prof.erkan topuz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
prof.erkan topuz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ağustos 2008 Cumartesi

PROF.DR.ERKAN TOPUZ 'DAN SARIMSAGIN FAYDALARI

Sarımsak hem kansere yakalanmadan koruyan hem de kanser tedavisi sırasında yararlı etkiler gösteren bir besin. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalara göre sarımsak mide, meme, bağırsak, yemek borusu, prostat ve cilt kanserlerinde tümörlerin oluşmasını ve ilerlemesini engelliyor. Sarımsak enfeksiyonlar, kalp damar hastalıkları, yüksek kolesterol ve yüksek tansiyona karşı da yararlıdır. Sarımsağı çiğ olarak sevmiyorsanız yemeklerin içinde pişmiş şekilde tüketin. Ya da kokusuz sarımsak hapı (garlic) kullanın.
Prof.Dr.Erkan Topuz

22 Nisan 2008 Salı

KANSERDEN KORUNMA YÖNTEMLERİ

Kanserde alternatif tedaviye yeşil ışık
Dünya’da her yıl 6 milyon insanın yakalandığı kanser tedavisi en pahalı hastalıklardan biri

Kanserde tek bir hasta başına düşen tedavi maliyeti 500 milyon lira ile 150 milyar lira arasında değişiyor.Bu yüzden tıp dünyası artık çok ucuz olan bitkilerin,vitamin ve minerallerin yer aldığı alternatif tedaviye artık daha fazla önem veriyor.
Kanserde alternatif tedavi Antalya’da yapılan 15. Ulusal Kanser Kongresi’nin en önemli oturumlarından biri oldu. Oturuma katılan bilim adamları kansere karşı 16 bin bitkinin denendiğini bunların yüzde 16’sının kansere karşı etkinliğinin saptandığını açıkladılar.
Günde 4-5 domates yenilmesi öneriliyor
Bilim adamlarına göre kansere karşı etkili olduğu bilinen en önemli sebzelerden biri domates.. Kongrede bir konuşma yapan İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Erkan Topuz, domatesin sağlık için yararlı etkileriyle ilgili şunları söyledi: “Domatesin içinde bulunan likopen ve selenyum genellikle prostat kanserinde, meme kanserinde, kolon kanserinde, mide kanserinde ve bunlar ispat edilmiştir. Bunun dışında sayabileceğimiz pekçok kanserlerde etkisi çok fazladır. Biz hastalarımıza günde 4-5 tane domates yemesini tavsiye ederiz veyahut likopen dışardan hap olarak da alabilir.”
Havuç
Havuç DNA hasarını önlüyor Domates kadar etkili bir başka sebze ise havuç. Içerdiği betakarotenlerle havuç DNA hasarını önleyici bir etkiye sahip. Prof. Dr. Erkan Topuz, “Bu betakarotenler genellikle kırmızı daha çok olan mesela özellikle havuçta ve sayabileceğimiz pekçok bitkide ve sebzede, meyvelerde olan maddelerdir. Betakarotenler DNA hasarına mani olurlar, kansere karşı vücudun direncini artırırlar, immün sistemi uyarırlar” diyor.
Flavonlar
Kanserde etkili olduğu bilinen bir başka bitkisel madde de flavonlar. Bitkilerde aşağı yukarı 4 bine yakın flavon tespit edilmiş. Bunlar içinde en zengin olanlarının kara üzüm olduğuna dikkat çeken Prof. Dr.Erkan Topuz sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu flavonların en zengin olanların içlerinde genellikle kara üzüm, Kara üzümde 150 civarında flavon var, beyaz üzümde 30 civarında.”
Selenyumun yararları
Minarellerden selenium ise prostat kanseri başta olmak üzere birçok kanserden korunmada etkili rol oynuyor. “Yapılan randomize çalışmalarda yüzde 40 oranında prostat kanserini azalttığı gösterilmiştir” diyen Prof. Drd. Erkan Topuz şöyle konuşuyor: “Bunun dışında selenyum vücuttaki özellikle rahim kanserinde, mide kanserinde, ağız, baş boyun kanserlerinde koruyucu olduğu tespit edilmiştir.Ünite olarak da 200 ünite gibi en az miktarda alınması gereken bir, mineraldir.”
C vitamini
Meyve ve sebzelerde en çok bulunan vitaminlerden biri olan C vitamini hem kanserden korunmada hem de yüksek dozlar tercih edilerek kanser tedavisinde başarıyla kullanılıyor. Prof. Dr. Erkan Topuz, C vitaminin yararlarıyla ilgili şunları söylüyor: “C vitamini senelerdir kanseri tedavi etmek amacıyla veya kanserden korunma amacıyla kullanılmıştır. Normal olarak insanların günlük ihtiyacı günde 2 gram civarındadır. Ama yüksek dozda eğer kanseri tedavi edelim diyorsanız 10 grama kadar çıkması tavsiye edilebilir. Çünkü insan vücudu Cvitaminini yapmadığı ve bundan dolayı da dışarıdan alınan C vitaminin kanseri önlediği ve immün sistemi uyardığı gösterilmiştir.”
Omega 3’ün yararları
Özellikle Kuzey denizi balıklarında bol olarak bulunan omega 3 de kanserden koruyucu özelliği saptanmış maddelerden biri. Başta meme kanseri, prostat kanseri ve kalın bağırsak kanseri olmak üzere koruyucu bir etki sağlıyor.Kanserden korunmak için her gün düzenli olarak omega 3 tüketilmesi öneriliyor. Yeterli omega 3 tüketilebilmesi için haftada 3 defa balık yenilmesinin yeterli olduğu belirtiliyor.
KANSERDEN KORUNMA YÖNTEMLERİ
Prof. Dr. Erkan Topuz, kanserden korunmak isteyen kişilere şu önerilerde bulunuyor: Ailesinde özellikle meme ve kalın bağırsak kanseri olan kişiler 20 yaşından evvel kanserden koruyucu sebze, meyveleri, vitamin ve mineralleri tüketirse yüzde 33 ile yüzde 53 arasında korunabilir.
Mide kanserinden diyetle korunma oranı yüzde 60’a çıkıyor. Biz her gün brokoli, karnıbahar kıvırcık salata, beyaz lahana, kabak ve domatesin bol bol tüketilmesini tavsiye ediyoruz. Biliyoruz ki şişmanlık en önemli kanser sebeplerinden bir tanesi. Özellikle kalın bağırsak
kanserlerinde ve meme kanserlerinde şişmanlık bizim için en önemli kötü faktörlerden bir tanesidir. Bu yüzden kırmızı etin kesilmesini, beyaz etin tüketilmesini zeytinyağı ve soya gibi yağlarla beslenilmesini öneriyoruz.
Siyah üzümün bol bol tüketilmesinde yarar var. Çekirdeğini de atmadan tüketilmesini istiyoruz. Kabuğunda ve çekirdeğinde vesibretrol dediğimiz çok özel bir madde vardır, bu doğrudan doğruya kansere karşı vücudu korur.
Yapılan araştırmalar, kekik, çörek otu, keten tohumunun da kanserden korunmada etkili olduğunu gösteriyor.
Bitkisel ilaçların kanserde ilaç tedavisi sırasında kullanılmaması gerekiyor. Bitkilerin yan etkileri olabiliyor ve kanser ilaçlarına karşı direnci artırıyor.
Kanser tedavisi sırasında zencefil bulantı problemine karşı kullanılıyor. Papatyanın ise kanser hastalarının ağzında oluşan aftı önleyici bir etkisi var.
Deve dikeni çiçeği ise karaciğer hastalıklarında yıllardır kullanılıyor. Bugün görüyoruz ki karaciğer kanserlerini tedavi edebiliyor, tümörleri küçültebiliyor.
Isırgan yıllardır kanser tedavisinde kullanılıyor. Ancak kökü yararlı. Amerikada kökü ilaç haline getirildi.
Meyve suyunu ihmal etmeyin
Özellikle ailesinde kanser hastalığı bulunanların düzenli bir hayat tarzı ve beslenme biçimiyle, bu hastalığı önleyebileceğine dikkat çeken İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Erkan Topuz, şu tavsiyelerde bulunuyor:
- Havuç suyu, nar suyu, domates, ev yoğurdu, peynir, kayısı, kara üzüm, brokoli, kırmızı ve beyaz lahana, karnabahar, kıvırcık salata, semizotu, şalgam suyu, acı biber, keten tohumu, çörekotu, muz, ananas, soğan ve özellikle de sarmısak kanserden koruyor.
- Ailesinde özellikle meme ve kalın bağırsak kanseri olan kişiler 20 yaşından önce kanserden koruyucu sebze ve meyveleri, vitamin ve mineralleri tüketirse, yüzde 33 ile yüzde 53 arasında bu hastalıktan korunabiliyor.
- Mide kanserinden diyetle korunma oranı yüzde 60''''a çıkıyor. Bu yüzden her gün brokoli, karnabahar kıvırcık salata, beyaz lahana, kabak ve domates tüketin. Domatesin içinde bulunan likopen ve selenyumun, prostat kanserinde, meme kanserinde, kolon kanserinde ve mide kanserindeki koruyucu etkisi ispatlandı. Biz hastalarımıza günde 4-5 tane domates yemelerini tavsiye ediyoruz. Likopen dışardan hap olarak da alınabiliyor.
- Kansere sebep olan en önemli faktörlerden biri şişmanlık. Özellikle kalın bağırsak ve meme kanserlerinde büyük risk yaratıyor. Bu yüzden kırmızı etin kesilmesi, beyaz , zeytinyağı ve soya gibi yağlarla beslenilmesi şart.
Mineraller sağlık kaynağı
- Omega 3: Özellikle Kuzey Denizi balıklarında bol olarak bulunan Omega 3 de kanserden koruyucu özelliği saptanmış maddelerden biri. Başta meme kanseri, prostat kanseri ve kalın bağırsak kanseri olmak üzere koruyucu bir etki sağlıyor.Kanserden korunmak için her gün düzenli olarak Omega 3 tüketilmesi öneriliyor. Yeterli Omega 3 tüketilebilmesi için haftada 3 defa balık yenilmesinin yeterli olduğu belirtiliyor.
- Selenyum: Selenyum prostat kanseri başta olmak üzere birçok kanserden korunmada etkili rol oynuyor. Yapılan çalışmalarda yüzde 40 oranında prostat kanserini azalttığı gösterilmiştir" Bunun dışında selenyum vücuttaki özellikle rahim kanserinde, mide kanserinde, ağız, baş boyun kanserlerinde koruyucu olduğu tespit edilmiştir.
- C vitamini: Meyve ve sebzelerde en çok bulunan vitaminlerden biri olan C vitamini hem kanserden korunmada hem de yüksek dozlar tercih edilerek kanser tedavisinde başarıyla kullanılıyor. C vitamini senelerdir kanseri tedavi etmek amacıyla veya kanserden korunma amacıyla kullanılmıştır. Normal olarak insanların günlük ihtiyacı günde 2 gram civarındadır. Ama yüksek dozda eğer kanseri tedavi edelim diyorsanız 10 grama kadar çıkması tavsiye edilebilir. Çünkü insan vücudu C vitaminini yapmadığı ve bundan dolayı da dışarıdan alınan C vitaminin kanseri önlediği ve bağışıklık sistemi uyardığı gösterilmiştir.
Havuç DNA hasarını önlüyor. Havuç içerdiği "betakaroten" le, DNA hasarını önleyici bir etkiye sahip. Betakarotenler kansere karşı vücudun direncini artırırlar. Siyah üzümün çekirdeğinde ve kabuğunda "Vesibretrol" adı verilen bir madde var. Bu madde vücudu kansere karşı doğrudan koruyor. Yapılan araştırmalar, kekik, çörekotu, keten tohumunun da kanserden korunmada etkili olduğunu gösteriyor. Kanser tedavisi sırasında zencefil bulantı problemine karşı kullanılıyor. Papatyanın ise kanser hastalarının ağzında oluşan aftı önleyici bir etkisi var. Deve dikeni çiçeği karaciğer kanserlerini tedavi edebiliyor, tümörleri küçültebiliyor. Isırgan yıllardır kanser tedavisinde kullanılıyor. Fakat sadece kökü yararlı. Bitkisel ilâçların ilâç tedavisi sırasında kullanılmaması gerekiyor.

3 Mart 2008 Pazartesi

PROF.ERKAN TOPUZDAN KANSER HAKKINDA BİLGİLER

Prof.Dr.Erkan Topuz un tvde onerdiği kanser dusmanı bitkiler:
MAITAKE :
(MANTARLARIN KRALI)
Mantarın şapkası ve sapından elde edilir.Mantarların kralı veya dans eden mantar olarak adlandırılır.Asya ,Avrupa ve Kuzey Amerika’da ılıman bölge ormanlarında yetişir.Günümüze kadar yapılan araştırmalarda,maitake mantarının özellikle T hücrelerini,makrofajları harekete geçirerek vücudun doğal bağışıklığını öne çıkarabilmektedir.Maitekenin fraksiyonları akciğer,kolon,karaciğer ,prostat,beyin tümörlerinde büyümeyi yavaşlatan bir potansiyel olarak görülüyor.Diabet,kolesterol,hipertansiyaon,immun sistem uyarıcısı olarak ve kilo kaybına karşı kullanımı önerilmektedir.
Kanserden korunmada,kanser tedavisinde destek olarak ve kanser kemoterapisinin yan etkilerini azaltmada kullanılabilir.
Kullanım Önerisi : Günde 2 defa 1’er kapsül, yemeklerden sonra.
SHIITAKE :
‘LENTİNAN İÇERİĞİ SAYESİNDE KANSER DÜŞMANI'
Asyada ormanlarda büyüyen veya kültürde yetişebilen, yemekleri yapılabilen bir mantar türüdür.Mantar içinde bulunan lentinon sayesinde bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek kanser ve AİDS'in yayılımını interferon oluşturarak engellediğinden, kullanımı tavsiye edilir. Shiitakenin içerdiği lentininin kanser tedavisinde yan etkileri azalttığı ileri sürülür.Yüksek kolesterolde, bağışıklık sistem uyarıcısı olarak ve enfeksiyonlarda destek tedavidir. Kanserden korunmada, kanser tedavisinde ve kanser kemoterapisinin yan etkilerini azaltmada beslenme desteği olarak etkili olabilecek bir üründür.Yayımlanan makalelerde özellikle mide kanserinde,kolon kanserinde ve prostat kanserinde lentininin, sağkalım ve bağışıklığa önemli katkıları olduğu gösterilmiştir.
Kullanım Önerisi: Günde 2 defa 1'er kapsül, yemeklerden sonra.
REISHI :
(ÖLÜMSÜZLÜK MANTARI)
Japonya'da Japon Sağlık Bakanlığı'nın kanserin tek bitkisel ilacı olarak kabul ettiği "Tanrının Bitkisi"
Çinde gençlik pınarının, uzun yaşamın kaynağı olarak kabul edilen "Ölümsüzlük Mantarı”
Anti-aging, antioksidan, anti-allerjik, anti-hipertansif, anti-diyabetik özellikleri vardır. Bağışıklılık sistemi güçlendiricisidir.
Karaciğer koruyucusu ve sinir toniği olarak kullanımları vardır.
Linghzi kelimesi Çince'de manevi gücün bitkisi anlamına gelmekle birlikte ölümsüzlük mantarı olarak ün yapmıştır.Latince adı Ganoderma lucidum olan mantar Japonya'da Reishi olarak bilinir.İnsan sağlığına olan sayısız faydalarından ve bugüne kadar herhangi bir yan etkisi görülmediğinden, Doğu'da şifalı bitkiler arasında ün yapmıştır. Linghzi'yi bu kadar ünlü yapan uzun yaşamın sırrını vaat etmesi ve anti-kanser özelliğidir.
Astımlı bireylerde öksürük ve diğer solunum şikayetlerinde, bronşitin önlenmesinde,kardiyovasküler tedavide, yüksek trigliserit ve kan basıncı tedavisinde, karaciğer hastalıklarının tedavisinde, alerjilerde, HIV tedavisinde, radyoterapi ve kemoterapinin yan etkisinin azaltılması ya da elimine edilmesinde faydalıdır.

Kullanım Önerisi : Günde 2 defa 1’er kapsül, yemeklerden sonra.
Dandelion:KARACİĞER SAĞLIĞINA BESİN DESTEĞİ'
Zengin bir vitamin ve mineral kaynağıdır. Demir eksikliği anemisinde ve özellikle alkole bağlı karaciğer harabiyetinde, karaciğer sağlığının korunmasında beslenme desteği olarak kullanılır. Güçlü bir A vitamini kaynağıdır. Akne gibi cilt problemleri, karaciğer sorunları ve bazı tümörlerin tedavisinde yardımcı besin desteği olarak kullanılabilir. İdrar söktürücü etkisi bulunur.
Sindirim sistemini destekler.
Kullanım önerisi: Günde 3 defa 1'er kapsül, yemeklerden sonra.
ASTRAGALUS:BİTKİSEL ENERJİ KAYNAĞINIZ'
Astragalus, bağışıklık sistemini güçlendirici ve stresle mücadele özellikleri nedeniyle Çin'de yüzyıllardır rağbet gören bir bitkidir. Astragalus'un bir adaptojen olarak tanımlanması bilim adamları arasında kabul görmüştür. Bu da, bu ürünün vücudun strese ve enfeksiyonlara tepki düzeylerinde artışlar sağlayabildiği anlamına gelmektedir. Astragalus bitkisi, kökünden standardize edilmiş bir öz elde edilmesi yoluyla değerlendirilmektedir.
• Bağışlık sistemini güçlendirir.
• Vücudu kansere karşı korumaya yardımcı olur, özellikle akciğer kanserlerinin tedavisi esnasında kemoterapinin etkisini pozitif yönde arttırır.
• Enerji düzeylerini arttırmaya yardımcı olur.
Kullanım Önerisi: Günde 3 defa 1'er kapsül, yemeklerden sonra
BOSWELLİA SERRATA:
‘BİTKİSEL ENERJİ KAYNAĞINIZ'
Hindistan'daki geleneksel Ayurveda hekimliğinde, Çin’de ve Kuzey Afrika'da binlerce yıldır bilinen ve kullanılan bir eczadır.
Eklemler ve solunum yollarındaki iltihaplara, bağırsak iltihabı bozukluklarına sivilce ve yaralara, mantar enfeksiyonlarına, çıbanlara karşı kullanılır.
Romatizma, osteoporoz, sindirim, astım, kadınların periyodik dönemlerindeki rahatsızlıklarla ilgili ağrı ve şikayetlere karşı etkilidir.
Kanser Üzerine Etkisi: Kanserden korunmada, beyin tümörleri, meme kanserleri, akciğer kanserleri, gastrointestinal kanserler, mide kanserlerinin tedavisinde ve kemoterapinin yan etkilerinden korunmada kullanımı tavsiye edilir.
Kullanım önerisi: Günde 2 kapsül, yemeklerden sonra.
SHARK LİVER OİL:Köpek Balığı Karaciğer Yağı
Etken maddesi skualamin olup dikenli köpekbalığının karaciğer dokusundan üretilmektedir.
Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir, enerji verir. Kan yapıcı özelliği vardır, kan dolaşımını düzenler. Soğuk algınlığı, grip, alerji, astım, ekzema ve sedef hastalığına karşı korunma sağlar. Yavaş iyileşen yaraların iyileşme sürecini hızlandırabilir. Cilde ve kırışıklıklara faydalıdır. Tümörlerin gelişim sürecini baskı altına almaya yardım edebilir.
Kalp damarlarının kan pıhtısı ile tıkanmasına karşı koruyucu veya önleyici etkisi vardır.
Köpek balığı karaciğer yağı; aynı zamanda çok kolaylıkla oksijeni absorbe eden ( emen-yutan ) ve hücrelerin ihtiyaç duyduğu oksijenin dağıtılmasına yardımcı olan bir maddedir. Bu durum :
1. Kalp, şeker, mafsal ( eklem ) iltihabı ve hepatit ( karaciğer iltihabı ) hastaları için yararlıdır.
2.Çok yağlı besinlerle beslenen kişilerdeki kan kolesterol seviyesinin normal değere inmesine yardım edebilir.
3.Gastritten müzdarip olanlara özellikle önerilebilir.
Kanser Üzerine Etkisi : Kanserden korunmada, kanser tedavisinde ve kemoterapinin yan etkilerinden korunmasında yardımcı kullanılan doğal kaynaklardandır.
Kullanım önerisi: Günde 2-3 defa 1'er kapsül, yemeklerden sonra.
NETTLE:(ISIRGAN OTU HAPI)
BİTKİSEL MUCİZE
Isırgan otu, demir ve magnezyum açısından zengindir. Geleneksel olarak sıklıkla kullanılan bir bitkidir.
Anne sütü eksikliğinde kullanılabilir. Kansızlığa karşı destek olabilir. Romatizma, gut, damar sertliği gibi rahatsızlıklarda tedaviye destek olarak kullanılabilir. Diüretik olarak fayda sağlayabilir. Adet düzensizlikleri ve şiddetli kanamalara karşı kullanılabilir. Bahar nezlesine ve alerjilere karşı etkili olabilir. Vücuttan toksinlerin arındırılmasına destek olabilir. (Kanda ve deride biriken zehirli maddelerin temizlenmesine, oluşmuş ödemin azaltılmasına yardımcı etkisi olabilir). Saç, deri ve tırnak güzelliğine yardımcı olabilir.
Özellikle prostat şikayetlerinin azalmasına, prostat kanserinde, prostat hipertrofisinde beslenme desteği olarak etkili olabilecek bir üründür.
Kullanım Önerisi: Günde 3 defa 1'er kapsül, yemeklerden sonra.
kaynak: Natural life

17 Ocak 2008 Perşembe

PR.DR.ERKAN TOPUZDAN HAYAT KURTARAN ÖNERİLER

İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Erkan Topuz, kansere karşı nasıl beslenilmesi gerektiği yolunda çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte Prof. Dr. Topuz’dan kanserden korunma reçeteleri...
Kolon kanserine deve dikeni sütü
“Kolon kanserlerine gelince, kolon kanseri yapan nedir? Bir kere kabızlık en önemli faktör. Onun için bağırsaklarımızı muhakka yumuşak tutalım. Kırmızı etten kaçalım. Mesela dandelion denilen bir bir madde vardır. Türkiye’de henüz yok . Sonra taysıl dediğimiz deve dikeninin sütünden elde edilen bir madde vardır ki aşağı yukarı 30-40 yıldır Alman tıbbında 3-4 bin senedir dünya tıbbında vardır karaciğer kanserini korur. Kolon kanseri riski olanların günde bir gram calsium 100 mg aspirin alması lazım. Hasta olanların ise yoğurt yemesi lazım sürekli olarak. ”
Sucuk, salam ve sosisten sakının
“Beyaz un, beyaz şeker, konserve, sucuk, salam, sosis, hazır meyve suları, margarin; bunlar genellikle kanserojen maddelerdir. Soya yağı ve keten tohumu meme kanseri olan ve sektörleri pozitif olan hastalara vermeyin. Ancak soya yağı, soya sütü, keten tohumu çocuğumuz küçük ve kansere meyili varsa o zaman korur. Bakın ne kadar çelişkili.”
Kanser olan süt içmesin
“Büyüme hormonu sütle de vücuda geçiyor. Bu sütü çocuklar için söylemiyorum kanserli hastalara verdiğimiz zaman kanserde insülin seviyesini yani kanserojen maddeyi de yükseltiyor. Kanser hastaları neler yapmalı? Bir kere kilo almamalılar. Spor yapmalılar. Yağlı gıdalardan kaçmalılar. Hormonlu gıdalar almalılar. Doğum kontrol hapı da almalılar. ”
Doğum kontrol hapına dikkat!
“Kadınlar eğer memesinde fibrokist, ailesinde kanser varsa menopoza girdiği zaman kesinlikle hormon almamalı ve muhakkak çok sık meme kontrolleri yaptırmalı. Doğum kontrol hapını bir seneden fazla kullanmayın. Bir sene dinlenin. Çünkü over (yumurtalık) kanserini korur meme kanserini artırır.”
Yoğurdu evinizde yapın, keçi peyniri yiyin. Cevizi de unutmayın!
“Yoğurdun üzerindeki yeşil su mideye zararlıdır. Brokoli, karnabahar, lahana, kırmızı lahana, kıvırcık salata, semiz otu, kırmızı turp salatası, kereviz, yeşil kabak ama bunlar mevsiminde yiyeceksiniz, turfanda değil... Ayrıca bunlar kemoterapi esnasında yenmeli. En makbul gıda, en ucuz gıdadır. Şimdi soğan ve sarımsağa gelelim. Ceviz çok faydalı, günde 4-5 acıbadem yenmeli. Kavrulmamış kayısı çekirdeğini 5 taneden fazla yemeyin, içinde bir madde vardır 15 tane yerseniz diger tarafa gidersiniz. 3 kara üzüm, kara erik, kara kayısı ama tazesini yiyeceksiniz. Kışın ise güneşte kurumuş gül kurusu makbuldur. Yoğurdu evde yapacaksınız. Katkısız olacak. Probiyotikten yapın ve soğuk sütün içine atın. Keçi peyniri ve çökelek de çok faydalıdır, özellikle karaciğer kanserine...
Süte bir bardak limon dökün, kesilsin ve içinde kalan peynirimsi kısmı dökün, suyunudan bardak bardak için... Şile Ağva ve Kilyos’ta kendiniz toplayın böğürtlenleri. Kendisini yerseniz elledit asit var böğürtlenin hem yaprağında hem meyvesinde, hem kökünde. Ama meyvesi bir ay sürdüğü için yaprağını veriyoruz. Böğürtleni bu mevsimde yani simdi alın toplayın, bunun şurubunu yapın. Çorba kaşığıyla, kolon kanserine büyük şifadır.
Kırmızı et olarak kuzu yiyin
“Genelilkle beyaz eti tavsiye ediyoruz. Balık tavuk hindi ve arkasından haftada bir kez kırmızı et veriyoruz. Ama lütfen kırmızı ette kuzu etini tercih ediniz. Çünkü genellikle zavallı kuzular hiçbir şekilde zehirlenmemiştir. Niye kırmızı et zararlı diyoruz. bakın hayvanlar genellikle otluyorlar. Etraftan inteksit (zehirlenmiş) dediğimiz otları yiyorlar o da doğrudan doğruya adalesine gidiyor Ayrıca biz bunlara growth factors yani büyüme hormonu veriyoruz. Bir de kırmızı etin öz yapısında kansorejen madde var. Zavallı kuzunun daha otlamadan gırtlağını kesiyoruz. Ne hormon veriyoruz ne bir şey”
Kız çocuklarınıza asla turfanda yedirmeyin
“20 yaşına kadar bu diyet yapılırsa yüzde 60 kurtulur. 20 yaşından sonra ise yüzde 20 korur. En çok kadınlarda görülen meme kanseri; kız çocuklarını hormonal beslenmelerden uzak tutmak lazım. Tüm gıdalarımızda hormon var. 15 Eylül’den 1 Ekim’e kadar domatesinizi salçanızı yapın. Sakın turfanda yemeyin. Karnabahar varken brokoli yemeyin. Brüksel lahanası değil, oturun 400 liralık lahana yiyin. Lahana brokoli semizotu karnabahar meme kanserinin en büyük düşmanları. 12 yaşında erken bluğ, meme kanseri için çok önemli bir potansiyeldir, meme kanserini arttırır. Haftada 3 kez yada daha fazla fast-food yiyen gençlerde beyin kanseri enf kanseri ve kan kanseri 3 kat fazladır. Haftada 1 kere yesinler.
En faydalısı kanola yağı
“Fındık yağı, kanola yağı, zeytin yağını tavsiye ediyorum. Kanola yağı dünyada çok yaygın Türkiye’ye de yeni girdi ve en ucuz en kaliteli bitki yağıdır. Kanola ve zeytin yağı, keten tohumu ve soya yağı vermeliyiz çocuklara. Kadınlara kansere yakalanmadan önce vermeliyiz ama kadın kansere yakalandıysa bunları vermeyiniz çünkü kanseri azdırır. İlk başta korur sonra azdırır. Kemoterapide trombosit düşürdüğü iddia edilir. Isırgan yaprağı ısırgan kökünün çayı prostat kanserine faydalıdır Yeşil çay prostat, meme, kolon ve mide kanserlerine karşı korur ancak iki kupa içeceksiniz. Şöyle birleştiriyorum hastalarıma; bir yeşil çay iki böğürtlen yaprağı üç limon kabuğu dört ısırgan yaprağını karıştırın.

Popüler Yayınlar

Related Posts with Thumbnails
Pasta Tarifleri

Uyarı

Bu site yayınlanan sağlık ile ilgili bilgiler , ziyaretçilerini bilgilendirmek amacıyla yayınlanmaktadır. Burada yayınlanan yazıların tamamı bilgilendirme amaçlı olup, hiçbir şekilde hekim muayenesi ve konsültasyonunun yerine konulmamalı, hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Sağlığınızla ilgili acil durumlarda, bekleme süresi sağlığınızı olumsuz yönde etkileyebileceği için, zaman geçirmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmanızı öneririz.
Genel Kişisel Web