Mevsimsel yorgunluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mevsimsel yorgunluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Haziran 2010 Pazar

İbrahim Saraçoğlundan Kronik Yorgunluğa Karşı Beyaz Üzüm Kürü

1)Yoğun bir çalışma temposu içerisinde ve stres altındaysanız, öğleden sonraları tüketeceğiniz yarım salkım üzümün (yaklaşık 250-300 gram) en geç yarım saat sonra sizi nasıl rahatlattığını, stresinizin nasıl kaybolduğunu, yorgunluğunuzun adeta buharlaşır gibi üzerinizden nasıl kalktığım ve dinlendiğinizi hayretle hissedeceksiniz. Tüm bunlara ilave olarak kendinizi daha dinç ve daha enerjik hissetmeye başlayacaksınız. Daha etkili olur düşüncesiyle, yukarıda belirttiğim ölçünün üzerine çıkmayınız. Ancak şeker hastalarının bu konuda hekimlerine danışmanından uygulamaya geçmemeleri gerekir.

2)Eğer kronik yorgunluktan şikayet ediyorsanız haftada bir kaç defa tüketeceğiniz bir bardak taze beyaz üzüm suyu bu yorgunluğunuzun ortadan kalkmasında büyük bir destek olacaktır.
3) Taze beyaz üzüm ve taze siyah üzümü tüketirken ölçülü olmaları gereken iki grup vardır. Bunlardan birincisi ilk dört ayını tamamlamamış hamile bayanlardır. İkinci gruptaysa hekimleri tarafından “karaciğer yağlanması” teşhisi konulmuş kişiler yer almaktadır. Hamile bayanların ve karaciğer yağlanması teşhisi konulmuş olan hastaların taze üzüm türlerinin tüketiminde ölçülü olmaları gerekir. Buradan hamile bayanların ve karaciğer yağlanması olanların kesinlikle taze üzüm yememeleri gerektiği sonucunu çıkartmayınız. Ancak, bu grupta ki kişilerin taze üzüm tüketimlerinde en az şeker hastaları kadar ölçülü olmaları gerekir.
4) Taze beyaz üzüm bilinen tüm meyveler ve sebzeler içerisinde en güçlü antioksidan özellikli olanıdır. Taze beyaz üzümü mevsiminde ve günde bir salkımdan (200-250 gr) fazla olmamak kaydıyla tüketirseniz, o zaman onun antioksidan gücünden maksimum oranda faydalanabilirsiniz.
5) Taze beyaz üzüm kürünün kalpteki ritim bozukluğuna karşı önleyici ve tedavi edici
gücü bulunmaz bir özelliktir Kalbinde arithmi extrasistol şikayeti olanların günde 200-250 gram tüketecek leri taze beyaz üzüm bir mucizedir diyebiliriz. Kısaca, kalbinde ritim bozulduğu şikayeti olanların uygulayacakları taze beyaz üzüm kurilonlar için bulunmaz bir nimettir. Taze beyaz üzümün kurutulmuşu (kuru üzüm) bu amaçla kullanılmaz. Yeri gelmişken tekrar belirtmekte fayda görüyorum, daha çabuk düzelerim veya da ha çabuk etki etsin diyerek size önerilmiş olan ölçünün üzerine çıkmayınız.
6) Eğer vücudunuzun herhangi bir yerinde zor kapanan veya henüz kapanmamış bir yaranız varsa üzüm, üzüm çekirdeği ve cevizden yara kapanana kadar kesinlikle uzak durunuz. Üzüm ve ceviz tüketimi yaraların kapanmasını geciktirir, hatta yarayı azdırma gücü vardır.
7) Kanda uzun süreli iltihap bulunması önemli ve ağır sonuçları olabilecek sağlık sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir, Örneğin, kalp romatizmasına neden olabilir. Taze beyaz üzümün, özellikle kalp kapakçıklarına enfeksiyonun yerleşmesini engelleme gücü vardır. Ayrıca, bademcik enfeksiyonuna bağlı faranjitin (tonsillo-farenjit) vücudumuzdaki organlara (özellikle de kalp) vereceği zararı önlemedeki gücü de bulunmaz bir nimettir. Bu tür riskli hastalar için taze beyaz üzüm suyu mükemmel bir önleyici ve koruyucudur. Özellikle düzenli olarak belirli bir müddet kırmızı turp veya taze beyaz üzüm tüketmenin kandaki enfeksiyonun organlara zarar vermesini ve yerleşmesini önleyici gücü bir mucizedir diyebilirim.
8)Oniki yaş altı çocukların herhangi bir kürü hekimlerine danışmadan uygulamalarını kesinlikle önermiyorum.
9) Aksi belirtilmedikçe aynı anda birden fazla kür uygulanmamalıdır. Herhangi bir kürün uygulama süresi tamamlanmadan da başka bir bitki çayı (yeşil çay, papatya, ıhlamur, adaçayı, gibi…) içilmemelidir.
10) Tüm kürlerin çelik veya emaye kaplarda hazırlanması gerekmektedir.
11) Kullanacağımız bitkinin raf ömrünün bir yılı geçmemiş olmasına dikkat ediniz.
mucize-iksirler.com

25 Mayıs 2009 Pazartesi

Mevsimsel yorgunluktan kurtulun!

Mevsimsel yorgunluktan kurtulun!Moraliniz bozuk, kendizi sürekli yorgun hissediyorsunuz, yataktan kalkmanız için bir vinç diliyorsunuz... Endişelenmeyin! Mevsim değişikliği sırasındaki bu karamsar ve miskin halleri atlatmanın pratik yolları var.Yorganın altından çıkmadan en sevdiğiniz filmleri seyrettiğiniz bir günün hayaliyle mi yaşıyorsunuz? Her sabah yataktan sürüklenerek mi çıkıyorsunuz? Yalnız değilsiniz... Mevsim geçişlerinde yaşanan ufak çaplı bir depresyon geçiriyor olabilirsiniz.Uzun kış mevsimi boyunca karanlık günlerin içindeydik: Kar yağdı, yağmur bazen hiç durmadı. Bir de üstüne ekonomik kriz eklenince, ruhsal çöküntü yaşamak kaçınılmaz oldu. Merak etmeyin, iç karartıcı günler sona eriyor.Hava güneşli olduğu zaman insanların yüzlerine bir bakın. Yaşam dolu ve enerjik değiller mi? Ama elbette kışın gözüken tablo böyle olmuyor.Bazı insanlar daha ağustos ayında kış mevsiminden korkmaya başlıyor. Kış geldiğinde ise uyuşuk, moralsiz ve motivasyonları düşük olabiliyor. Hatta böyle zamanlarda karbonhidrat tüketimi de artış gösterebiIiyor. Bu yüzden kilo almak maalesef kaçınılmaz oluyor. Bu durum sizin için çok uç bir örnek olabilir ama her beş kadından birinin bunun biraz daha hafifini yaşadığını söyleyebiliriz. Artık bu günler sona erdiğine göre kilolarınızdan kurtulup daha canlı ve sağlıklı olmanın zamanı geldi.Uzmanlara göre, kış mevsiminin karanlığı beynin uykuyu, iştahı, seks dürtüsünü ve moral düzeyini kontrol eden kısmını olumsuz etkiliyor. Beynin bu bölümünde oluşan bu dengesizlik biyokimyasal bir etki yaratıyor. Bu yılın başında uzmanlar, kötü havayla beynin kendimizi iyi hissetmemizi sağlayan serotonin kimyasalının arasında bir bağlantı olduğunu tespit etti. Buradan çıkarak vardıktan sonuç ise güneş ışığının mutluluğa eşit olduğu!Mevsim geçişlerindeki moral bozukluğunuzu yenmek için yapabilecekleriniz çok basit. Günler aydınlanırken siz de eski moralinize kavuşmak için aşağıdaki önerilerimizi uygulayabilirsiniz.IŞIĞA DOĞRU GİDİNÇoğumuz evden sabah erkenden çıkıp akşama kadar çalışıyoruz. Gün ışığında girdiğimiz ofislerimizden karanlık saatlerde çıkabiliyoruz. Biraz daha fazla ışığa ihtiyaç duyduğunuz şu günlerde eve kapanmayın. Hiç olmazsa hafta sonlarında kendinizi dışarı atın. Hava soğuk, güneş bulutların arkasında saklanıyor olsa da vücudunuzun ışığa ihtiyaç duyduğunu unutmayın.O gözükmeyen güneşin faydaları yadsınamaz. Bulutlu bir hava bile evinizdeki ışıklandırmadan daha aydınlıktır. Evden çıkmayı tercih etmiyorsanız perdeleri sonuna kadar açın. Bu şekilde eve olabildiğince güneş ışığı sokun. Ofiste çalışırken ise masanızın cam kenarında olmasını tercih edin. Evinizdeki ya da ofisinizdeki mobilyaların açık renkli olmasına dikkat edin.Evinizde suni aydınlatmalar yerine doğal aydınlatmalar kullanmayı tercih edin. Yeni çıkan düşük voltajlı ekonomik ve iyi aydınlatan ampulleri deneyebilirsiniz. Floresan ışıklardan ise uzak durun. Bu tip aydınlatmalar suni olduklarından gözünüzü yorarlar.TATİL YAPINEkonominin bu denli kötü olduğu bir zamanda çoğumuz yılda sadece bir tatili karşılayabiliyoruz. Peki neden illa yazın tatil yapmak yerine tatil hakkınızı baharda kullanmıyorsunuz? Havaların tam olarak ısınmadığı, güneşin kendisini arada sırada gösterdiği şu günlerde güneye gidin. Baharın başlarında yapacağınız bir yaz kaçamağının fiziksel ve ruhsal etkisi haftalarca hatta aylarca sürecektir.Yapılan yeni araştırmalar, ekvatora yaklaşıldıkça mutluluk seviyesinin arttığını gösteriyor. Çünkü gittiğiniz yerdeki ışığın kalitesi ve gücü büyük önem taşıyor. Kayak yapmaya gittiğiniz zaman da bahsettiğimiz kaliteli gün ışığından faydalanabilirsiniz.OFİSTEN UZAKLAŞIN"Yakın bir zamanda tatile çıkmama imkan yok" diyorsanız, size daha kolayını önerelim. Ofiste kelimenin tam anlamıyla dirsek çürüttüğünüz masanızdan biraz uzaklaşın. Sadece yemek yemek ya da sigara içmek için kalktığınız sandalyenizden biraz da hava almak için kalkın. Yarım saatliğine dışarı çıkarak yürüyüş yapın. Eğer çalıştığınız binada bir teras varsa, oraya çıkıp hava almayı da deneyebilirsiniz. Otoparkta arabaların arasında yapacağınız bir yürüyüşün bile kendinizi ne kadar iyi hissettireceğine inanamayacaksınız. Gün ışığı moralinizi yerine getirirken bir yandan da egzersiz yapmış olacaksınız. Unutmayın ki egzersiz gerçekten de önemli bir antidepresandır.KENDİNİZİN DOĞAL ALARMI OLUNHava değişimi yaşadığımız şu günlerde, uyku hormonu olan melatonin seviyesini azaltan mekanizma düzgün olarak çalışmaz. Bu yüzden de sabah yataktan kalkmak zorlaşır. Eğer eviniz panjurluysa yatarken onları kapamak yerine sonuna kadar açık bırakın. Böylelikle gün aydınlandığında vücudunuz güneşin enerjisini hissedecek ve olumlu etkilerinden yararlanacaktır.DAHA AZ İÇKİ TÜKETİNArkadaşlarınızla çıktığınızda içkinin size daha iyi vakit geçirteceğini düşünüyor olabilirsiniz. Bunun sebebi, alkolün rahatlatıcı özelliğindendir. Oysa araştırmalar, alkolün vücuttaki mutluluk hormonu seviyelerini düşürdüğünü gösteriyor. Eğer birkaç hafta içki içmemeyi denemek gözünüzde büyüyorsa, dışarı çıktığınızda geceyi bir bardakla bitirmeye çalışın.MEVSİM DEĞİŞİMİNİN VÜCUDUNUZDAKİ NEGATİF ETKİLERİBir ara vermeye ihtiyacınız olduğunu gösteren belirtileri şöyle sıralayabiliriz:İçinizde engel olamadığınız ağlama isteği varsa, durduk yere moralinizin bozulduğunu hissediyorsanız depresyonda olabilirsiniz. Bunlara ek olarak, aşırı yorgunluk, aşırı uyuma isteği duyuyor ya da uykusuzluk çekiyorsanız, iştahınızda aşırı artış, konsantrasyon bozukluğu varsa, çabuk öfkeleniyor, tedirginlik hissediyor ve seks isteğinizin azaldığını düşünüyorsanız doktorunuzu bir an önce ziyaret etmelisiniz.

Popüler Yayınlar

Related Posts with Thumbnails
Pasta Tarifleri

Uyarı

Bu site yayınlanan sağlık ile ilgili bilgiler , ziyaretçilerini bilgilendirmek amacıyla yayınlanmaktadır. Burada yayınlanan yazıların tamamı bilgilendirme amaçlı olup, hiçbir şekilde hekim muayenesi ve konsültasyonunun yerine konulmamalı, hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Sağlığınızla ilgili acil durumlarda, bekleme süresi sağlığınızı olumsuz yönde etkileyebileceği için, zaman geçirmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmanızı öneririz.
Genel Kişisel Web