spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ocak 2010 Pazartesi

Dağcılık Sitilleri

Alpin Stil

Hafifliğin ve hızın ön plana çıktığı ve aynı zamanda teknik tırmanış içeren dağcılık sporunun esas ruhunu temsil eden tırmanış sitilidir. Ana ve ara kamp yoktur. Hızlı ve hafif olmak için tek kamp noktasından hareket edilir. 'Temiz tırmanış' diye tabir edilen ve tırmanış sonrası rotayı değiştirmeyen 'doğal' yöntemler kullanılır.
Yapay yöntemlerden tamamen uzak olan bu tırmanış stilinde tırmanıcılar bütün zorluklar ve risklerle kendi başlarına başa çıkarlar. Temelindeki bu yöntemlerden dolay'macera ruhu' ile beslenir

Trekking ve hiking

Türkçede Dağ veya doğa yürüyüşü olarak kullanılmasına karşılık dağ ve doğa yürüyüşünün tam karşılığı HIKING dir. Günü birlik olarak yapılır ve kamplı konaklama içermez. Eğer bu aktivite kamplı olacaksa adı Trekking olur.
Ekspedition

BGC. Uzun zaman gerektiren ve tırmaılan yükseklik bakımından vicudun klimaya uyum sağlayabilmesine olanak sağlamak amacı ile bol miktarda iniş çıkış içeren Yüksek İrtifa Tırmanışı'nın ingilizce adıdır. Tırmanıcılar zirveye çıkana kadar kendi kamp yüklerini bir üst kampa taşırlarken birden fazla gitgel yaptıkları faaliyettir.
Ferrata
Kayaya sabitlenmiş metal merdivenleri kullanarak tırmanma stilidir

Sportif tırmanış (Sport climbing)

Genellikle kaya üzerinde ya da yapay duvarlarda kullanılan tırmanma stilidir. Kendi içinde üç ana kısma ayrılır.
1-Kaya Tırmanışı

Önceleri dağcılığın bir kolu olarak tanınan kaya tırmanışı, uzun süredir rüştünü ispatlamış, bağımsız bir spor dalı. Bu spora, doğayla baş başa, fit ve sağlıklı kalmak, biraz da adrenalini damarlarında hissetmek için başlayanlara gore, tırmanmanın kısa süre sonra bir tutku halini alır.

Doğayla iç içe olmaktan, trekking gibi sporlardan hoşlanıyorsanız kendinizi biraz zorlamak için kaya tırmanışı iyi bir seçenek olabilir. Her ne kadar ekstrem bir spor olarak kabul edilse de gözünüz korkmasın. Kaya tırmanışı, heyecan duygusunun veriyor, stratejik karar verme yeteneğinizi geliştiriyor. Denge, estetik, esneklik ve gücü bir araya getiren bu sporda doğaya rağmen değil, ona uyum sağlayarak ilerleniyor. Fiziksel güç ve zekayı aynı anda kullanmak gerekiyor. Bir nevi insan kendi kendine meydan okuyor! Kaya tırmanışında, kol ve bacak kasları başta olmak üzere, vücudun hemen hemen bütün kasları çalışıyor. Kayaya yaklaşılan pozisyonlar ise karın kaslarına fayda sağlıyor. Doğa ile iç içe olmak ve temiz hava, tabii ki beden ve ruh sağlığımızı olumlu yönde etkiliyor. Kaya tırmanışı, sportif tırmanış(spor tırmanış) ve geleneksel tırmanış olarak ikiye ayrılıyor. Yeni başlayanlara sportif tırmanış tavsiye edilir.

Yıllardır kaya tırmanışı yapan, Wolftrack Doğa Sporları Merkezi eğitmeni Reşat Nuri Ülger, bu sporun kişinin özgüvenini geliştirmede faydası olduğunu söylüyor. Bir başka kaya tırmanıcısı Tuğba Belkayalı ise, kendini daha özgür hissettiği ve stres attığı için bu sporu yaptığını anlatıyor. Belkayalı'ya göre içinde az da olsa tehlikeyi barındırması bu sporu onun için daha zevkli hale getiriyor.

Geleneksel tırmanış daha onceden konulmus boltlar olmadan sadece yaninizdaki malzemeleri kullanarak tırmanma şeklidir.

Sportif tırmanış önceden yerleştirilmiş boltları takip ederek, üstüne ekspres yerleştirerek rota üzerinden tırmanma şeklidir. Geleneksel tırmanışa göre daha kolay ve daha güvenlidir.

2-Uzun duvar tırmanışı

Kaya tırmanma tekniklerini ve emniyet malzemelerini kullanarak bir ip boyundan daha yüksek olan kaya üzerinde yapılan tırmanış şeklidir.

3-Yapay duvar tırmanışı

Genellikle kapalı alanlarda (bazen açık havada) kimyasal malzemeler kullanılarak yapılan sabit veya ayarlanabilen duvar sistemlerine (genellikle yarışmalara yönelik olarak yapılmış farklı boyutlarda duvarlara) tırmanma etkinliğidir. Yapay duvarlar, farklı biçimlerde ve aralıklarda basamak ve tutamakları içerir.

Yapay duvar tırmanışlarında, duvara dagcılıkta kullanılan teknik malzemelerin yerleştirilmediği "top rope" (üstten emniyetli ip) tekniği de kullanılmaktadır.

25 Kasım 2008 Salı

Kayak, insanlık tarihi kadar eski...



İnsanlık tarihi kadar eski bir spor dalı olan kayak, insanoğlunun doğa ile yapmış olduğu yaşam savaşı sonucu ortaya çıktı. Tarih öncesi çağlarda insanların kışın karda batmamak amacıyla, ayaklarına bağlamış oldukları çeşitli şekillerdeki ağaç parçaları, kayağın en ilkel şeklini temsil ediyor. Tarihçesi 5 bin yıl öncesine ait ilk kayaklar, dişbudak, betula ve çam ağaçlarından yapılmış olup, bunların kayganlığını artırmak için çam ağacından yapılanların tabanları katranla, betuladan yapılan kayaklarda deriyle kaplanmıştır. Kayağın ilk ortaya çıktığı ve kullanıldığı bölgeler, Sibirya, Moğolistan ve Altaylar. Kayak daha sonra, Kuzey Amerika, Balkanlar, Anadolu ve Kuzeybatı yönünde İskandinavya ile İzlanda'ya doğru yayılır. 1921 yılında İsveç'te bulunan çam ağacından yapılmış ilkel kayağın (Hoting Ski) 4 bin 500 yaşında olduğu saptandı. Kazılar sonucu çıkartılan kayaklar üç tiptedir. Güney tipi kayaklar; topuklardan bağlanan, uzun ve uçları yukarı doğru kıvrık kayakların Urallar, Orta Avrupa ve Güney Norveç'te kullanıldıkları anlaşılmıştır. Altları hayvan derisiyle kaplanan kısa ve geniş şekildeki kuzey tipi artik kayaklar, günümüzde Sibirya'da kullanılan kayaklara benzemektedir. Nordik tipi kayakların ise ilk kez Japonya'da kullanıldığı anlaşılmıştır. Bu kayakların, altları oluklu olup, iki kayak birbirine eşit değildir. Spordan önce askeri amaçla kullanıldı İlk defa bir ulaşım aracı olarak Norveç, İsveç, Finlandiya ve bazı Doğu Avrupa ülkelerinde kullanılan kayak, 15. yy.dan itibaren İsveç, Norveç, Polonya, ve Rusya tarafından askeri amaçlarla kullanıldı. Zaman içinde gelişerek bir spor aracı olarak benimsenmesi sonucunda, 1866'da Cristina'da ilk kez kayak yarışmaları düzenlenirken, bu karşılaşmaya gösterilen büyük ilgi üzerine, 1879'da Oslo'da daha büyük bir organizasyon gerçekleştirilerek kayakla atlama yarışmaları yapıldı. 1880'li yıllarda Norveçli Fridtjof Nansen'in 6 kirkeşilik ekibiyle Grönland'ın kuzey ucunu kayakla geçip, daha sonra "Grönland'da Kayakla Gezi" kitabını yayımlaması, kayağa gösterilen ilginin daha da artmasına neden oldu. 1896'da Mathias Zdarsky, Alp Tekniği'nin temellerini oluşturan yeni teknikler bularak kayakta büyük bir devrim gerçekleştirdi. Dünyadaki ilk kayak kulübü 1877'de, Fridtjof Nansen'in girişimleriyle Norveç'te "Ski Club de Cristina" adıyla kurulup, bunu 1890'da Almanya, 1894'te Avusturya, 1901'de Fransa ve 1903'te İngiltere'de kurulan kayak kulüpleri izlendi. 1924'te merkezi Bern'de olan Uluslararası Kayak Federasyonu (Federation International de Ski) FIS'in kurulmasıyla birlikte kayak, aynı yıl kış olimpiyatları programına dahil edildi. FIS'in ilk kez 1925'te düzenlediği "Alp Disiplini" ile 1931'de düzenlediği "Alp Disiplini" yarışları günümüzde her dört yılda bir, ayrı yerlerde ve birbirinden bağımsız olarak yapılmakta. Kayağın gelişmesi için adımlar atılıyor...Eski Türkler ve Osmanlılar, zorlu doğa koşullarına karşı koyabilmek amacıyla "İvik" adını verdikleri ve bir anlamda kayak görevi gören ayakkabılar giyiyorlardı. Kayak sporu Türkiye'de hiçbir gelişme gösteremedi ve zamanla unutuldu. Modern anlamda kayağın tanınması ise Silahlı Kuvvetler'in 1915'te askeri amaçla kurmuş olduğu kayak birlikleri aracılığıyla gerçekleşti. Aynı yıl Erzurum Kerim Hitli Tabyası'nda açılan kayak kursunda Avusturya'dan getirilen Alberth Bilstein önderliğinde, orduda kayağa başlandı ve Arif Hikmet Koyunoğlu, Cemal Dursunoğlu, Kemal Hasip gibi ilk kayakçılar yetişti. 1917 yılında ise Erzincan'da dört bölükten oluşan kayak taburu kuruldu. Aynı dönemde ilk kayak okulu da Hikmet Koyunoğlu tarafından Suşehri'nde açıldı. 1933 yılında Galatasaray Lisesi öğretmenlerinin Uludağ'a çıkarak kayak yapmaları ile bu spor yeniden canlandı. 1933-1934'te Bursa Halkevi'nin Uludağ'da, Ankara Halkevi'nin Elmadağ'da, Erzurum Halkevi'nin Palandöken'de düzenledikleri kayak faaliyetleri önemli adımlar oldu. 1935'ten bu yana...

Popüler Yayınlar

Related Posts with Thumbnails
Pasta Tarifleri

Uyarı

Bu site yayınlanan sağlık ile ilgili bilgiler , ziyaretçilerini bilgilendirmek amacıyla yayınlanmaktadır. Burada yayınlanan yazıların tamamı bilgilendirme amaçlı olup, hiçbir şekilde hekim muayenesi ve konsültasyonunun yerine konulmamalı, hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Sağlığınızla ilgili acil durumlarda, bekleme süresi sağlığınızı olumsuz yönde etkileyebileceği için, zaman geçirmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmanızı öneririz.
Genel Kişisel Web