bağışıklık sistemlerinin güçlenmesine de yardım eder. Bebeklerimizin gereksinim duyduğu tüm besin maddeleri, en uygun oranda sadece anne sütünde mevcuttur. Anne sütü mikropsuzdur, her an hazırdır ve ekonomiktir... İlk altı ay boyunca bebeklerimize anne sütü vermek onlara sunabileceğimiz en değerli armağandır. Altıncı aydan sonra ek gıdalara başlanmasıyla beraber, emzirmenin iki yaşına kadar sürdürülmesi ayrı bir önem taşır. Çünkü büyüme ve gelişmelerinin çok hızlı olduğu bu iki yıllık süre zarfında onları emzirmek, sadece o andaki değil ileriki yıllardaki fiziksel ve ruhsal sağlıklarını da olumlu yönde etkiler. Onları olabildiğince uzun bir süre emzirmek, özellikle de beslenme bozukluklarının önlenmesinde önemli bir role sahiptir. Uzun süre emzirilen bebeklerin ilerde bazı hastalıklara karşı daha dirençli olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, bu bebeklerin daha zeki olduklarına dair çeşitli araştırma sonuçları da mevcuttur.
Anneler emzirerek kendi sağlıklarına da katkıda bulundukları gibi ekonomik, hijyenik, zahmetsiz bir besleme şansı da yakalarlar.
Bebekler içinse emmek, her yönüyle idealdir. Kendisi için gerekli bütün besinleri anne sütünden sağladığı gibi, annesinin sıcaklığını tensel temas yoluyla hisseder. Bu temas, bebekte güven duygusunun gelişmesini destekler. Daha doğar doğmaz, dünyaya gözlerini açtığı ilk saatlerde ve daha sonraki aylardaki kendisi için gerekli olanları, anne sütünü emerek sağlayabilir. İşte bu yüzden;
Her annenin bebeğine verebileceği en değerli armağan; anne sütüdür.
Etiketler:
Bebek,
Bebek Bakımı,
bebek gelişimi,
bebek sağlığı
18 Ocak 2010 Pazartesi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gençlik formülü
Ahmet MARANKİ ve KOBİK ekibiyle gerçekleştirilen İlkbahar Kozmik Beden Temizliğinin ikincisinin başarıyla tamamlandığı şu günlerde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da yorgunluğunu atmak için termal bir otelde sebze suyu tükettiği açıklanmış; konuyla ilgili yapılan haberlerde, Başbakan'ın Hatay'da kaldığı termal otelde en fazla havuç, maydanoz ve ıspanak gibi sebze sularını tükettiği, zindeliğini bu yolla koruduğu kaydedilmişti. Başbakan Erdoğan'ın otelde kaldığı süre içerisinde sebze sularından oluşan içecek menüsünü değiştirmediği ve başka yiyecek kullanmadığı da belirtilmişti.
Ahmet Marankiden Saç Dökülmesine Karşı Formüller
Her gün yaklaşık 50 ile 100 arası saç telinin dökülmesi normaldir. Saçların bunun üzerinde dökülmesi önemlidir. Dökülen saç tellerinizin sayısını bilemezsiniz fakat tarakta, lavaboda biriken, kıyafetlerinizin üzerinde görülen saç tellerinden saçlarınızın normalin üzerinde döküldüğünü anlayabilirsiniz.
Hastalıkların en büyük sebepleri bedendeki toksinler, mikroplar ve virüslerdir. Hastalıkların sebepleri ortadan kalkmadan düzelmez. Saç dökülmesi de vücutta oluşan bir rahatsızlığın habercisidir.
Kaniat Eczanesinden Bitkisel Formüller
Susamyağı, çam yağı, sarımsak yağı, ısırgan yağı, badem yağı ve zeytinyağından oluşan karışımı, gece yatmadan önce kafanızdaki noktaları uyararak masaj yapmanız tavsiye edilir. (Kafanızdaki masaj noktalarını bulabilmek için “Profilaktik Masajla Mucizevi Tedaviler” kitabımızdan faydalanabilirsiniz.) Daha sonra saçınızı boneyle kapatıp, yatın. Bu karışımın sadece saçınızı beslemekle kalmadığı, bedeninizi de beslediği bilinir.
Sabahları saçınızın durularken 1 litre suya 1 bardak üzüm sirkesi koyup saçınızı yıkamanız önerilir. Bu işlemleri 1 hafta boyunca her gün, ikinci hafta gün aşırı, üçüncü hafta ise 3 günde bir tekrarlamanız tavsiye edilir.
Daha geniş bilgi "Kozmik Bilim Işığında Şifalı Bitkiler" kitabımızda mevcuttur...
Hastalıkların en büyük sebepleri bedendeki toksinler, mikroplar ve virüslerdir. Hastalıkların sebepleri ortadan kalkmadan düzelmez. Saç dökülmesi de vücutta oluşan bir rahatsızlığın habercisidir.
Kaniat Eczanesinden Bitkisel Formüller
Susamyağı, çam yağı, sarımsak yağı, ısırgan yağı, badem yağı ve zeytinyağından oluşan karışımı, gece yatmadan önce kafanızdaki noktaları uyararak masaj yapmanız tavsiye edilir. (Kafanızdaki masaj noktalarını bulabilmek için “Profilaktik Masajla Mucizevi Tedaviler” kitabımızdan faydalanabilirsiniz.) Daha sonra saçınızı boneyle kapatıp, yatın. Bu karışımın sadece saçınızı beslemekle kalmadığı, bedeninizi de beslediği bilinir.
Sabahları saçınızın durularken 1 litre suya 1 bardak üzüm sirkesi koyup saçınızı yıkamanız önerilir. Bu işlemleri 1 hafta boyunca her gün, ikinci hafta gün aşırı, üçüncü hafta ise 3 günde bir tekrarlamanız tavsiye edilir.
Daha geniş bilgi "Kozmik Bilim Işığında Şifalı Bitkiler" kitabımızda mevcuttur...
Yenibaharın Faydaları
Yenibahar;
12 m'ye kadar boylanabilen,aromatik,yapark dökmeyen bir ağaçtır.Yaprakları oblong,çiçekleri küçük beyaz ve demetler halinde,meyveleri küçük yeşil olgunlaştığında ise kahverengidir.Olgunlaşmadan önce toplanıp kurutulmuş meyveleri ve meyvelerinden elde edilen uçucu yağı kullanılır.Ülkemizde Jamaika biberi olarak da bilinir.Orta ve Güney Amerika'da Karayibler'de yetişir.
Yenibaharın Kullanım Alanları;
Sağlıkta:Öjenol taşır.Bu nedenler kusu gibi etkisi de kazranfile benzer.Sindirim sistemini uyarır,hazmı kolaylaştırır ve gaz gidericidir.Ayrıca antiseptiktir.Diyarede kullanılır.İştah açıcı ve kuvvet verici karışımların içeriğinde yer alır.
Gıdada:Kuvvetli kokulu,baharlı lezzettedir.Gıda sanayiinde,baharat veya türevleri likör formülasyonlarında;ayrıca çiklet,şekerleme,dondurma,çorba,turşu ve içeceklerde kullanılır.
Zencefilin Faydaları
Çok yıllık,150 cm'ye kadar boylanabilen,kamış görünümünde,otsu bir bitkidir.Yaprakları mızrak biçiminde,sivri uçlu ve tarçın kokulu;çiçekler turuncu sarı renkli ve birçoğu bir aradadır.Bitkinin kullanılan kısmı kökleridir.Kökleri basitçe toplanıp açık havada kurutulursa gri zencefil;özel bıçaklarla dış tabakası soyulur,suyla yıkanır ve güneşte kurutulursa beyaz zencefil elde edilir.Güneydoğu Asya'da doğal olarak yetişir.Kuzey ve Güney Yarıküre'nin tropikal bölgelerinde kültürü yapılmaktadır.Hindistan,dünyanın en büyük zencefil üreticisidir.Üretilen ülkelere göre ''Nijerya zencefili'',''Çin zencefili'',''Afrika zencefili'',''Koşin zencefili'' olarak isimlendirilen tipleri vardır.Bunlardan en makbulü '' Kalküta zencefili'' adı verilen Hindistan'da üretilen tiptir.
Zencefilin Kullanım Alanları;
Sağlıkta:Uyarıcı,midevi,terletici ve kızartıcı etkilidir.Taşıdığı şogaol ve gingerol zencefile bulantı giderici etkisini kazandırır.Bu nedenle zencefil taşıt tutmalarında etkilidir.Bğırsak kaslarının hareketini aktive eder,tükürük salgısını uyarır,mide salgısını artırarak sindirimi kolaylaştırır.Kuvvet verici,iştah açıcı,sindirimi kolaylaştırıcı ve gaz söktürücü özelliklerinden dolayı kullanılır.Ayrıca hafif gastritlerde olumlu etki gösterir.Halk ilacı olarak da midevi,balgam söktürücü olarak bilinir ve soğuk algınlığına kullanılır.
Gıdada:Genellikle şerbet,meşrubat ve likör yapımında kullanılır.Çeşitli pastalara,keklere,meyve salatalarına,dolmalara,pilava ve her türlü beyazpeynire ilave edilir.Hintlilerin ''kori'' adlı baharat karışımında yer alır.
Çok yıllık,150 cm'ye kadar boylanabilen,kamış görünümünde,otsu bir bitkidir.Yaprakları mızrak biçiminde,sivri uçlu ve tarçın kokulu;çiçekler turuncu sarı renkli ve birçoğu bir aradadır.Bitkinin kullanılan kısmı kökleridir.Kökleri basitçe toplanıp açık havada kurutulursa gri zencefil;özel bıçaklarla dış tabakası soyulur,suyla yıkanır ve güneşte kurutulursa beyaz zencefil elde edilir.Güneydoğu Asya'da doğal olarak yetişir.Kuzey ve Güney Yarıküre'nin tropikal bölgelerinde kültürü yapılmaktadır.Hindistan,dünyanın en büyük zencefil üreticisidir.Üretilen ülkelere göre ''Nijerya zencefili'',''Çin zencefili'',''Afrika zencefili'',''Koşin zencefili'' olarak isimlendirilen tipleri vardır.Bunlardan en makbulü '' Kalküta zencefili'' adı verilen Hindistan'da üretilen tiptir.
Zencefilin Kullanım Alanları;
Sağlıkta:Uyarıcı,midevi,terletici ve kızartıcı etkilidir.Taşıdığı şogaol ve gingerol zencefile bulantı giderici etkisini kazandırır.Bu nedenle zencefil taşıt tutmalarında etkilidir.Bğırsak kaslarının hareketini aktive eder,tükürük salgısını uyarır,mide salgısını artırarak sindirimi kolaylaştırır.Kuvvet verici,iştah açıcı,sindirimi kolaylaştırıcı ve gaz söktürücü özelliklerinden dolayı kullanılır.Ayrıca hafif gastritlerde olumlu etki gösterir.Halk ilacı olarak da midevi,balgam söktürücü olarak bilinir ve soğuk algınlığına kullanılır.
Gıdada:Genellikle şerbet,meşrubat ve likör yapımında kullanılır.Çeşitli pastalara,keklere,meyve salatalarına,dolmalara,pilava ve her türlü beyazpeynire ilave edilir.Hintlilerin ''kori'' adlı baharat karışımında yer alır.
Zerdeçalın Faydaları
1 m'ye kadar boylanabilen yeşil,tek yapraklı,uçuk sarı çiçekli,etli rizomlu çok yıllık bir bitkidir.Bitkinin kurutulmuş rizomları kullanılır.Bitki,yumurtamsı bir ana rizom,parmak şeklinde yan rizomlara sahiptir.Ana rizoma ''yuvarlak zerdeçal'',yan rizomlara ''uzun zerdeçal'' adı verilir.Rizomlar sarı renkli olup toz halde de koyu sarı renktedir.Drog çiğnendiği takdirde tükürüğü sarı renge boyar.Anavatanı Hindistan olan bitkinin tropik bölgelerde kültürü yapılmaktadır.Ülkemizde Hint safranı,safrankökü,sarıboya zerdeçav,zerdeçöp,kürküma adlarıyla da bilinir.
Zerdeçalın Kullanım Alanları;
Sağlıkta:Kürküminin safra artırıcı etkisi ispat edilmiştir.Safrakesesinde kasılmayı uyararak kesenin boşalmasını sağlar.Bu yüzden safra rahatsızlıklarında kullanılır.Aayrıca iltihap giderici etkisi de belirlenmiştir.Esas olarak hazmı kolaylaştırıcı ve gaz gidericidir.Peptik ülser ve ağrılarında,inflamasyon giderici etkisiyle romatizmal artritte diyarede ve haricen deri rahatsızlıklarında kullanılabilir.Halk hekimliğinde,astım,çıban,soğuk algınlığı,epilepsi,baş dönmesi,böcek sokmaları,sarılık ve mantara karşı ayrıca süt salgılanması için kullanılmıştır.
Gıdada:Tadı baharlı,portakalsı,zencefilsi ve çok hafif acı lezzettedir.Daha çok jelatin ve pudingler,çeşni maddeleri,hazır çorbalar,etler ve turşularda kullanılır.Gıdalar için uygun doğal renk katkılarının en önemlilerinden biridir.Ayrıca ipekli kumaşlar ve ince derilerin boyanmasında kullanımaktadır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Popüler Yayınlar
-
Sistit, genellikle bir enfeksiyon sonucunda idrar kesesi (mesane)nin iltihaplanmasıdır .Prof.Dr.İbrahim Saraçoğlu Sistit için en faydalı ot...
-
Badminton , açık havanın olumsuz etkilerini önlemek amacıyla genellikle kapalı alanlarda oynanır. Kort 13.40 m uzunluğundadır. Genişlik tekl...
-
Bazı kimseler beden yapıları açısından veya bazı psikolojik ve sosyal sebeplerle şehvet arzularının azalmasını isteyebilirler. Dinimiz...
-
Kına Kleopatra zamanından bu yana saç boyamakta başarıyla kullanılagelmiştir. Her ne kadar zamanımızda kimyasal boyalar moda olmuşsa da, bir...
-
SEZARYEN Eskiden sonuçları anne için tehlikelerle dolu olduğundan çok ender başvurulan sezaryen, günümüzde ameliyat ye uyuşturma teknikler...
-
2009 yazının en moda saçları nasıl olacak? 2009 yazında dağınık topuzları, örgülü saçları, uzun kakülleri, dalgaları ve bukleleri göreceğiz....
-
Rektal kanama genelde tuvalet kağında veya dışkıda parlak kırmızı renginde kan ile kendini belli eder. Büyük abdestinizdeki koyu kırmızı re...
-
uzunluk: minimum 90 maksimum 120 m genişlik : minimum 45 maksimum 90 m uluslarası maçlarda, uzunluk: minimum 45 maksimum 90 m genişlik : m...
-
Böbrek taşını harekete geçiren kimyasal güç avakado yaprağında bulunan "Methhychavicol" dur. Avakado yaprağını kaynatarak elde ede...
-
Teninize uygun parfüm olduğu gibi burcunuza görede parfümünüz olduğunu biliyormusunuz...İşte burcunuza uygun parfümler SU GRUBU (Yengeç,Bal...
Uyarı
Bu site yayınlanan sağlık ile ilgili bilgiler , ziyaretçilerini bilgilendirmek amacıyla yayınlanmaktadır.
Burada yayınlanan yazıların tamamı bilgilendirme amaçlı olup, hiçbir şekilde hekim muayenesi ve konsültasyonunun yerine konulmamalı, hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır.
Sağlığınızla ilgili acil durumlarda, bekleme süresi sağlığınızı olumsuz yönde etkileyebileceği için, zaman geçirmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmanızı öneririz.
Genel Kişisel Web
Genel Kişisel Web