anne sütü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anne sütü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Nisan 2010 Pazartesi

Bebeklerde Anne Sütünün Yararları

Bebeklerde Anne Sütünün Yararları


Anne Sütünün Önemi Ve Dikkat Edilmesi Gerekenler


Günümüzde yeni doğan bebeklerin ilk altı ay boyunca sadece anne sütü ile beslenmesi önerilmektedir. Anne sütü bebek için en sağlıklı olan besindir. Uygun koşullarda gereksinim duyulduğu anı beklemektedir. Isıtma, soğutma, depolama, mikroptan arındırma için özel aletlere, biberon, emzik vb. aracılara ve temiz su kaynağına bağımlı değildir. Anne sütünde mikrop üremez, bozulmaz, hastalık kaynağı olmaz.

Anne sütünün bebeğe ve anneye faydaları:


Anne sütü ile beslenen bebeklerde enfeksiyon hastalıkları daha az görülmekte, beyin gelişimi daha iyi olmakta, allerjik hastalıklar, ishal ve solunum yolu hastalıkları ve hatta ileri yaşlarda ateroskleroz, kanser ve multipl skleroz gibi hastalıklar daha az bildirilmektedir. Emziren annelerde ise meme kanseri, yumurtalık kanseri, osteoporoz ve kansızlık daha az görülmektedir.

Anne sütü özeldir:


Anne sütü her bebek ve her dönem için özeldir. Prematürelerde ve hayatın ilk günlerinde farklı yapıda bir anne sütü söz konusudur. İlk bir hafta memelerden “kolostrum” adlı süt gelir ve bebeği besleyici ve enfeksiyondan koruyucu özellikleri ön plandadır. Bunu ikinci hafta boyunca protein içeriği azalırken, laktoz, yağ ve toplam kalori içeriği artan “geçiş sütü” izler. Daha sonraki dönemlerdeki olgun anne sütü de emzirmenin başlangıcında karbonhidrattan, sonunda yağdan zengin olarak gelir.

Anne sütünün özellikleri:


Anne sütü özel yapıda, sindirimi kolay ve enfeksiyondan koruyucu nitelikleri zengin bir protein içeriğine sahiptir. Anne sütünde protein ve minerallerin inek sütüne göre daha az olması, sindirim ve böbrekler açısından bebeğin yüklenmesini önler. Anne sütündeki demir, çinko gibi minerallerin emilimi, inek sütüne göre çok daha fazla, örneğin demir için beş katıdır. Anne sütünde sindirimi kolay doymamış yağ asitlerinin oranı yüksektir. Beyin ve sinir sistemi için şart olan temel ve zorunlu yağ asitleri ise inek sütüne göre 8 kat olup, ilk 4 ay boyunca bebek tarafından sentezlenememektedir.

Anne sütü ile bebeğin beslenmesi:

İlk saatlerden itibaren bebeğin istekle, uygun koşullarda ve doğru teknikle emzirilmesi anne sütü ile bebeğin beslenebilmesi için en önemli koşuldur. Emzirme sırasında salgılanan oksitosin ve prolaktin hormonları memedeki sütün boşalmasını sağlar ve yeni süt yapımını uyarır.

Başarılı bir emzirme için her şeyden önce doğru kucaklama ve pozisyon alma gereklidir. Anne normal koşullarda rahat bir koltukta, sırtı dik olarak oturmalıdır. Bebek yüzü ve gövdesi aynı doğrultuda ve anneye dönük, başı gövdeye göre yüksekte, yani eğri bir çizgi oluşturacak şekilde anne tarafından kucaklanmalıdır. Bebeğin başı, annenin emzirilen göğsünün tarafındaki kolu dirsekten bükülerek, dirsek kıvrımının hemen önüne yerleştirilmelidir. Bebeğin altta kalan kolu anne ile bebek arasına girmemelidir. Bebeğin başına arkadan bastırılmamalıdır. Anne kolunun altı gereğinde bir yastık ile desteklenebilir.
Bebek uygun şekilde pozisyon verilerek kucağa alındıktan sonra alt dudağı meme ucunun altına gelecek şekilde bebek aşağıdan yukarıya doğru memeye yaklaştırılmalı, diğer elin dört parmağı memeyi alttan desteklerken başparmak üstte memeyi yönlendirmelidir. Anne meme ucunu bebeğin dudaklarına değdirerek emme için ağzını açmasını sağlamalı, bebek ağzını genişçe açtığında meme ucu ve çevresindeki kahverengi bölüm (areola) birlikte bebeğin ağzına verilmelidir. Bebeğin çenesi memeye dayanmalı, üstteki başparmak burnun tıkanmasını önlemelidir.

Süt yapımı üzerine etkili faktörler:

Süt yapımını belirleyen en önemli iki faktör bebeğin sık emmesi ve memelerin boşaltılmasıdır. Yorgunluk ve stres, ruhsal sıkıntılar ve en önemlisi emzirmeye isteksizlik, anne sütü miktarını azaltabilir. Meme büyüklüğü süt yapımında önemli değildir. Yine meme başlarının düz veya içe çökük olması bebek doğru teknikle emzirilirse sorun olmaz. Annenin yeterli sıvı alması ve dengeli beslenmesi yeterlidir. Aşırı kalorili, şekerli yiyecek ve içeceklerin süt yapımına katkısı yoktur. Sıvı alımının aşırısı da sakıncalı olabilir. Sebze ve meyveler, yeşil salatalar bolca tüketilmelidir. Anne yeterli süt ve süt ürünleri ile protein ve demir içeren gıdaları dengeli bir şekilde almalıdır. Gebelikte olduğu gibi, kalsiyum ve demir desteği sürdürülmelidir.

Emzirme sıklığı ve süresi:


Yeni doğan doğumdan sonra en kısa zamanda memeye verilmeli ve devamında emzirme sıklığı ve süresi bebeğin isteğine göre ayarlanmalıdır. İlk emzirmelerde süt hemen gelmeyebileceğinden, bebeğe başka bir besin vermeden emzirmeye devam edilmelidir. Özellikle ilk 2 ay her istediğinde bebeğe meme verilmelidir. Başlangıçta her emzirmede sırası değiştirilerek her iki göğsün de emzirilmesi sütün artması açısından yararlı olsa da, süt miktarı arttığında her öğünde bir memenin emzirilmesi yeterli olabilmektedir. Her öğünde bebeğin bir memeyi tamamen boşaltması sağlanmalıdır. Bu süre genellikle 10-15 dakika kadardır. İlk dönemden sonra emzirme aralıkları 2-3 saate uzayabilmektedir.

Anne sütünün yeterli olduğunun değerlendirilmesi:


Bebeğin yeterli beslendiği, günde en az beş kez idrar yaparak bezini ıslatması, en geç 15. günde doğum kilosuna ulaşması ve ayda en az 500-600 gram alması ile anlaşılır. Bebeklerde ilk günlerde görülen doğal tartı kaybının nedeni vücutta su oranının azalması ve suyun yer değiştirmesidir; anne sütü yetersizliğine bağlanmamalıdır. Dışkılama sayısı, bebeğin huzursuzluğu, uyku düzensizliği veya aşırı ağlaması anne sütü miktarı açısından güvenilir kriterler değildir. Çok iyi tartı alan bebeklerde de benzer yakınmalar görülebilir. Sadece bezin hep kuru bulunması ve sürekli olarak koyun pisliği gibi ufak ve sert parçalar halinde az miktarda kaka yapılması açlık bulgusu olabilmektedir. Bunlar dışında en önemli kriter, bebeğin yeterli kilo almamasıdır.

Emzirmede sık yapılan hatalar:

Emzirmeden önce meme başının karbonatlı su, sabunlu su veya çeşitli kremler ile temizlenmesi meme başı çatlağına ve bebeğin memeyi tutmasında çeşitli güçlüklere neden olabilir. En iyi meme bakımı anne sütü ile olur. Özel silikon başlıklar bebeğin memeyi doğru kavramasını engeller. Ortamda aşırı kalabalık ve gürültü, aile içi gerginlikler, aşırı sıcak, sıkı giysiler ve örtüler bebeğin emmesini olumsuz etkileyebilir. Eldiven giydirilmesi bebeğin parmaklarını emmesini engelleyerek huzursuzluğuna neden olabilir. Bebeğin doymadığı kaygısı ile biberon kullanılarak ek besin verilmesi, emziğin şekerli sıvılara ve bala batırılması, bebeğe şekerli bitki çayları verilmesi memeye isteksizlik yaratabilir.

Görüldüğü gibi, başarılı bir emzirmenin birinci kuralı istemek ve gerisini bebeğe bırakmaktır

29 Mart 2010 Pazartesi

Anne Sütü Yapan Yiyecekler

Anne Sütü Yapan Yiyecekler


Anne sütü yapan yiyecekler,Anne sütünün arttırmanın yolları, anne sütü yapan besinler…Emzirme döneminde sağladığınız sütteki enerjinin büyük bir kısmı, yediklerinizden karşılanıyor.

Aldığınız tüm enerji tam olarak süt enerjisine dönüşmüyor, çünkü vücut dokuları da bir miktar enerjiyi emiyor.

Sağlıklı bir annenin günde ortalama 700–800 ml süt salgıladığı esas alındığında, emzirme döneminde günlük ortalama ekstradan enerji gereksinimi 750 kaloriyi buluyor. Bu miktarın 500 kalorisi yediklerinizden sağlanırken, 250 kalorisi hamilelikte depoladığınız yağlardan karşılanıyor. Bu da emzirme sırasında aldığınız fazla kiloların, enerjiye daha hızlı dönüşmesine katkıda bulunuyor.

International Hospital Beslenme ve Diyet Uzmanı Dilem İrkin ve Acıbadem Kadıköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Şengül Sangu Talak, anne sütünü arttırma ve anne sütü yapan besinler konusunda şu önerilerde bulundu:

- Hızlı kilo vermeyi vadeden diyet ve ilaçları uygulamayın.
- Sütünüzü arttıran en önemli besin sudur. Günde en az 2,5 – 3 litre su içmelisiniz, çünkü sütün önemli bir kısmı sudur.
- Kalsiyumdan zengini olan süt, yoğurt ve peyniri düzenli olarak tüketmelisiniz. Her gün 1 adet yumurta veya 1 porsiyon etli sebze veya kurubaklagil yemeği yemeye özen göstermelisiniz.
- A Vitamininden zengin havuç, yeşil yapraklı sebzeler, kayısı gibi besinleri, beslenme programınızda sık bulundurmalısınız.
- Vitaminlerin zengin bir kaynağı olan taze sebze ve meyveleri her gün düzenli olarak tüketmelisiniz.
- Yediğiniz yiyeceklerin besleyici değerini korumak ve özellikle anemiyi (kansızlığı) önlemeniz açısından, yemeklerinizle birlikte çay içmemelisiniz.

Annelerin değişik dönemlerdeki günlük enerji ve besin öğelerini karşılamak üzere temel besin gruplarından almaları gereken miktarlar:
Besin Grupları Normal Yaşam (gr) Gebelik İçin Ek(gr) Laktasyon İçin Ek(gr) 1. Et, balık, tavuk, yumurta, kuru baklagiller 140-160 50 50 2. Süt, yoğurt, peynir, çökelek 250-350 250 250 3.Taze sebze ve meyveler 400-600 200 200 4. Tahıllar ekmek, bulgur, pirinç 200-300 - 100 5. Yağ ve tatlılar - - - Yağ 30-35 - 5 Şeker ve Tatlılar 30-50 - 5

Anne sütünü arttırmak için beslenme programınızda yer alması gereken temel besin grupları ve içerikleri:

Süt ve süt grubu:



- Süt
- Yoğurt
- Peynir
- Ayran
- Et ve et grubu
- Et
- Tavuk
- Balık
- Yumurta
- Sakatatlar
- Kuru baklagiller
- Ekmek ve ekmek yerine geçen grubu
- Ekmek
- Tahıllar (mısır, buğday, çavdar, yulaf )
- Makarna
- Pirinç
- Bulgur
- Çorbalar
- Un ve undan yapılmış yiyecekler
- Sebze ve meyve grubu
- Tüm sebze ve meyveler bu grup içerisindekiler
- Yağ grubu
- Zeytin
- Yağlı Tohumlar ve yağı (ceviz, fındık, badem, susam v.b)
- Bitkisel sıvı yağlar ( mısırözü, ayçiçek, soya, pamuk v.b)
- Margarin
- Tereyağı
- Hayvansal yağlar ( iç yağı, kuyruk yağı)

MEYVELI PRENSES TATLISI

MALZEMELER (6 kişilik)

1 adet muz
2 adet şeftali
15 adet vişne
10 yemek kaşığı irmik
3 yemek kaşığı nişasta
5 su bardağı süt
1 su bardağı toz şeker

HAZIRLANIŞI:

Şeftalileri soyduktan sonra dilimleyin. Küçük bir tencereye alın, 1 çay bardağı su ve bir çorba kaşığı toz şeker ekleyip 4 dakika kadar pişirin. Çukur bir tencerede mısır nişastası, tozşeker, irmik ve sütü kaynayıncaya kadar karıştırarak pişirin. Kaynadıktan sonra düz bir kalıba dökün, soğumaya bırakın. Soğuduktan sonra üzerini muz, vişne ve şeftali dilimleri ile süsleyin.

anne sütü arttırma, anne sütü arttırıcı, anne sütü arttıran, anne sütü nasıl arttırılır, anne sütü nasıl çoğalır, anne sütünü arttırma

18 Kasım 2009 Çarşamba

Çocuk Beslenmesi

Çocuk Beslenmesi



Bebek ayına uygun olarak beslenmelidir!
Aşağıdaki bilgiler kesin bir kural olmamakla birlikte bebeğin ayına uygun beslenmesi konusunda fikir vermek amacıyla derlenmiştir.
Bebeklerin gelişim durumları her zaman burada bahsedilen sınırlara uymayabileceği gibi, bazılarının bir uzman tarafından değerlendirilmesi de gerekebilir.




0-6 ay arası beslenme

6-9 ay arası beslenme

9-12 ay arası beslenme

Daha detaylı bilgi için Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezlerimize başvurunuz.

0-6 Ay Arası Beslenme

Anne sütü ilk 6 ay bebek için ideal bir besindir ve iyi beslenen bir annenin bebeği için tek başına yeterlidir.

Anne Sütü

Bakanlığımız Anne ve Çocuk Sağlığı hizmetleri kapsamında çocuk sağlığının korunması, hastalıkların azaltılması, ölümlerin önlenmesi anlamında 1987 yılından bu yana diğer çocuk sağlığı programlarına paralel olarak "Anne Sütünün Teşviki" programı uygulanmaktadır.

Program kapsamında Emzirme Haftası olan Ekim ayının ilk haftasında çeşitli sektörlerle işbirliği ile ülke düzeyinde aktiviteler yapılmakta ve mesajların geniş kitlelere ulaşması sağlanmaktadır.

Bebekler için en iyi besin anne sütüdür!

Anne sütü emen bebeklerde kansızlık görülmez, çünkü anne sütünde kansızlığa karşı yeterli miktarda demir vardır. Anne sütünde bebeğin büyümesi için gerekli olan maddeler inek sütündekinden daha fazladır.

Doğumdan sonraki ilk 24 saat içinde bebek emzirilmeye başlanmalıdır!

Doğumdan hemen sonra bebeği kucaklamak anne ve bebek arasında sıkı bir bağ oluşturur ve kucaklanan bebek doğal olarak memeyi bulur ve emmeyi öğrenir. Anne sütü alan bebeklerde güven duygusu gelişir, psikolojik olarak bebek daha huzurludur.

Anne sütü ve doğumdan sonra gelen ilk sarı süt (halk arasında ağız olarak bilinir) bebeği ishal, öksürük, soğuk algınlığı ve diğer hastalıklardan korur. Ağız, bebeğin ilk aşısıdır. İlk günlerdeki ağız sütü azdır, ancak bebeğin tüm ihtiyacını karşılar. Bu dönemde bebeğe şekerli su, mama, inek sütü veya başka gıdalar verilmemelidir. Bu gibi ek besinlerin verilmesi bebeği hastalandırabilir ve iştahını keser.

Bebeklere ilk 6 ay içinde mutlaka anne sütü verilmelidir!

Anne sütü bebeğin ilk 6 ayında ihtiyacı olan her türlü besin değerine sahiptir. 6. aydan sonra anne sütüne ilave olarak ek gıdalara başlanabilir. Anne sütünde yeterli miktarlarda vitamin, protein, yağ, demir ve benzeri maddeler vardır. Yeterli miktarda su içerdiği için, çok sıcak iklimlerde dahi ayrıca bebeğe su vermeye gerek yoktur.

Anne sütü alan bebeğe ayrıca inek sütü verilmez!

Ek gıda başlandıktan sonra anne sütü 1-1,5 yaşına kadar bebek için önemli bir enerji ve besin kaynağıdır. Özellikle bebeğin hasta olduğu dönemlerde anne sütü bebeğe rahatlık sağlar, sindirimi kolaydır ve daha iyi hazmedilir. İshal ve Üst Solunum yolu enfeksiyonu hastalıklarının daha kolay iyileşmesini sağlar.

Anne sütü daima taze, temiz uygun ısıdadır, hastalıklardan korur, doğal besinlerden içeriği en mükemmel olan gıdadır. Emzirme çene ve diş sağlığı için yararlıdır, konuşmayı kolaylaştırır.

Anne sütünün sindirimi kolaydır. Çünkü içinde inek sütünde ve hazır mayalarda bulunmayan lipaz enzimi gibi sindirimi kolaylaştıran enzimler vardır. Dolayısı ile anne sütü ile beslenen bebeklerde kabızlık ve gaz sancısı daha az görülür.

Anne sütü sterildir ve bebeğe doğrudan verildiği için mikroplarla karşılaşma olasılığı azdır.

Annenin bebeğini emzirmesi kendi sağlığı açısından da iyidir. Emzirmeye erken başlayan kadınlarda, doğumdan sonra uterus (rahim) küçülmesi çabuklaşır, kanama erken kesilir. Emziren kadınlarda over ve meme kanseri daha az görülür.

Eğer bebek anne sütü almıyorsa; 4. ayda yumurta sarısı başlanır. Katı pişirilmiş yumurtanın sarısının önce 1/8'i sütle ezilerek verilir. Miktar yavaş yavaş artırılır.

5. ayda; 4. ayda verilen ek besinlere ilave sebze çorbasına başlanır. Mevsimine göre, patates, havuç, kabak veya ıspanak bebeğe verilebilir. Bir süre sonra bu çorbaya bir tatlı kaşığı bulgur veya pirinç eklenerek pişirilebilir.

Ayrıca 5. ayda; acısız tarhana çorbası, pirinçli ve yoğurtlu çorbalar bebeğe verilebilir. Bir çorba kaşığı ile başlanıp yavaş yavaş miktarı artırılır. 5. ayda, meyve suyu yerine meyve püresi de tercih edilebilir.

6. ayda, 4 ve 5. aylarda verilen besinlerin yanı sıra tüm aile için acısız pişirilen mercimek çorbası bebeğe verilebilir veya bir çorba kaşığı mercimek sebze çorbasına katılarak pişirilebilir. Küçük bir miktar kıyma, çorbalara eklenir.

Daha detaylı bilgi için Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezlerimize başvurunuz.

6-9 Ay Arası Beslenme

Bebeğinize anne sütü vermeye devam edin!

Genel olarak anne sütü ilk 6 ay için ideal bir besin kaynağıdır. Fakat 6 aydan sonraki bebekler yalnızca anne sütüyle büyümelerini sürdüremezler. Ek gıdalara başlanması gerekir.

Bebekler 6 aylık iken ağızları yarı katı gıdaları kabul etmeye uygun hale gelir. Dişler belirginleşir ve dil artık katı gıdaları dışarı atma refleksini kaybeder. Mide ve barsak sistemleri nişastayı daha iyi hazmetmeye başlar.

Ek beslenmeye bebek 6 aylık olduğunda başlayın!

6 aylık bebeğe ilk verilecek ek gıda yoğurttur!

Emzirdikten sonra bebeğe yoğurt verilebilir. 2-3 gün sonra yoğurda alışmış olan bebeğe bir tatlı kaşığı meyve suyu başlanır. Meyve suyunun miktarı yavaş yavaş artırılır.



Bebekler Neden Ek Gıdaya İhtiyaç Duyarlar?

1. Anne sütü miktarındaki azalma;
Yapılan çalışmalara göre eğer anne yeterince besleniyorsa, anne sütü bebeğe ilk 6 aya kadar yeterlidir. 6. aydan sonra bebek, anne sütünden ihtiyacı olan enerji, protein ve diğer besleyici faktörleri yeterince alamaz. 6. aydan sonra ek besinlere başlanmalı ve bebek 2 yaşına gelene kadar emzirilmelidir.



2. Bebeğin besin ihtiyacındaki artış;
Ek beslenme yapılmadan sadece anne sütü verilmeye devam edildiği takdirde demir eksikliği anemisi gibi bazı problemler ortaya çıkabilir.



3. Bebekler artık sıvı olmayan yarı katı gıda maddelerini kabul edebilecek duruma gelir;
Bebekler 6. aydan itibaren yarı katı gıdaları kabul edebilecek hale gelirler ve kaşıkla verildiğinde gıdaları geri çıkarmazlar.



4. Bebekler kendi bağışıklık sistemlerini geliştirmek zorundadırlar;
Bebekler yaşamlarının ilk aylarında, annelerinden aldıkları koruma faktörleriyle hastalıklara karşı korunurlar. Bu koruma 4-5. aydan itibaren kaybolur. Dış ortamdaki mikroplarla karşılaşmaları sonucu kendi bağışıklık sistemlerini geliştirirler.



5. Bebekler annelerinden daha bağımsız hale gelirler;
Ek gıda ile beslenme döneminde, bebekler daha bağımsız ve hareketli olurlar, bu onların çevredeki mikroorganizmalar ile temas etmelerini kolaylaştırır. Bu nedenle bebekler daha sık enfeksiyon hastalıklarına yakalanırlar. Bu hastalıklar arasında ishal önemli bir yer tutar.

Bu dönemde yetersiz beslenen bebekler daha kötüye gidebilir ve malnütrisyon (beslenme yetersizliği) görülebilir. Bu durum, bebeklerin yetersiz kilo alımı ve bazen de kilo kaybı ile birlikte büyüme ve gelişme tablolarının duraksamasıyla kendini gösterir.



6. Bebeklere değişik lezzetlerde ve tarzlarda yemekler sunmak, çocukluk çağındaki yemek sevmeme alışkanlığını önlemede yardımcı olur.
Bebeğin dişlerin çıkmaya başlamasıyla, katı ek gıdalar da verilmeye başlanır. Bilindiği gibi 6. aydan sonra anne sütündeki demir miktarı azalır. Bu açığı kapatmak için demir ihtiva eden ek gıdalar bebeğe verilmelidir. En iyi demir ihtiva eden gıda kırmızı ettir. Kırmızı et, bebeğe, kıyma şeklinde sebze çorbasına katılarak verilebilir. Kıyma yerine çorbaya iyice kıyılmış karaciğer de katılabilir. Bir çay kaşığı ile başlanan karaciğer daha sonra yavaş yavaş artırılarak verilebilir.

Eğer aile bütçesi et almaya uygun değilse; et yerine fasulye, nohut, mercimek, bezelye veya üzüm pekmezi gibi gıdalar verilebilir. Bu gıdalar da içlerinde yüksek oranda "demir" ihtiva ederler.

6. aydan itibaren kahvaltı başlanır. Haftada 2 kez yumurta sarısı verilebilir. Alerjik olabileceği için bir yaşından önce beyazı tavsiye edilmemektedir. Ek gıdalara alışan bebeklere, balık ve kıymalı yağsız sebze yemekleri de verilebilir.

Daha detaylı bilgi için Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezlerimize başvurunuz.

9-12 Ay Arası Beslenme

Bebeğinizi 2 yaşına kadar emzirmeye devam edin!



Bebek 2 yaşına gelene dek anne sütüne devam edilmelidir.
9 aylık bebekler artık katı gıdaları çiğneyebilirler, evde herkes için pişen yemeklerden yiyebilirler.
Bu yaş gurubundaki bebeklere uygun yemekler şunlardır: Yoğurtlu ve sütlü, mercimekli çorbalar, iyi pişmiş nohut ve mercimek yemekleri, patates, kabak, taze fasulye, pazı, ıspanak gibi sebze yemekleri, balık, köfte, et yemekleri, etli veya mercimekli dolmalar.
Ekmek ve soyulmuş meyve parçaları bebeğin eline verilebilir. Bebeğe makarna ve pilav da verilebilir.
Çay, gazoz, çikolata, şeker v.b yiyecekler bebeklere verilmemelidir.
Bebek, kendi kendine yemek yemeye alıştırılmalıdır
1 yaşına gelmiş bebeğin yemekleri iyotlu tuz (ailede herkesin yediği yemekler) ile pişirilmelidir.

13 Kasım 2009 Cuma

Anne Sütünün Bebeğe Yararları

Anne Sütünün Bebeğe yararları

Öğretmen, öğrenciye sormuş :
-Yeni doğan çocuklar için anne sütü niçin inek sütünden daha yararlıdır?
Öğrenci hiç duraksamadan cevabı yapıştırmış :
-Anne sütü bir ke daha lezzetlidir. Ekşime mekşime yapmaz. Kedi içip bitiremez. Taşınması daha kolaydır. Üstelik ambalajı da çok nefistir!
Fıkrada esprili bir şekilde özetlendiği gibi anne sütü; hem bebek için hem de anne için mükemmeldir. Anneler emzirerek kendi sağlıklarına katkıda bulundukları gibi ekonomik, hijyenik, zahmetsiz bir besleme şansı da yakalarlar. Bebekler içinse emmek, her yönüyle idealdir. Kendisi için gerekli bütün besinleri anne sütünden sağladığı gibi, annesinin sıcaklığını tensel temas yoluyla hisseder. Daha doğar doğmaz, dünyaya gözlerini açtığı ilk saatlerde ve daha sonraki aylardaki kendisi için gerekli olanları, anne sütünü emerek sağlayabilir. İşte bu yüzden her annenin bebeğine verebileceği en değerli armağan; anne sütüdür. Bu değerli ve ideal besin kaynağının niçin bu kadar önemli olduğunu biraz daha ayrıntılı olarak aktarmak istiyoruz.Aşağıda anne sütü ile beslenmenin etkinliğini değerlendiren yaklaşık 270 çalışmanın en çarpıcı sonuçlarını bulabilirsiniz.

Anne sütünün bebeğe yararları
Anne sütü alan bebeklerin ortalama I.Q. puanları daha yüksektir: Bu konuda çok sayıda çalışma yapılmıştır ancak en yenisi Yeni Zelanda’daki araştırmadır. 1000 birey üzerinde yapılan ve bu bireylerin 18 yıllık incelenmesinden oluşan bu araştırmada, bebekliklerinde anne sütüyle beslenmiş olanların hem zeka seviyeleri hem de öğrenim hayatındaki başarıları daha yüksek bulunmuştur.

Anne sütü mamadan daha kolay hazmedilir ve içeriği daha çok kana geçer: Anne sütü içerdiği bazı enzimlerle bebeğin bu sütü daha kolay hazmetmesini sağlar. Anne sütü inek sütünden daha az protein içermesine karşın, içindeki tüm protein bebeğin dolaşımına geçer. Ayrıca içerdiği demir ve çinko elementleri, bebeklerin bağırsaklardan kana daha kolay geçer.
Anne sütünde bulunan maddeler bebeğin enfeksiyonlara karşı daha etkili korunmasına yardımcı olur ve bebeğin kendi bağışıklık sisteminin gelişimini hızlandırır.

Anne sütü mekonyumun (mekonyum=bebeğin ilk dışkısı) daha kolay çıkarılmasına yardımcı olur: Nispeten kıvamlı ve yapışkan olan ilk dışkı, annenin ilk sütü olan kolostrumun bebeğin sindirim sistemi üzerindeki etkileri sayesinde kolaylıkla, hiç zorlanmadan çıkarılmaktadır
Anne sütü ile beslenen bebekler daha iyi bir sosyal gelişim gösterirler: Yaşamın 12. ayının sonunda, mamayla beslenen bebeklerle anne sütü ile beslenen bebekler karşılaştırıldığında anne sütü ile beslenenlerde psikomotor ve sosyal gelişimin belirgin olarak daha fazla olduğu bulunmuştur.

Anne sütü aşıların etkinliğini arttırır.
Anne sütüyle beslenen bebeklerin ilk üç yılda herhangi bir nedenle ölme olasılıkları nispeten daha düşüktür.
Anne sütü bebek için doğal bir sakinleştiricidir: Anne sütündeki bazı kimyasal maddeler bebek üzerinde belirgin olarak sakinleştirici etkiler gösterirler.
Taze anne sütü asla bakteri içermez: Dahası, anne sütünün bakterilere karşı koruyucu özellikleri de vardır.

Meme emmek bebeğin duygusal bir ihtiyacını karşılar: Bebekler dokunulmaktan ve kucaklanılmaktan hoşlanırlar. Çok sayıda çalışma, kucağa alınmayan ve bedensel temastan yoksun kalan prematüre bebeklerin ölme olasılıklarının daha yüksek olduğunu göstermektedir. Emzirme eylemi esnasında annesiyle yakın bedensel temasta olmak, bebeğin bu önemli ihtiyacını karşılamak açısından çok önemlidir.

Prematüre doğum yapan annelerin sütlerinin bileşimi bu bebeklerin zamanında doğan bebeklerden daha farklı olan besin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak daha farklıdır
Anne sütüyle beslenen bebeklerde görme kusurları daha az sıklıkta ortaya çıkar: Anne sütü bebeklerde görme fizyolojisinde önemli rolü olan A vitaminin en önemli kaynağıdır.
Anne sütü bebeği solunum yolu, idrar yolu, göz enfeksiyonlarından, ishalle seyreden enfeksiyonlardan, diş çürüklerinden korur.

Anne sütüyle beslenen kız çocuklarının ileride meme kanserine yakalanma riskleri nispeten daha düşüktür: Hem menopozdan önce, hem de menopoz sonrası ortaya çıkması muhtemel meme kanseri açısından, bebekliklerinde kısa bir süre de olsa anne sütü almış kız çocuklarında bu risk %25 daha düşük bulunmuştur.

Biberonla beslenen bebeklerin ileride Tip I şeker hastalığına (gençlerde görülen insülin kullanımı zorunlu şeker hastalığı) yakalanma riski daha yüksektir: İnek sütünde bulunan bazı maddelere karşı bağışıklık sisteminin ürettiği antikorlar muhtemelen Tip I diyabet gelişimini kolaylaştırmaktadırlar.

Anne sütü ile beslenmeyenlerde ileride multipl skleroz ortaya çıkma riski nispeten daha yüksektir: Her ne kadar nedeni tam olarak ortaya çıkarılmış bir hastalık olmasa da multipl skleroz, bebekliklerinde anne sütü alanlarda, almayanlara göre daha az görülmektedir.
Anne sütü ile beslenenlerde kasık fıtığı ortaya çıkma riski nispeten daha düşüktür: Bilinmeyen bir nedenle anne sütü kasık fıtıklarına karşı koruyucu bir etki göstermektedir.
Anne sütü çocuklarda ortaya çıkan juvenil (gençlik çağında ortaya çıkan) romatoid artrit hastalığı karşı koruyucudur: Anne sütü ile beslenmiş olma, riski %40 oranında azaltmaktadır.
Anne sütüyle beslenenlerde Hodgkin hastalığına yakalanma riski daha düşüktür.
Anne sütü almamış olanlarda bazı çocukluk çağı lenfoma türlerinin ortaya çıkma riski daha yüksektir.

Anne sütüyle beslenen bebeklerde egzama daha az görülür. Egzamaya karşı koruyucu etki özellikle 6 ay ve daha uzun süre anne sütü ile beslenen bebeklerde daha belirgindir.
Anne sütü ile beslenme alerjiye karşı korur ve bu koruyucu etki erişkinlik dönemine kadar sürer. Anne sütü ile bir ay ve daha uzun süreli beslenme hem gıda alerjilerine, hem de solunum yolunda ortaya çıkan alerjilere karşı koruyucudur. Hatta çalışmalar kalıtımsal olarak alerji gelişimine yatkın bireylerde bile anne sütünün koruyucu etkileri olduğunu göstermiştir.
Anne sütü ile beslenen bebeklerde reflü (mideden yemek borusuna gıda kaçağı) ve buna bağlı kusma daha az sıklıkla ortaya çıkar.

Anne sütü bebeğin astım hastalığına yakalanma riskini azaltır ve riskteki bu azalma ileri yaşlara kadar devam eder.
Anne sütü ile beslenen bebeklerde orta kulak enfeksiyonları daha az görülür.
Ani bebek ölümü sendromu biberonla beslenen bebeklerde daha sıktır.
Anne sütü bebeği bakterilerle oluşan menenjit (beyin zarı iltihaplanması) hastalığına karşı korur

12 Kasım 2009 Perşembe

Anne Sütü Vermenin Kadına Yararları

Anne Sütü Vermenin Kadına Yararları

Kendi sağlınız için; Emzirin
Anne sütünün yalnızca bebekler için yararlı olduğunu düşünmeyin. Şüphesiz ki, annenin kendi sağlığı için de gerekli. Çünkü;

-Emzirme anne ile bebek arasındaki bağı güçlendirir
Emzirme annede oksitosin adı verilen hormonun salgılanmasını sağlar. Oksitosin hormonu, rahim kasılmalarının ve süt salgısının sağlanması dışında, annelik içgüdüsel davranışlarını yönlendirmeyle de ilgili bulunmuştur.

-Emziren annelerin kendilerine güvenleri ve annelikten aldıkları haz daha fazladır
Her geçen gün ve her geçen ay giderek gelişen ve büyüyen bir bebeği görmek ve bunun kendi verdiği süt sayesinde doyduğunu bilmenin verdiği bir anne için benzersiz bir duygu olsa gerek...

-Emzirme, doğum sonrası rahmin toparlanmasını hızlandırır
Emzirme sırasında salgılanan oksitosin hormonunun yardımıyla rahim gebelik öncesi büyüklüğüne (her ne kadar doğurmuş bir kadında rahim hiçbir zaman orjinal büyüklüğüne geri dönmese de) daha kolaylaşır. Bu da annenin doğum sonrası kanama riskini önemli ölçüde azaltır. Doğum sonrası emzirmeyen annelere de kanamayı azaltmak için sentetik oksitosin hormonunu veya rahmi kasılmaya sevk eden diğer bazı ilaçları daha yüksek dozlarda ve daha uzun süre kullanmak gerekebilir

-Emziren anneler daha kolay kilo verirler
Emzirme eylemi annenin günlük enerji gereksinimini yaklaşık 500 kalori arttırır. Bebeklerini tümüyle ya da kısman emzirmeyle besleyen annelerin doğum sonrası birinci ayda kalça çevresi ölçümlerini emzirmeyen annelere göre belirgin şekilde daha düşük bulunmuştur.

-Emzirme doğal bir gebelikten korunma yöntemidir
Eğer bebeğinize ek gıda vermiyorsanız emzirmenin gebelikten koruyucu özelliğinden faydalanabilirsiniz.

-Emzirmek anne için doğal bir sakinleştiricidir
Emzirmek gerçekten de hem sakinleştirici hem de uykuya dalmayı kolaylaştırıcı etkiler yaratır. Bu nedenle annelerin bebeklerini emzirirken uykuya dalmalarına sık rastlanır.

-Emziren annelerde demir eksikliğine bağlı kansızlık ortaya çıkma riski azalır
Emziren annelerde doğum sonrası kanama miktarı daha az olduğundan ve emzirmeye devam ettikleri sürece adet görme olasılıkları daha düşük olduğundan bu anneler, doğumda kaybettikleri demir depolarını daha kısa zamanda tekrar oluştururlar.

-Emziren annelerin meme kanserine yakalanma riski nispeten daha düşüktür
-Emzirme, şeker hastalığı olan annenin günlük insülin ihtiyacını azaltır.
-Emziren annelerde endometriyzis hastalığının ilerleme hızı daha düşüktür.
-Emzirmek, annenin ileride yumurtalık kanserine yakalanma riskini azaltır
-Emzirmek annenin ileride endometrium (rahim için tabakası) kanserine yakalanma riskini azaltır
-Emzirme anneyi ileride ortaya çıkacak kemik erimesinden korur
Anne sütünün özellikleri ve yararları hakkında pek çok araştırma devam ediyor. Ancak bugün elimizde olan sonuçlar bile tek başına anne sütünün öneminin anlaşılması için yeterli. İşte bu yüzden annelerin daha hamilelik döneminde kendilerini emzirmeye alıştırmaları ve doğum sonrası oluşabilecek sorunlara karşı hazırlıklı olması gerekiyor. Emzirmeye hazırım ama nelere dikkat etmeliyim diyorsanız işte sizin için derlediklerimiz…

Emzirmenin anneye pratik yararları
Annesütü her yerde ve her mekanda kullanıma hazırdır
Emziren anneler zamandan tasarruf ederler
Biberon kaynatmak, mama hazırlamak için ayrıca zaman ve enerji harcamalarına gerek yoktur.
Emziren annelerin biberon, kutu, şişe gibi yardımcı malzemeler almak için uğraşmaları gerekmez.
Emziren anneler doğa dostudur. Çünkü plastik kutular, biberonlar… doğada geri dönüşümü olan maddeler değildir.
Emziren annelerin temiz su bulma sorunu yoktur. Kullanılan suda kurşun ve alüminyum gibi bebeğin sağlığına zarar verecek maddelerin olmamasına dikkat etmek gerekmez.

5 Kasım 2009 Perşembe

Anne sütü kesilmesi bebek emzirme

Anne sütü kesilmesi bebek emzirme

Sütten kesilmenin birkaç sebebi vardır. Bunların önde gelenle­rini sıralayalım: Bebek Emmez İse: Yeni doğan bebeğin emmeyişi, ya rahimde yeterince gelişmediğinden ya da erken doğmasındandır. Her iki durumda da bebek zayıftır. Dudak kasları memeden süt emecek güçte değildir. Bebek aç olduğu halde ememez. Anne gerçek sebe­bi bilmediğinden telaşa kapılır ve üzülür. Eğer günlerce bebeğin emmesini bekleyecek olursa maalesef sütü kesilir. Ne Yapmalı • Bebeği zayıf veya erken doğan anneler, daha ilk günden em­mediğini gördükleri takdirde ya elle ya da eczaneden satın ala­cakları vakumlu bir "süt çeker" le memelerindeki sütü temiz bir kaba boşaltmalı; bunu kaşık veya deliği geniş açılmış bir biberon­la bebeğe vermelidirler. • Bebeği emmeye alıştırmak için yavaş yavaş biberon meme­sinin deliğini küçültmeli; yani deliği gittikçe küçülen başlıklar tak­malıdır.

DİKKAT: Bebek "pamukçuk" veya benzeri bir ağız içi yarasın­dan rahatsız ise; yine meme ememeyecek; rahatsızlığın uzun sür­mesi halinde anne sütten kesilecektir. Bu durumda ağız yarası te­davi ettirilmeli; iyileşinceye kadar yine elle veya süt çekerle me­me boşaltılmalı ve kaşıkla verilmelidir. Sütünüz Az İse: Bebeğiniz, muntazaman emzirdiğiniz halde, ki­lo almıyor; memeden sonra ağlamaya devam ediyor ise büyük ih­timalle sütünüz az geliyor demektir. Sütün az gelişi, beslenme ye­tersizliğinden kaynaklandığı gibi; ruhsal durumunuzla da yakından ilgilidir. Sağlığmız yerinde, beslenmeniz de normal ise; ailede ruhsal gerginliğe sebep olan bir geçimsizlik söz konusudur. Ne Yapmalı? • Anne beslenmesine dikkat etmeli, mümkün mertebe ruhsal gerginliklerden uzak durmalıdır. • Sütü az bile olsa, bebeğini emzirmeye devam etmeli; geriye kalan eksikliği sulandırılmış inek sütü ile tamamlamalıdır. İnek sütü, deliği küçük bir biberonla verilmeli ki, bebek rahat emişin­den dolayı biberonu tercih etmesin. • Bebeğin memeden vaz geçmemesi için en iyi usül, iki emzir­meden sonra bir biberonla takviye yapmaktır. Doğırmdan Hemen Sonra Süt Gelmezse: Normal şartlar altında, doğumun hemen arkasından memele­re süt gelmekte; ancak bazı durumlarda sütün gelişi 3-5 gün hat­ta iki hafta gecikebilmektedir. Doğumdan hemen sonra sütü gelmeyen anneler telaşa ve hele üzüntüye hiç kapılmamalı; sütü varmış gibi bebeğini emzirmeye devam etmelidir. Ancak bu arada, gayet tabii ki bebeğin gerekli gıdayı alabilmesi için, deliği küçük açılmış bir biberonla beslen­melidir. Çoğu anneler, "sütüm olmadığı halde, bebeğimi emzirmeye devam etmemin ne faydası .var" diye soracaklardır. Açıklaya­lım: Memedeki süt torbacıklarına sütün gelişi hormonlar tarafın­dan başlatılmakta ve devam ettirilmektedir. Hormon salgılayan bezler, meme uçlarındaki sinirlere bağlı olduklarından bu sinirler tarafmdan uyarılmayı beklerler. Bu uyarı haberi ise, ancak bebe­ğin meme uçlarını emmesi ile doğar. Bebek uzun zaman meme emmediği takdirde, hormon salgılayan bezler hiçbir uyarıcı haber alamayacaklarından hormon salgılamayacaklardır. Hormon sal­gısı olmadan meme içindeki süt torbacıkları süt imâl edemezler. İşte, ilk günlerde sütü olmadığı halde, anneye bebeğini emzirme­ye devam etmesini söylememizin sebebi budur.

22 Nisan 2008 Salı

Anne sütünden sonra en değerli besin



Uzmanlar balığın, anne sütünden sonra en değerli besinin balık olduğunu söyledi.

Uzmanlar balığın, anne sütünden sonra en değerli besin olduğunu söyledi. Doç. Dr. Fatma Arık Çolakoğlu, balık etinin ucuz protein ve enerji kaynağı olduğunu açıkladı.

Balık tüketiminin bitkisel ürünler ve kırmızı et tüketimine oranla geri kaldığını ifade eden Çolakoğlu, ''Oysa ki ülkemizde dengeli ve sağlıklı beslenme açısından elimizdeki besin kaynaklarının niteliklerini acilen öğrenmemiz ve bilinçli şekilde değerlendirmemiz zorunlu hale gelmiştir'' dedi. Dengeli beslenmenin esas ögesinin protein olduğunu belirten Çolakoğlu, şöyle konuştu:

''Balık eti, aminoasitlerin hepsini içermesinden dolayı oldukça değerlidir. Etin içerdiği bağ dokusunun oranı onun hazmedilebilirlik düzeyini belirler. Balık eti, düşük oranda bağ dokusu içermesi nedeniyle sığır etine oranla daha kolay hazmedilir ve vücutta daha kısa sürede kullanıma sunulur. Anne sütü biyolojik değer açısından 100 olarak kabul edilirse takip eden sıralamada 93 ile deniz balığı, 89 ile inek sütü, 87 ile sıcakkanlı hayvanların eti gelmektedir. Balık, anne sütünden sonra en değerli besindir. Normal şartlarda 200 gram tüketilen balık eti, bir insanın günlük protein ihtiyacının yüzde 70'ini karşılamaktadır.''

15 Nisan 2008 Salı

Cocuklara ilk altı ay sadece anne sütü!



Sağlıklı bir hayatın temeli, henüz yaşamın ilk dakikalarında anne sütüyle atılıyor. Anne sütü ise, yeri doldurulamayacak bir besin...

Her yıl 1 - 7 Ağustos haftasında 'Anne Sütü ve Bebek Besleme Haftası’ adı altında anne sütünün ve emzirmenin önemi vurgulanır. Yüzlerce yararı olan ve bebek beslenmesinde ''Yeri doldurulamayacak bir besin'' diye tanımlanan anne sütü, bebeğin sağlığının ve ileriki yaşlardaki hayatının garantisi niteliğinde.

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Pediatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Pediatrik Alerji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Reha Cengizlier, anne sütü ve yararlarıyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Anne sütüyle beslenmenin önemi nedir?
Gerek miktar gerek içerik olarak bebeğin ihtiyaçlarına, gerek zekâ gerekse fiziksel büyüme ve gelişmesine en uygun bileşim sağladığı için anne sütü gerçekten benzersizdir. Bebeğin hayatının bir parçasıdır.

Anne sütü, bir bebeğin doğduğu günden itibaren ilk altı ay boyunca su dahil tüm ihtiyaçlarını karşılayan bir besindir. Altı aydan ilk bir yaş hatta iki yaşa kadar da anne sütü yine çok önemli yer tutar bebeklerin hayatında.

Anne sütünün özellikleri nelerdir?
Anne sütü, bebeğin ihtiyacına göre farklılık gösterir. Yeni doğan bir bebeğin annesinin sütünün içeriği, o bebek 1 - 2 aylık olduktan sonra farklılaşır. Hatta her emzirmede dahi anne sütünün içeriği, bebeğin ihtiyaçlarına göre değişir. O kadar güzel bir denge söz konusudur ki başlangıçta bebeğin daha güzel emebilmesi için şekerli kıvamdadır. Bebeğin doyma aşamasına geldiği zaman doygunluk hissi vermek için yaÇ içerir. Yani tamamen bebeğin ihtiyacına göre ayarlanır. Beslenme, büyüme, gelişme ve yaşama için en ideal ve en gerekli olan anne sütüyle beslenmedir. Burada suyu, vitamini, proteini, yağı ve karbonhidratı bebeğe göre ayarlanır.


Anne sütünün yararları nelerdir?
Anne sütü iyi bir besin kaynağı olması dışında koruyucu maddeler de içerir. Bebek kendi koruma sistemini geliştirinceye kadar anne sütü onu hastalıklardan korur. Bebeklerin ilk altı ay bütün ihtiyacını karşılayacak içeriğe sahiptir.

Getirdiği avantajlar nedir?
Ucuz, daha doğrusu bedava olması açısından avantajlı. Ayrıca hazırlanması kolay. Belli bir ısıtma veya pişirme gibi bir prosedür gerektirmiyor. Mikropsuz, steril olması da diğer bir avantajı.

Kaç aylık olana kadar öneriyorsunuz?
Altı aydan sonra bazı eksiklikler görülebildiğinden beslenmenin desteklenmesi gerekiyor. Ama yine de iki yaşına kadarki dönemde bebeğin ihtiyaçlarının en azından bir kısmına cevap verebildiği için, mümkünse iki yaşa kadar bebeğin emdirilmesini öneriyoruz.

İlk başta süt gelmiyorsa ne yapmalı?
Süt verebilmek için hiçbir zaman geç değil. Anne sütü vermek için daha bebek doğar doğmaz hemen bu emzirme işlemini mümkün olan en kısa sürede başlatmak gerekir. İlk gelen süt 'kolostrum’ denen biraz daha yoğun bir süttür. Bebeğin bağırsaklarına bir hacim giderek hem bağırsaklarda uygun floranın gelişmesini sağlar hem de mide bağırsak sisteminin çalışmasını başlatır.

Anneye düşen görevler nedir?
Denemek çok önemli. Baştan 'olmuyor’ deyip bırakmamak gerekiyor. Tekrar tekrar denenmelidir. Bazı annelerin başlangıçta özellikle süt miktarı çok az olabiliyor, süt yetmeyebiliyor. Ama anneler şunu bilmeli ki bebek emdikçe süt artıyor. Ya da baştan itibaren süt yetmedi mama verildi diyelim. Bu anneler 'Artık anne sütü veremeyeceğim’ gibi bir endişe duymamalı. Anne sütüne sonradan da dönülebilir. Annelerin sütü az bile olsa her seferinde emebildiği kadar bebeği emzirmesi gerekiyor.

Aileler, 'İlk verildiğinde süt gelmedi bebek aç kaldı, hemen mama vermeli miyiz?’ diye soruyor. Biraz sabredip, en azından bir iki denemeyle sütün az çok gelmeye başladığı, daha sonra da hızlandığı görülecektir.

Anne sütünü artıran faktörler nelerdir?
Annenin sağlıklı olması, iyi dinlenip beslenmesi önemli. Çünkü devamlı yorgun, stres altında olan annelerde süt azalır.

Annelere öneriler

• Yeterince dinlenin ve beslenin.

• Bebeğinizle duygusal iletişim kuracak kadar, örneğin bir beslenme zamanı için yarım saat ayırın, gevşeyin ve o emzirme sırasında bebeğe konsantre olun.

• İlaç almanız gerekiyorsa mutlaka doktorunuzla görüşün.

• Bol süt üretimi için sıvısız kalmayın, emzirdiğiniz sürece abartılı kilo vermeyin. Dengeli ve doğru beslenin.

14 Şubat 2008 Perşembe

Bebek Bakımı

BEBEĞİNİZİ NASIL BESLEYECEĞİNİZE önceden karar vermiş olabilirsiniz, inceliklerini kavradıktan sonra, bebeğinizi anne sütü ile en iyi biçimde besleyebilirsiniz. Bebeğinizi mama ile beslemeye kararlı olsanız bile, her iki yöntemin de avantaj ve dezavantajlarını bilmenizde, başka annelerin bu konudaki görüşlerini değerlendirmenizde yarar var. Kararınız sizi, eşinizi ve bebeğinizi yıllarca etkileyecektir.

"Anne sütünün bebeğim için en ideal besin olduğunu biliyordum. Bebeğin anne sütünü daha iyi sindirdiğini, üstelik ona gerekli tüm besleyici öğelerin anne sütünde bulunduğunu söyleyebilirim."


Anne sütünde bebeğinizin bağışıklık sistemi tam olarak gelişene dek gerekli olan, hastalıklara karşı savunucu maddeler vardır. Ayrıca bazı alerjilere karşı da koruyucudur. Yapay mamalar bunları sağlamaz.


"Bebeğim her istediğinde sütümün, steril ve uygun ısıda hazır olması büyük bir kolaylıktır."

"Meme verirken anlatılamaz bir mutluluk duyuyorum. Bebeğimle böylesine yakın olmak, küçük eliyle bana dokunması, minik yüzünün göğsüme yaslandığını hissetmek bana büyük zevk veriyor."

"Sütümü emzirmem ağladığında onu yatıştırmak için en iyi yol. Aç olmasa da yalnızca emmenin verdiği rahatlık ona yetiyor."

"Doktorum, vücudumun gebelik öncesi durumuna bu kadar çabuk kavuşmasında emzirmemin de yaran olduğunu söyledi. Bunu duyunca bebeğime anne sütü vermekle ne iyi ettiğimi bir kez daha anladım."


Emzirmek ilk haftalarda daha çok zaman alır, çünkü anne sütü emen bebekler daha sık beslenmek ister ve gerekli sütü aldıktan sonra bile emmeyi sürdürürler. Gerçekte emme, bebek için bir gereksinimdir; beslenmenin ötesinde bir doyum sağlar. Öte yandan, biberonu steril hale getirip mama hazırlamak da zaman alır. Aylar geçtikçe biberonda mama hazırlamak size daha da zor gelecektir. Oysa bebek büyüdükçe emzirilmesi kolaylaşır.


"Memelerim küçük olduğu için emziremeyeceğimi sanırdım. Hiç de öyle olmadı. Bol sütüm geldi, bebeğim ise memelerimin küçüklüğüne hiç aldırmadı."

Yolculukta da anne sütü emzirmek daha kolaydır. Biberonu ısıtma, mamayı saklama derdi yoktur.

"Emzirmeyle ilgili sevmediğim tek şey geceleri süt vermemdi. Memeden elle süt boşaltıp hazır bulundurmaktan hoşlanmadığım için gece kalkmak hep bana düşüyordu. Ancak bu da yalnızca birkaç hafta sürdü."

"Kocamın bebeği ne kadar istekle beslediğini görünce mama ile besleme karanmın doğru olduğunu anladım. Böylece bebekle babası arasında sıcak bir ilişki kurulması kolaylaştı."


"Biberonla bebeğimin ne kadar süt aldığını görebiliyorum. Bu da beni rahatlatıyor."

Yorgunluk, hastalık ve stres anne sütünü azaltabilir, mamayla beslenen bebek ise bunlardan etkilenmez.


Biberonla beslerken bebeğinizin iştahına güvenmeyip onu gereğinden fazla besleyebilirsiniz. Bu ise bebeğinizde aşırı kilolara neden olabilir.

Biberonla beslenen bebekte ishale ve kusmaya yol açan mikropları kapma riski daha yüksektir.

Anne Sütünün Önemi

Anne Sütünün Önemi

Anne Sütü Alm. Muttermilch (f), Fr. Lait de Mére, İng. Mother milk. Kadının çocuğunu beslemek için memelerinden gelen besleyici beyaz sıvı. Yeni dünyaya gelen çocuğun hayatiyetini devam ettirebilmesi beslenmesine bağlıdır. Bebek için iyi beslenmede en önemli besin anne sütüdür.

Anne sütünü basit bir sıvı olarak görmemek lazımdır. Eğer anne sütü, yeterli mikdarda geliyorsa, çocuğa ilk altı ay hiçbir ek gıda vermeye gerek yoktur. Anne sütü, çocuğun gelişimi için gerekli bütün maddeleri ihtiva etmektedir.

Anne sütü yeni doğan bebeğin ve süt çocukluğu devrelerinin en ideal besinidir. 1970’lere kadar sun’i mamalar veinek sütü ile beslenme giderek artmışsa da, son yıllar içinde anne sütü ile beslenmenin önemi daha iyi anlaşılmıştır.

Bu sütteki proteinlerin hazmı oldukça kolaydır. İnek sütündekilerin ise daha zordur. İnek sütünde, iyi kaynatılmadığı takdirde allerjiye (ekzama, ishal, kansızlık) yol açan bir madde (B. lakto globülin) vardır. Anne sütünde ise böyle bir madde yoktur. Anne sütünde laktofferin isimli bir madde, bağırsaklarda mikropların çoğalmasını önler ve vücut için gerekli olan demirin daha kolay emilmesini sağlar. İnek sütünde ve hazır mamalarda ise böyle bir madde yoktur.

Ayrıca anne sütünde, bebeği mikrobik hastalıklara daha dayanıklı hale getiren immünglobulinler ve lizozim isminde bazı maddeler vardır. İnek sütünde ise bu maddeler yoktur.

Anne sütü ile beslenen bebeklerin, anne sütü ile beslenmeyen bebeklere nazaran daha az ishal oldukları bir gerçektir. Çocuk için enerji kaynağı olan laktoz isimli madde, anne sütünde inek sütüne oranla daha fazla miktardadır.

Anne sütündeki mineraller (kalsiyum, fosfor v.s.) yeterli ve dengeli olduğu halde, diğer sütlerde bu denge yoktur.

Anne sütünün yağı, inek sütünden oldukça üstündür. Linoleik asit isimli madde, anne sütünde bulunur ve bu asit bulunmadığı hallerde çocuğun büyümesi yavaşlamakta, ciltte kuruluk ve kalınlaşma olmaktadır.

Anne sütünün yağı, kolay hazmedilmektedir. Çünkü bu hazmı kolaylaştıran lipaz isimli madde, süt mideye inince etkili olmaktadır. Halbuki mamalarda ve diğer sütlerde bu madde bulunmamaktadır.

İlk beş günlük anne sütü “ağız” veya “ağuz” (tıp dilinde kolostrum) çok zengin bir gıdadır. Kolostrumda, çocuk için çok önemli olan laktoferrin ve bifidium faktör veya diğer adıyla bifidus faktörü bol bulunmaktadır.

Çocuğun emzirilmesi anne sağlığı açısından da mühimdir. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, meme kanserleri, çocuklarını emzirmeyen kadınlarda, emzirenlere oranla daha fazladır.

Çocuk dünyaya geldikten sonra, iki saat içinde anne, çocuğunu emzirmelidir. Böylece anne sütünün gelmesi oldukça çabuklaşmaktadır. Süt çocuklarında böbrekler tam fonksiyon göstermediği için fazla tuzun atılması ancak fazla su atılması ile olur. Fazla tuz alınması çocuklar için tehlikeli olan su kaybına sebeb olabilir. Anne sütündeki tuz ve mineral miktarı inek sütünün üçte biri kadardır. Eğer annenin sütü yoksa veya miktar olarak yetersizse ve bir hekim tarafından karar verilmişse (çocuğun kilo almadığı tesbit edilerek) ancak o zaman uygun terkipte hazırlanmış mama ve inek sütü verilmelidir.

Anne sütüyle beslenenlerde, ilk aylarda pişik, grip, farenjit ve süt allerjisine, ilerleyen yaşlarda da astıma daha az rastlanır.

Bütün bunlardan başka, çocuk ruh sağlığı için önemli olan anne-çocuk sevgi ve yakınlığı kadının çocuğunu emzirmesi ile başlar.

Anne Sütünü Artırıcı Tıbbi Bitkiler

Anason: Anne sütünü artırıcı özellikte olup, günde 0,5-1 gr alınabilir. % 1-2' lik çayından günde 2-3 bardak içilebilir. Gaz giderici olduğu için anneye ve bebeğe iyi gelir.

Sütotu: Bir çay kaşığı kadar ufalanmış sütotunun üzerine kaynar su dökülür, on dakika kadar bekletilip süzülür ve taze taze içilir. Tatlandırıcı olarak bal veya şeker katılabilir.

Rezen meyvesi (Raziyane): Toz halindeki rezeneden 0,5-1 gramlık haplar yapılarak günde 3 defa yutulur. Hap yapmak için bal, leblebi unu veya meyan balı kullanılır. İnfüzyon halinde de kullanılabilir. 2 gram toz rezene kaynar suya atılır, beş dakika kadar hafif ocakta tutulur ve karıştırılır, sonra tülbentten süzülerek çay gibi içilir. Rezene içen annenin sütü, çocuğun gazını da giderir.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi

Anne Sütünün Önemi

Anne Sütü Alm. Muttermilch (f), Fr. Lait de Mére, İng. Mother milk. Kadının çocuğunu beslemek için memelerinden gelen besleyici beyaz sıvı. Yeni dünyaya gelen çocuğun hayatiyetini devam ettirebilmesi beslenmesine bağlıdır. Bebek için iyi beslenmede en önemli besin anne sütüdür.

Anne sütünü basit bir sıvı olarak görmemek lazımdır. Eğer anne sütü, yeterli mikdarda geliyorsa, çocuğa ilk altı ay hiçbir ek gıda vermeye gerek yoktur. Anne sütü, çocuğun gelişimi için gerekli bütün maddeleri ihtiva etmektedir.

Anne sütü yeni doğan bebeğin ve süt çocukluğu devrelerinin en ideal besinidir. 1970’lere kadar sun’i mamalar veinek sütü ile beslenme giderek artmışsa da, son yıllar içinde anne sütü ile beslenmenin önemi daha iyi anlaşılmıştır.

Bu sütteki proteinlerin hazmı oldukça kolaydır. İnek sütündekilerin ise daha zordur. İnek sütünde, iyi kaynatılmadığı takdirde allerjiye (ekzama, ishal, kansızlık) yol açan bir madde (B. lakto globülin) vardır. Anne sütünde ise böyle bir madde yoktur. Anne sütünde laktofferin isimli bir madde, bağırsaklarda mikropların çoğalmasını önler ve vücut için gerekli olan demirin daha kolay emilmesini sağlar. İnek sütünde ve hazır mamalarda ise böyle bir madde yoktur.

Ayrıca anne sütünde, bebeği mikrobik hastalıklara daha dayanıklı hale getiren immünglobulinler ve lizozim isminde bazı maddeler vardır. İnek sütünde ise bu maddeler yoktur.

Anne sütü ile beslenen bebeklerin, anne sütü ile beslenmeyen bebeklere nazaran daha az ishal oldukları bir gerçektir. Çocuk için enerji kaynağı olan laktoz isimli madde, anne sütünde inek sütüne oranla daha fazla miktardadır.

Anne sütündeki mineraller (kalsiyum, fosfor v.s.) yeterli ve dengeli olduğu halde, diğer sütlerde bu denge yoktur.

Anne sütünün yağı, inek sütünden oldukça üstündür. Linoleik asit isimli madde, anne sütünde bulunur ve bu asit bulunmadığı hallerde çocuğun büyümesi yavaşlamakta, ciltte kuruluk ve kalınlaşma olmaktadır.

Anne sütünün yağı, kolay hazmedilmektedir. Çünkü bu hazmı kolaylaştıran lipaz isimli madde, süt mideye inince etkili olmaktadır. Halbuki mamalarda ve diğer sütlerde bu madde bulunmamaktadır.

İlk beş günlük anne sütü “ağız” veya “ağuz” (tıp dilinde kolostrum) çok zengin bir gıdadır. Kolostrumda, çocuk için çok önemli olan laktoferrin ve bifidium faktör veya diğer adıyla bifidus faktörü bol bulunmaktadır.

Çocuğun emzirilmesi anne sağlığı açısından da mühimdir. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, meme kanserleri, çocuklarını emzirmeyen kadınlarda, emzirenlere oranla daha fazladır.

Çocuk dünyaya geldikten sonra, iki saat içinde anne, çocuğunu emzirmelidir. Böylece anne sütünün gelmesi oldukça çabuklaşmaktadır. Süt çocuklarında böbrekler tam fonksiyon göstermediği için fazla tuzun atılması ancak fazla su atılması ile olur. Fazla tuz alınması çocuklar için tehlikeli olan su kaybına sebeb olabilir. Anne sütündeki tuz ve mineral miktarı inek sütünün üçte biri kadardır. Eğer annenin sütü yoksa veya miktar olarak yetersizse ve bir hekim tarafından karar verilmişse (çocuğun kilo almadığı tesbit edilerek) ancak o zaman uygun terkipte hazırlanmış mama ve inek sütü verilmelidir.

Anne sütüyle beslenenlerde, ilk aylarda pişik, grip, farenjit ve süt allerjisine, ilerleyen yaşlarda da astıma daha az rastlanır.

Bütün bunlardan başka, çocuk ruh sağlığı için önemli olan anne-çocuk sevgi ve yakınlığı kadının çocuğunu emzirmesi ile başlar.

Anne Sütünü Artırıcı Tıbbi Bitkiler

Anason: Anne sütünü artırıcı özellikte olup, günde 0,5-1 gr alınabilir. % 1-2' lik çayından günde 2-3 bardak içilebilir. Gaz giderici olduğu için anneye ve bebeğe iyi gelir.

Sütotu: Bir çay kaşığı kadar ufalanmış sütotunun üzerine kaynar su dökülür, on dakika kadar bekletilip süzülür ve taze taze içilir. Tatlandırıcı olarak bal veya şeker katılabilir.

Rezen meyvesi (Raziyane): Toz halindeki rezeneden 0,5-1 gramlık haplar yapılarak günde 3 defa yutulur. Hap yapmak için bal, leblebi unu veya meyan balı kullanılır. İnfüzyon halinde de kullanılabilir. 2 gram toz rezene kaynar suya atılır, beş dakika kadar hafif ocakta tutulur ve karıştırılır, sonra tülbentten süzülerek çay gibi içilir. Rezene içen annenin sütü, çocuğun gazını da giderir.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi

Popüler Yayınlar

Related Posts with Thumbnails
Pasta Tarifleri

Uyarı

Bu site yayınlanan sağlık ile ilgili bilgiler , ziyaretçilerini bilgilendirmek amacıyla yayınlanmaktadır. Burada yayınlanan yazıların tamamı bilgilendirme amaçlı olup, hiçbir şekilde hekim muayenesi ve konsültasyonunun yerine konulmamalı, hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Sağlığınızla ilgili acil durumlarda, bekleme süresi sağlığınızı olumsuz yönde etkileyebileceği için, zaman geçirmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmanızı öneririz.
Genel Kişisel Web