Prof.Dr.Osman müftüoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Prof.Dr.Osman müftüoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Aralık 2008 Çarşamba

Haftasonu diyeti bozmamak için ne yapmalı ?

Hafta sonu kilo vermek yerine verdiklerimi de geri alıyorum diyorsanız...
Hafta sonlarında diyetim çok bozuluyor, bu nedenle her pazartesi kilo almış bir şekilde diyete yeniden başlıyorum. Bunu önlemek için ne yapabilirim?
Diyetiniz hafta sonu keyfine kurban gitmesin
Pazartesinden cumaya kadar belirli bir tempo içinde çalışıp, yorulmuş bir şekilde hafta sonuna giriyoruz. Hafta sonunu daha da keyifli hale getirmek için beslenme alışkanlıklarınızda ufak tefek (!) değişiklikler yapmak kaçınılmaz. Ancak diyet yaparken hafta sonu keyfinizi kaçırmaya hiç gerek yok.
* Yüzde 80 / Yüzde 20 kuralı:
Bu kurala göre kalori alımınızda yapacağınız ufak artışları mutlaka egzersiz yaparak dengelemeye çalışın. Bir kadeh şarap veya bir ince dilim kek sizi mutlu eden kalorileri barındırıyorsa, bu tercihinizin ardından 30 dakikalık fiziksel bir aktiviteyi mutlaka uygulayın. Diğer günlerdeki beslenme alışkanlıklarınızı yüzde 80 oranında devam ettirip, diyetinizde olmayan bir yiyeceğe yüzde 20 oranında izin vermek size iyi gelecektir.
* Geç kahvaltı: Güne geç başlamış olabilirsiniz. Kahvaltınızı çeşitlendirip (1 dilim daha fazla ekmek, 1 adet yumurta, 1 tatlı kaşığı reçel gibi) ara öğünlerinizi atlamadan akşam yemeğine geçebilirsiniz.
Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU

8 Ekim 2008 Çarşamba

ÖMÜR BOYU ZAYIF KALMANIN PÜF NOKTALARI

Bildiğiniz tüm diyet recetelerini çöpe atın. Bu formülde hayat boyu ince kalmanın püf noktaları var.
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu bilinen tüm diyet reçetelerini çöpe atıyor. Ünlü diyetisyen, "Total yaşam, total diyet" kavramı ile herkesi tanıştırmaya hazırlanıyor. Total diyet, hayat tarzı demek.
Bu kilo verme yöntemi için düzenli uyku ve stresten uzak durmak şart. Tek besin diyetleri de kural dışı...
10 ALTIN KURAL
Hangi diyeti yaparsanız yapın, 10 altın kuralı dikkatli uygulayın. İşte kurallar;
1-Doğru ve akılcı alışveriş yapın. Düşük kalorili, düşük glisemik indeksli olan besinlere öncelik verin. Daha çok meyve ve sebze tüketin.
2-Aldığınız şeyleri yarı yarıya azaltın. Alışverişte daha küçük sepet kullanın. Açken değil, tokken alışveriş yapın. Marketlerde fazla kalmayın. Tüm reyonara uğrayın.
3-En az iki hafta besinlerinize yağ eklememeye çalışın.
4-Fast-food basinleri kesinlikle kendinize yasaklayın.
5-Bardağınız sürekli suyla dolu olsun. Her zaman yudum yudum su için.
6-Bahane bulmayı bırakın. Programınıza tam olarak uyum sağlayın.
7-Değişiklikler deneyin: Yeni tatlar, yeni baharat çeşitleri... Sıkıcı diyetler, tekdüze beslenme sizi sabote eder.
8-Kalp atışlarınızı hızlandırın. Biraz daha çok ve hızlı yürüyün.
9-Porsiyonlarınıza dikkat edin. Daha küçük porsiyonlar alın, daha yavaş yiyin.
10-Asla mutfakta durmayın
>>>PROF.DR.OSMAN MÜFTÜOĞLUNDAN SAĞLIKLI YAŞAM SIRLARI<<<

22 Temmuz 2008 Salı

GÜNEŞ KREMLERİNDE GİZLİ TEHLİKE

Yaz mevsimi geldi ve denizde kullanılan deniz kremlerininde kullanımı arttı.Fakat uzamanların bu konuda uyarıları var. Yazla birlikte çok sık kullanılmaya başlayan kremlerin, içindeki bazı maddelerin toksit olabileceğine dair bütün ülkelerden uyarılar geliyor.
Konuyla ilgili Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, güneş kremlerinde bulunan çinko oksit ve dioksinisimli maddelerin, kansere yol açabildiğini, ve güneş kremi alırken içeriğine çok dikkat edilmesi gerektiğini belirterek şöyle dedi:
"Güneş kremleriyle ilgili çok ciddi çalışmalar yapılıyor. Amerika'da içinde dioksin olan ürünlerin tüketimi konusunda ciddi uyarılar yayınlandı. Güneş kremi alırken içinde çinko oksit ve dioksin bulunmamasına dikkat edilmeli. Ürünü alırken mutlaka içeriğini kontrol edin.
GÜNEŞ KANSERDEN KORUYOR
Güneşe doğru zamanda çıkıp, doğru şekilde güneşlenildiğinde güneşin kanserden koruduğu kanıtlanmıştır. Özellikle pankreas kanserine karşı etkili olan güneş, D vitamini sağladığı için kanserde müthiş etkili olduğu ortaya çıktı. Ayrıca D vitamininin vitamin olmak dışında vücudun gereksinimi sağlamakta ve kanserde müthiş etkili olmaktadır.

9 Mayıs 2008 Cuma

PROF.DR.OSMAN MÜFTÜOĞLUNDAN SAĞLIKLI YAŞAM SIRLARI

PROF.DR.Osman Müftüoğlundan uzun yaşamın sırları ;
Metabolizmanızı ateşleyinKilonuzu kontrol altında tutamıyorsanız? Kolay kilo alıyorsanız ve aldığınız kilolarla başınız derde giriyorsa,vermekte zorlandığınızı düşünüyorsanız? Eğer yeterince kalori kısıtlaması yaptığınızdan ve gereği kadar aktif bir yaşam sürdürdüğünüzdende eminseniz, metabolizmanızı biraz ateşlemeyi deneyin. İşte size kolay uygulanabilir bazı öneriler:
TİROİDE KONTROL: Tiroid bezinizin normal çalışmaması, kilo almanızı kolaylaştırır. Guatr sorunu olanların önemli bir kısmında tiroid bezi yeterli tiroid hormonu üretemez. Normalden daha az tiroid hormonu vücudun normalden daha az enerji yakmasına neden olur. Tiroid bezinizin iyi çalışıp çalışmadığından emin olmak için tiroid bezi hormonlarınızın ölçülmesi yeterli olacaktır. Eğer tiroid hormonu eksikliğiniz söz konusu ise bu eksiklik deneyimli bir uzman gözetiminde düzeltilebilir.
UZUN YÜRÜYÜŞLER: Yürürken daha uzun mesafeleri amaçlayın. Daha hızlı gitmeyi değil, daha uzun mesafeleri gitmeyi deneyin. Vücudunuzun oksijen eşliğinde yaptığı hareketler (ritmik yürüyüşler, yüzme, golf...) ne kadar uzun sürerse bedeninizin o kadar çok yakıt (yağ depolarınız) harcayacağından emin olabilirsiniz.
HIZLI ADIMLAR: Dolaşmayın, yürüyün! Adımlarınızı biraz sıklaştırırsanız metabolizmanızı daha da hızlandırır, daha çok yağ yakabilirsiniz. Uzun mesafeleri katetmek her zaman iyidir, bu mesafeleri daha hızlı adımlarla katemek daha iyidir. Belirli bir zamanda daha fazla kalori yakmanın kolay bir yolu da yürüyüşünüzü -aerobik karakterini bozmadan- biraz daha hızlandırmaktır.
YEMEK SONRASI YÜRÜYÜŞ: Yemek sonrası kısa yürüyüşleri unutmayın! Yemeği takiben yaptığınız hafif yürüyüşlerde metabolizmanın daha hızlı bir süreçle işlediği, daha çok kalori (enerji), daha çok yakıt tükettiği biliniyor. Yemek sonrası yürüyüşlerin metabolizmayı hızlandırıcı etkisinden yararlanın.
SIK AMA AZ YİYİN: Sık sık ve az az yiyin. Öğün atlamayın. Yavaş ve uzun süre çiğnerek yemeyi deneyin.
BAHARAT KULLANIN: Hayatınızı baharatlandırın: Kırmızı acı biber, turp ve hardal gibi baharatların metabolizmayı hızlandırabileceği düşünülür. Baharatlar vücudunuzu daha bir hızlı bir çarka sokabilir, metabolizma hızınızı yükseltebilir. Ayrıca daha çok baharat kullanmak sizi tuzdan ve krema-mayonezden uzak tutar. Daha az tuz ve krema-mayonez daha kolay kilo kontrolü demektir.
YASAKLI MADDELER: Doktorunuz tarafından reçete edilip önerilmeyen metabolizmanıza etkili hiçbir ilacı (tiroid ekstreleri, amfetamin, sibutramin, efedrin), bitkiyi (Ephedra-Ma-Huang), yağ bağlayıcıyı (Orsilat), minerali (Chromium picolinate) veya maddeyi (kafein) kullanmamaya özen gösterin.Damarlarınız yaşam bağlarınızdırDoğal desteklerden yararlanarak kalp ve damar sağlığınıza önemli katkılar sağlayabilirsiniz. Bu destekleri deneyimli bir uzman desteği alarak, sürekli doktorunuzla işbirliği yaparak kullanırsanız daha iyi sonuç alırsınız.
Unutmayın: Damarlarınız yaşam bağlarınızdır. Onları hep açık tutmaya bakın:
E Vitamini: Günde 200-250 mg E vitamini damar sertliği oluşumunu yavaşlatabilir, kanı inceltir. Eğer kanı sulandırıcı diğer bir ilaç kullanıyorsanız doktorunuzla konuşmalısınız.
C Vitamini: Günde 2 kez 500 mg C vitamini almanız damarlarınızı genç tutar. Aç karna almalısınız. Mide sorunları ve ishal oluşuyorsa azaltabilirsiniz.
Omega-3 Yağ Asitleri: EPA ve DHA en çok önerilenlerdir. Eğer bitkisel destekleri tercih ediyorsanız (vejateryansanız) keten tohumundan, cevizden yararlanabilirsiniz. Kan sulandırıcı ilaçlar kullanıyorsanız Omega-3 destekleri kullanırken doktorunuza danışmalısınız.
Magnezyum: Tavsiye edilen destek miktarı günde 200-400 mg kadardır. Böbrek hastalığınız varsa kullanmamalısınız.
Grape Seed Exract: Üzüm çekirdeğinde bulunan Proanthocyanidinler kalp ve damar dostu güçlü antioksidanlardır. Kaliteli üzüm çekirdeği süzüntülerinde yüzde 90'dan daha fazla proantosiyadin bulunur.
B6-B12-Folik Asit: Düzenli ve dengeli tüketimleri homosistein seviyelerini kontrol altında tutarak kalp ve damarlarınızı korur. B6 vitaminin uzun süre, kontrolsüz kullanımının sinir hasarı yapabileceğini dikkate almalısınız.
Kanser Savaşçısı 10 Besin
BROKOLİ: Kansere karşı koruyucu olduğu belirlenen sulforaphane, beta-karoten ve indole-carbinol ile etkin bir koruma sağlıyor.
DOMATES: İçerdiği ‘‘likopen’’ maddesinin prostat kanserini önleyebildiği, meme ve rahim ağzı kanserleri için koruyucu olduğu belirtiliyor.
ISPANAK: İhtiva ettiği ‘‘gluthation’’ çok güçlü bir antioksidandır.
PORTAKAL: Bir C vitamini ve bioflavinoid deposudur.
SARIMSAK: Aktif ‘‘allicin’’ maddesi ile bağışıklığı güçlendiriyor.
ELMA: Pektin isimli eriyebilir lif ve Elagic Acid en etken maddeler. Kırmızı elmada likopen de var.
SOYA: Soyadaki ‘‘genistein’’ etkili bir kanser koruyucudur.
HAVUÇ: Bol miktarda beta-karoten ve lif ihtiva eder.
ACI-KIRMIZI BİBER: Çok faydalı bir madde ‘‘capsaicinden’’ zengindir.
YEŞİL ÇAY: Koruyucu ve yararlı bir ‘‘bioflavinoid’’ ihtiva ediyor.(Men's Health'den
yararlanılmıştır)
Genç Bir Cilt İçin İpuçları

Sağlıklı ve genç bir cilde sahip olmak istiyorsanız kahvaltınızda 2-3 adet yumurta beyazını deneyin. 2-3 adet haşlanmış yumurtadan hazırlayacağınız yumurta beyazını sadece karabiber ekleyerek ve tuz kullanmadan tüketin. Bu amaçla bazen 3 yumurtanın beyazı ve sadece sebze (domates, yeşil biber, taze mantar) kullanılarak hazırlanmış omleti de deneyebilirsiniz. Bu kahvaltı sizin için yeterince doyurucu değilse, 1 dilim kavun, 5-6 adet çilek veya 8-10 adet kiraz, 1 adet şeftali, 1 adet kivi diğer seçenekleriniz olabilir.

Kaynak:Hürriyet

Popüler Yayınlar

Related Posts with Thumbnails
Pasta Tarifleri

Uyarı

Bu site yayınlanan sağlık ile ilgili bilgiler , ziyaretçilerini bilgilendirmek amacıyla yayınlanmaktadır. Burada yayınlanan yazıların tamamı bilgilendirme amaçlı olup, hiçbir şekilde hekim muayenesi ve konsültasyonunun yerine konulmamalı, hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Sağlığınızla ilgili acil durumlarda, bekleme süresi sağlığınızı olumsuz yönde etkileyebileceği için, zaman geçirmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmanızı öneririz.
Genel Kişisel Web