Chalet Im Wieselti, near the famous ski resort of Arosa (1800m ) and
Weisshorn peak (2653m), offers you both comfortable self catered accommodation
and an ideal location from which to experience a wide range of winter or summer
sports and outdoor activities in Switzerland.Situated in the alpine village of
Langwies amongst the beautiful surroundings of the Schanfigg valley, the Chalet
is ideally placed between the cosmopolitan ski resort of Arosa (15 minutes by
car) and Chur the historic capital of Graubunden (20 minutes by car). The Chalet
is south facing with stunning views across the valley and the famous Langwies
viaduct. There is a wide variety of activities to take advantage of: Skiing SnowboardingSledgingSkatingHiking Mountain Biking Sight
Seeing Fishing Golf''ALINTI''
Şifalı bitkilerle cilt bakımı ve güzellik kürleri. Ayrıca Uzmanlar tarafından Çeşitli kürler ve tavsiyeleri,Çocuk ve bebek sağlığı
13 Ocak 2009 Salı
Chalet Im Wieselti
12 Ocak 2009 Pazartesi
Ski
Snowmass is the fantasy mountain where intermediates suddenly ski like French Olympian Jean-Claude Killy and beginners fall in love with the sport. Meanwhile, experts feel they’ve hit the Mother Lode.
The Snowmass Ski School is staffed to offer every level of lesson in an amazing variety of languages and includes a crackerjack crew of snowboard instructors. Ski Snowmass and discover the seven high-speed quads and excellent restaurants sprinkled everywhere you want to take a break, including elegant table service at Gwynn’s High Alpine.
Snowmass welcomes snowboarders and boasts a fantastic terrain garden and snowboard pipeline designed by world champion Jimmy Scott. There are 80 kilometers of wide-open, groomed cross-country trails for the Nordic ski buff connecting Snowmass, Aspen and other parts of the spectacular Roaring Fork Valley. Although only a few miles from Aspen, Snowmass has its own distinct village offering fine restaurants, charming boutiques and
exceptional accommodations. More than 90 percent of the resort’s hotels and condominiums are located slopeside, another reason why Snowmass has become one of the most popular resorts in the Rockies for family vacations. Let us show you how to create an unforgettable ski vacation today to a remarkable ski resort.
Come ski Snowmass with Ski.com. Ski.com can provide you with accommodations, air travel, ground transportation, lift tickets, ski or snowboard rentals, activities to events around town and more. Experience a true Snowmass ski vacation with ski.com. We know how to customize a Snowmass ski vacation package just for you that will truly be an unforgettable ski vacation experience. Ski Snowmass this winter!
4 Ocak 2009 Pazar
Glacier du Tabuchet
Glacier du TabuchetVertical drop: 2 0 00 mFacing: North Technical difficulty: Very serious.
Complex route finding. CrevassesStart of with one rappel from the Col de la
Meije alt:3357m and skin up the long beutiful travers on the Glacier de la Meije
that will lead you to the climb up to Passage du Serret du Savon at alt:3399m.
You can either stay at Refuge de L´Aigle alt:3450m, or continue down the
descente on the Glacier du Tabuchet. Keep skiers right until the very end of the
glacier alt:2700m.Keep high skiers right until you travers a long exposed steep
slope.Be carful not to cut the slope to far below. Terrain-trapes. The rest of
the run is easy down to the tunnel from La Grave.
16 Aralık 2008 Salı
İSVİÇRE NIN LuX KAYAK MERKEZı-- St.moritz
St.Moritz geleneksel yapısını kozmopolit bir nufusla büyük şehir zarafetini ise sporun eğlencesi ile bütünleştiren benzersiz bir tatil merkezi.Buradaki birinci kural sadece akşam yemeklerinde yada partilerde değil bembeyaz karlarla kaplı parkurlarda bile şıklıktan taviz verilmemesi.St Moritz deyseniz akşam yemeğinde ne giyeceğinize karar vermek için kayak yaparken harcadığınızdan daha fazla enerji harcamanız gerekiyor.Neyseki yanınıza uygun ve şık kıyafetler almayı unutmuşsanız bile sorun yok tek yapmanız gereken en az St Moritz kadar ünlü olan Palas otelin bulunduğu yoldan sola dönmekl.İşte,ünlü butik Pucci nin önündesiniz.Sağa önerseniz Loro Piana; yolun daha yukarısında ise Dolce & Gabbana,Cartier ve Hermes sizi bekliyor.Alışveriş yapmak için kilometrelerce yürümeye gerek yok,çünki her köşe başında dünyaca ünlü markaların satıldığı dükkanları bulmak mümkün.Aslına bakacak olursanız,burada sadece butikler değil her şey lüx.Çünki St Moritz zarafetin
ayrıcalık değil hala kural olarak hüküm sürdüğü nadir yerlerden biri.Ünlü Glattfelder cafe nin kapısındaki tabelada ‘kahve,çay,havyar ‘ yazıyor.Böyle bir tabelayı başka hangi kayak merkezinde görebilirsiniz?
St Moritz 80 li yılların sonuna doğru tanınmaya başladı.1930 yılında kurulan ve dışarıdan katılımcı kabul etmemesi ile ün salan özel Corviglia Club özel olmaktan çıkıp ünlü pembe şalesinin kapılarını dünyanın dört bir yanından gelen kayakçılara açınca,St Moritz in gördüğü ilgi birden arttı.Club un üyeleri arasında Avrupa sosyetesi,flim yıldızları,kraliyet mensupları ve zengin iş adamlarından oluşan sayısız kalburüstü insan yer alıyor.Kış sezonunu canlandırmak için atılan bir sonraki adımCorviglia Club ile iki Milan klubu arasında bir yarış gerçekleştirmek oldu.Bu başarılı girişimin sahibi ise yıllar öncesi selefi tarafından başlatılan yarışma geleneğini sürdürmekle isabetli bir karar veren Club başkanı Prens Agusto Ruffo Di Calabria.
Aslında sportif aktivitelerin ve şatafatlı partilerin başlangıç noktası Corviglia Club ın girişimleri değil. St Moritz her iki bakımdanda ilgi görmeye 1896 yılında Palas otelin açılması ile başladı denilebilir.Bad Rott ailesinin sahip olduğu Palas Otel şu anda Rosewood Hotel & Resort tarafından işletiliyor.Geçmişten bu gune kadar pek çok efsanevi ismin ikinci evi olan otelin 1920 li yıllardaki daimi müşterilerinden biri Charle Chaplin di.Marlene Dietrich ve Coco Chanel ziyaretleri ise 30 lu yıllara damgasını vurdu.50 li ve 60 lı yıllar ise Palas otelin altın çağı idi.Cole Porter; Grace Kelly; Audrey Hepburn; Erol Flynn; Brigitte Bardot;Tina ve Aristotle Onassis,St Moritz in daimi misafirlerindendi.Bugünse lobiye indiğinizde Prens Edward; Prenses Caroline;Claudia Schiffer gibi ünlülere rastlamak mümkün.Basit bir sayfiye merkezi olarak kurulan St Moritz şifalı suları sayesinde eski Roma döneminden Orta çağa kadar sayısız insanın uğrak noktası oldu.Bundan yaklaşık 3000 yıl önce Kelpler tarafından keşfedildiği söylenen kayak sularının bir çok hastalığı tedavi ettiğine inanılıyor.Bugunkü St Moritz i sadece yazları ziyaret edilen bir tatil merkezi olmaktan kurtaran kişi Johannes Badrutt oldu.12 yatak kapasiteli bir pansiyon olan Pension Falleri 1856 yılında çok düşük bir ücret karşılığında satın alan Badrutt burayı bugunun şan ve şöhret sahibi Kulm Oteline dönüştürdü.Bunadan sonraki ikinci adımı İngiltereden gelen konuklarını tıpkı yaz gibi kış aylarındada buraların görülmeye değer olduğunu ikna etmek için bir iddaya girmek oldu ve eğer güneş 40 gün boyunca parlamaya devam etmezse seyahat masraflarını karşılayacağına söz verdi.Sizinde tahmin edeceğiniz gibi iddaayı kazandı ve St Moritz uluslar arası üne sahip bir kayak merkezi haline geldi.''alıntı''
25 Kasım 2008 Salı
Paladöken Kayak
Paladöken Kayak Merkezi Şehrin güneyinde ün bin yüz seksen beş metre yükseliğindeki palandöken dağları kış turizmi için yapılan ciddi ve kapsamlı bir projeyle Kış sporları merkezi haline dönüştürülmüştür.Burada günde otuz iki bin kişinin kayak yapabileceği uluslararası yarışmalar,hatta kış olimpiyatlarının düzenlenebileceği altı bin kişinin istihdam edilebileceği öngörülmektedir.
Erzurum Kalesi kente yetmiş dokuz kilometre uzaklıktaki Horasan Pasinler Erzurum tarihi ipek yolu üzerindedir.İlk inşa tarihi kesin olarak bilinmeyen kalenin İsadan sonra beşinci asrın ilk yarısında Bizanslılar tarafından tahmin edilmektedir.
Üç kümbetler den sekiz köşeli plan üzerine oturtulmuş olanının Saltuklu Devletinin kurucusu Emir Saltuka ait olduğu sanılmaktadır.Kümbetlerin onüçüncü yüzyılın sonu ve ondördüncü yüzyılın başına ait oldukları kabul edilmektedir.Tamamen kesme taştan yapılmışlardır.Değişik planları,kullanılan malzeme ve süslemeleri açısından farklı özellikler arzetmektedir.
Çifte minareli medrese onüçüncü asrın sonlarında İhlanlılar yapmıştır.Anadolu Selçuklu mimari geleneğinde yapılmıştır.Açık avlulu ,iki katlı ve iki minareli bu eğitim kurumu Anadolunun en büyük medresesidir.
Yakutiye medresesi Hoca Celaleddin Yakut tarafından İsadan sonra bin üç yüz onda inşa edilmiştir.İlhanlı döneminden günümüze kalan nadir eserlerden birisidir.Günümüzde İslam Eserleri Müzesi olarak kullanılmaktadır.
Rüstem Paşa Bedesteni Ka. Su. Süleymanın Sadrazamı ve damadı Rüstem Paşa tarafından yaptırılmıştır.Osmanlı mimarisinin özelliklerini taşıyan iki katlı bina halen çarşı olarak kullanılmaktadır.Çarşıda çoğunlukla oltu taşı satıcıları faaliyet göstermektedirler.
Tortum Çağlayanı il merkezine yüz yirmi kilometre mesafededir.Tortum gölünün sol kısmında Tortum Çayının kırk sekiz metre yüksekten düşmesiyle meydana gelen şelalenin vadideki bir dağın heyelan sonucu çayın önünü kapatmasıyla oluştuğu söylenmektedir.Baharda suyun bol olduğu mevsimde eşsiz manzarası ve heybetiyle seyrine doyum olmamaktadır.
Oltu taşı işçiliği ile çok meşhurdur.Oltu taşından yapılan tespihler ,ağızlıklar ,bilezik ,gerdanlık ,broş ,küpe ,saç tokası yöreden alınabilecek özgün hediyelik eşyalardır.
Erzurum ilçeleri Aşkale Hınıs Ilıca Çat Horasan İspir Karayazı Karaçoban Narman Olur Köprüköy Oltu Pazaryolu Pasinler Tekman Uzundere Şenkaya Uzundere .
Doğu Anadolu Bölgesinin en büyük kenti olan şehrin İsadan evvel dört bin dokuz yüz senelerinde kurulduğu tahmin edilmektedir.Kuzeyden Artvin ve Rize,batıdan gümüşhane ve Erzincan ,Doğudan Ağrı ve Kars,Güneyden bingöl ve Muş ile çevrildir.
Bursa - Uludağ
Bursa nın
36 km. güneyinde yer alan Uludağ, ülkenin en gözde kış sporları
merkezidir. Flora ve faunasının zenginliği ile 1961 yılında Milli Park
ilan edilen Uludağ, sadece kış turizmine değil, yaz aylarında
kampçılık, trekking ve günübirlik piknik etkinliklerine de olanak
sağlamaktadır. Antik dönemde Olympos Misios adıyla tanınan Uludağ,
tanrıların Troya Savaşını izlediği yer olarak mitolojideki yerini
almıştır.
Uludağ Kayak Merkezi I. ve II. Gelişim Bölgeleri
olmak üzere iki ayrı bölgeden oluşmaktadır. I. Gelişim Bölgesi
yatırımlarını tamamlamış durumdadır. 1986 tarihinde turizm merkezi ilan
II. Gelişim Bölgesinde 3300 yatak kapasiteli 11 adet turistik tesis
parseli düzenlenmiş olup 3300 yatak kapasiteli 11 adet parsel
yatırımcıya tahsis edilmiştir.
Uludağ kayak merkezi Alp ve Kuzey disiplini ile "Tur
kayağı" ve "Helikopterli kayak" uygulamaları bakımından uygun coğrafya
şartlarına sahiptir. Kayak dışında snow board, big foot, buz pateni,
kar motosikleti aktiviteleri bulunabilir.
Ulaşım: Uludağ Milli parkına hem karayolu ile
hem de teleferik ile ulaşım sağlanabilmektedir. Kayak Merkezi Bursa ya
karayolu ile 40, havaalanına 60 dakikadır.
Uludağ yolu şehir merkezinden Milli Parkın girişine
kadar 22 km., Milli Park Oteller Bölgesi arası 12 km.dir. Özel araç ile
gidiliyorsa Bursa dan en uygun Çekirge yolundan çıkılabilir. Kış
aylarında arabada da zincir, takoz ve çekme halatı bulundurulmalıdır.
Yol üzerinde zincir alınacak ya da kiralanacak yerler bulunmaktadır.
Özellikle kış aylarında günün her saatinde Bursa
kent merkezinden (Tophane semti) minibüs bulunabilir. Kayak merkezine
çıkmak ortalama 1.5 saat sürmektedir.
Uludağ a
teleferikle çıkılabilir. Bursa Kadı Yayla (1235 m) arasında iki, Kadı
Yayla Sarı Alan (1621 m.) arasında iki, toplam dört hat vardır. Her
hatta 30 kişi taşıyan bir kabin çalışır. Ancak kayak takımlarını
teleferikle taşımak yasaktır. Teleferik Bursa nın Teleferik semtinden
20 dakikada bir kalkar. Teleferik önce Kadı Yaylaya çıkar. Orada kabin
değiştirip, Sarı Alana çıkan kabine binilir. Yolculuk yaklaşık 25
dakika sürmektedir. Buradan Oteller Bölgesine ulaşmak için minibüs
bulunmaktadır. Sarı Alanla Oteller Bölgesinin arası 7 km.dir. Yazın
ayrıca Sarı Alandan Çoban Kayaya (1750 m) telesiyejle gidilebilir.
Coğrafya: 2543 metreye ulaşan doruğu (Kara
Tepe) ile Batı Anadolu nun en yüksek dağıdır. Çevre, orman örtüleri ile
kaplıdır. Uludağ yöresi yarı ılıman iklim kuşağı üzerindedir. Hakim
rüzgar yönü güneybatı-güney yönlerindedir.
Kayak alanı 1750-2543 m. yükseklik arasındadır.
Kayak için uygun zaman 20 Aralık-20 Mart tarihleri arasındaki dönemdir.
Normal kış koşullarında üç metre dolayında kar yağışı alan yöre, mevsim
başında toz kar, sonunda ise ıslak kar niteliği gösterir.
Konaklama ve Diğer Hizmetler: On
ikisi kamu kuruluşuna, 15 i özel sektöre ait toplam 27 konaklama
tesisinde 3000 in üzerinde yatak kapasitesi bulunmaktadır. Alışveriş
merkezleri, yeme-içme-eğlence yerleri, sağlık ocağı hizmet vermektedir.
Kayak malzeme satış ve kiralık yerler ile kayak hocaları bulunabilir.
Mekanik Tesisler ve Pistler: Oteller
bölgesinde 8 telesiyej, 7 telesiki olmak üzere 15 mekanik tesiste
11.000 kişi/saat kapasite mevcuttur. 13 farklı pist vardır.
Kayak, insanlık tarihi kadar eski...
İnsanlık tarihi kadar eski bir spor dalı olan kayak, insanoğlunun doğa ile yapmış olduğu yaşam savaşı sonucu ortaya çıktı. Tarih öncesi çağlarda insanların kışın karda batmamak amacıyla, ayaklarına bağlamış oldukları çeşitli şekillerdeki ağaç parçaları, kayağın en ilkel şeklini temsil ediyor. Tarihçesi 5 bin yıl öncesine ait ilk kayaklar, dişbudak, betula ve çam ağaçlarından yapılmış olup, bunların kayganlığını artırmak için çam ağacından yapılanların tabanları katranla, betuladan yapılan kayaklarda deriyle kaplanmıştır. Kayağın ilk ortaya çıktığı ve kullanıldığı bölgeler, Sibirya, Moğolistan ve Altaylar. Kayak daha sonra, Kuzey Amerika, Balkanlar, Anadolu ve Kuzeybatı yönünde İskandinavya ile İzlanda'ya doğru yayılır. 1921 yılında İsveç'te bulunan çam ağacından yapılmış ilkel kayağın (Hoting Ski) 4 bin 500 yaşında olduğu saptandı. Kazılar sonucu çıkartılan kayaklar üç tiptedir. Güney tipi kayaklar; topuklardan bağlanan, uzun ve uçları yukarı doğru kıvrık kayakların Urallar, Orta Avrupa ve Güney Norveç'te kullanıldıkları anlaşılmıştır. Altları hayvan derisiyle kaplanan kısa ve geniş şekildeki kuzey tipi artik kayaklar, günümüzde Sibirya'da kullanılan kayaklara benzemektedir. Nordik tipi kayakların ise ilk kez Japonya'da kullanıldığı anlaşılmıştır. Bu kayakların, altları oluklu olup, iki kayak birbirine eşit değildir. Spordan önce askeri amaçla kullanıldı İlk defa bir ulaşım aracı olarak Norveç, İsveç, Finlandiya ve bazı Doğu Avrupa ülkelerinde kullanılan kayak, 15. yy.dan itibaren İsveç, Norveç, Polonya, ve Rusya tarafından askeri amaçlarla kullanıldı. Zaman içinde gelişerek bir spor aracı olarak benimsenmesi sonucunda, 1866'da Cristina'da ilk kez kayak yarışmaları düzenlenirken, bu karşılaşmaya gösterilen büyük ilgi üzerine, 1879'da Oslo'da daha büyük bir organizasyon gerçekleştirilerek kayakla atlama yarışmaları yapıldı. 1880'li yıllarda Norveçli Fridtjof Nansen'in 6 kirkeşilik ekibiyle Grönland'ın kuzey ucunu kayakla geçip, daha sonra "Grönland'da Kayakla Gezi" kitabını yayımlaması, kayağa gösterilen ilginin daha da artmasına neden oldu. 1896'da Mathias Zdarsky, Alp Tekniği'nin temellerini oluşturan yeni teknikler bularak kayakta büyük bir devrim gerçekleştirdi. Dünyadaki ilk kayak kulübü 1877'de, Fridtjof Nansen'in girişimleriyle Norveç'te "Ski Club de Cristina" adıyla kurulup, bunu 1890'da Almanya, 1894'te Avusturya, 1901'de Fransa ve 1903'te İngiltere'de kurulan kayak kulüpleri izlendi. 1924'te merkezi Bern'de olan Uluslararası Kayak Federasyonu (Federation International de Ski) FIS'in kurulmasıyla birlikte kayak, aynı yıl kış olimpiyatları programına dahil edildi. FIS'in ilk kez 1925'te düzenlediği "Alp Disiplini" ile 1931'de düzenlediği "Alp Disiplini" yarışları günümüzde her dört yılda bir, ayrı yerlerde ve birbirinden bağımsız olarak yapılmakta. Kayağın gelişmesi için adımlar atılıyor...Eski Türkler ve Osmanlılar, zorlu doğa koşullarına karşı koyabilmek amacıyla "İvik" adını verdikleri ve bir anlamda kayak görevi gören ayakkabılar giyiyorlardı. Kayak sporu Türkiye'de hiçbir gelişme gösteremedi ve zamanla unutuldu. Modern anlamda kayağın tanınması ise Silahlı Kuvvetler'in 1915'te askeri amaçla kurmuş olduğu kayak birlikleri aracılığıyla gerçekleşti. Aynı yıl Erzurum Kerim Hitli Tabyası'nda açılan kayak kursunda Avusturya'dan getirilen Alberth Bilstein önderliğinde, orduda kayağa başlandı ve Arif Hikmet Koyunoğlu, Cemal Dursunoğlu, Kemal Hasip gibi ilk kayakçılar yetişti. 1917 yılında ise Erzincan'da dört bölükten oluşan kayak taburu kuruldu. Aynı dönemde ilk kayak okulu da Hikmet Koyunoğlu tarafından Suşehri'nde açıldı. 1933 yılında Galatasaray Lisesi öğretmenlerinin Uludağ'a çıkarak kayak yapmaları ile bu spor yeniden canlandı. 1933-1934'te Bursa Halkevi'nin Uludağ'da, Ankara Halkevi'nin Elmadağ'da, Erzurum Halkevi'nin Palandöken'de düzenledikleri kayak faaliyetleri önemli adımlar oldu. 1935'ten bu yana...
Popüler Yayınlar
-
Sistit, genellikle bir enfeksiyon sonucunda idrar kesesi (mesane)nin iltihaplanmasıdır .Prof.Dr.İbrahim Saraçoğlu Sistit için en faydalı ot...
-
Badminton , açık havanın olumsuz etkilerini önlemek amacıyla genellikle kapalı alanlarda oynanır. Kort 13.40 m uzunluğundadır. Genişlik tekl...
-
Bazı kimseler beden yapıları açısından veya bazı psikolojik ve sosyal sebeplerle şehvet arzularının azalmasını isteyebilirler. Dinimiz...
-
Kına Kleopatra zamanından bu yana saç boyamakta başarıyla kullanılagelmiştir. Her ne kadar zamanımızda kimyasal boyalar moda olmuşsa da, bir...
-
SEZARYEN Eskiden sonuçları anne için tehlikelerle dolu olduğundan çok ender başvurulan sezaryen, günümüzde ameliyat ye uyuşturma teknikler...
-
2009 yazının en moda saçları nasıl olacak? 2009 yazında dağınık topuzları, örgülü saçları, uzun kakülleri, dalgaları ve bukleleri göreceğiz....
-
Rektal kanama genelde tuvalet kağında veya dışkıda parlak kırmızı renginde kan ile kendini belli eder. Büyük abdestinizdeki koyu kırmızı re...
-
uzunluk: minimum 90 maksimum 120 m genişlik : minimum 45 maksimum 90 m uluslarası maçlarda, uzunluk: minimum 45 maksimum 90 m genişlik : m...
-
Böbrek taşını harekete geçiren kimyasal güç avakado yaprağında bulunan "Methhychavicol" dur. Avakado yaprağını kaynatarak elde ede...
-
Teninize uygun parfüm olduğu gibi burcunuza görede parfümünüz olduğunu biliyormusunuz...İşte burcunuza uygun parfümler SU GRUBU (Yengeç,Bal...
Uyarı
Genel Kişisel Web
