Bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mart 2010 Salı

Ağlayan Bebeğin Yatıştırma

Ağlayan Bebeğin Yatıştırma

Bebeklerimizin ağlamasına anne ve babaların dışında bebek ile ilgilenen tüm kişiler dayanamazlar. Bebeğin bir an önce yatıştırılması için herkes elinden geleni yapmak ister. Bu çabalar sırasında bilinçli davranmak hem bebeği hem de anneyi rahatlatacaktır. :)



Bebek, genellikle acıktığı zaman ağlar, ancak huzursuzluk, yalnızlık ve can sıkıntısı gibi durumlar da bu tepkiye neden olabilir. Bebekle sürekli ilgilenen kişi, çeşitli nedenlerden kaynaklanan farklı ağlayış biçimlerini ayırt etmeyi kısa zamanda öğrenecektir. Ne var ki bebeğiniz bazen nedensiz olarak da ağlayabilir. Bu durum, kendilerine çok güvenen anne babaları bile üzecek ve morallerini bozacaktır. Bundan alınmayın, yalnızca varlığınızla onu rahatlatın ve kendini güvende hissetmesini sağlayın.



Bebeğinizin ağlamalarına birkaç dakika içinde yanıt vermeniz önemlidir. Nekadar uzun süre ağlarsa, o kadar rahatsız olacaktır. Ağlamaya terk edilirse, dahada huzursuz olacak ve derdini anlamanız iyice güçleşecektir.



Ağlamalarına kulak asılmayan bebekler, büyüdükçe daha da huysuz olurlar. Şundan emin olmalısınız; ağlamasına yanıt vermeniz onu şımartmaz. Tam tersine, gereksinimleriyle ilgilendiğinizi ve bunları karşılayacağını belirtir.

11 Mart 2010 Perşembe

0– 1 Yaş Grubu Bebeklerin Beslenmesi

0– 1 Yaş Grubu Bebeklerin Beslenmesi


Yaşamın ilk birkaç yılı, sağlığın temellerinin atıldığı son derece önemli bir dönemdir. Bu kritik dönemde çocukların yaşaması ve sağlıklı büyüme ve gelişmelerinde yeterli ve dengeli beslenme belli başlı etmenlerden birisi, belki de enönemlisidir. Kişinin temel ihtiyaçlarından birisi olan beslenme; büyüme, gelişme ve sağlığın korunmasındaki en önemli faktördür.


0 – 6 aylık bebeklerin, sadece anne sütü ile beslenmesine “doğal beslenme”denir. Doğal beslenme ilk 4 – 6 aylık bebekler için en iyi beslenme şeklidir. 6 aydan büyük bebeklerde (bazen 4. aydan sonra) anne sütü tek başına yeterli olmaz. Bu nedenle diyete daha katı besinleri eklemek gerekir. Bu aylarda ek besinlere başlanmasının bir diğer nedeni bebeği diğer besinlerin tadına alıştırmaktır. Bebeğin kilo alma durumuna göre ek besinlere 4 – 6. aylar arasında başlanması sağlanmalıdır. Başlangıçta anne sütünü tamamlayıcı olarak verilen bu besinler, 9 – 12. aylarda esas besin olarak bebeğin beslenmesinde yer alır.






Ek besinler; teker teker, az miktarlarda (1 – 2 çay kaşığı) başlanmalı, her gün miktarı artırılmalı, yeni bir ek besin 1 – 2 gün ara ile eklenmeli, kaşık ve bardak ile verilmelidir. İlk başlanacak ek besinler elma veya şeftali suyu ve püresi ile yoğurttur. Bunları izleyerek diyete sebzeler, diğer meyve suları, yumurta, etler eklenir. Sebze ezmeleri ve çorbaları her gün taze olarak pişirilir. İçine un ve yağ da eklenerek zenginleştirilir.






Normal süt veren annenin sütü 4 ile 6 ay kadar bebeğin enerji ve besin öğeleri gereksinmelerini karşılayacak durumda olduğuna göre, bu dönemde anne sütü alamayan bebeğe, eğer olanak varsa en azından 4 – 6 aya kadar anne sütüne en yakın olan ticari formüla sütleri de verilebilir.
Normal süt veren bir anneden bebek ortalama günde 700 – 800 ml. Kadar süt emmektedir. Bu miktardaki süt bebeğin ilk 4 – 6 ayına kadar büyüme ve gelişmesini sağlayabilir, ancak bu aylardan sonra gerek annenin süt salgısının gittikçe azalması, gerekse bebeğin ağırlık kazanarak büyümesi, bebeğe, anne sütü yanı sıra tamamlayıcı besinlerin verilmesini gerektirmektedir. Normal anne sütü ile beslenen bebeğe verilecek ek besinler şunlardır:
Yoğurt :Anne sütünden sonra ilk başlanan ek besinlerden biridir. İlk kez 1 kaşık verilerek miktarı zamanla artırılır.






Meyve suları ve ezmeleri :Anne sütü yeterli olduğunda 4 – 6. ayda verilir. C vitamini için en uygun yiyecekler turunçgiller ve domatestir. Bunların bulunmadığı yerlerde elma, şeftali suları da verilebilir. Meyve önce iyice yıkandıktan sonra suyu sıkılır. Günde 1 çay kaşığı ile başlamak suretiyle miktar gittikçe artırılır. Meyveler sıkılır sıkılmaz bekletilmeden bebeğe verilmelidir. Yalnız anne sütü ile beslenenlere 6. aydan itibaren verilmeye başlanır. Meyve ezmeleri 4. aydan itibaren verilir. Anne sütüyle beslenen bebeğe meyve suyu, meyve ezmesi, anne sütü ile aynı zamanda verilmez. Meyve suyu, ezme ve püresi anne sütü verildikten 2 saat sonra verilir.






Tahıllar : Pirinç unu, buğday unu, pirinç, bulgur, ekmek içi, yoğurtla çorba yapılarak verilir. Tarhana çorbası da bebek için uygun ek besindir. Tahıllar 4. ayda verilir.
Çorbalar : Yoğurda alışmış bebeğe 1 yemek kaşığı ile başlamak suretiyle tarhana, yayla, sebze çorbaları gibi besleyici değeri yüksek olanlardan verilmeye başlanır.
Yumurta :Yoğurt, meyve, tahıllı besinler ve sebze çorbasına alıştırılmış bebeğe, suda katı pişmiş yumurta sarısından 1 çay kaşığı verilir ve miktarı zamanla artırılır. Yumurta, sebze çorbasına karıştırılarak verilebileceği gibi, ekmek içi ve sütle ezilerek de verilebilir. Yumurta beyazı 7 – 8. aylarda verilir.






Et ve kurubaklagiller : Yoğurt, sebze, tahıllı besinlere alışmış bebeğin, sebze çorbasının içine biraz kıyma konularak ete alıştırılır. Zamanla tavuk ve balık etleri de sebzelerle birlikte ezilerek verilebilir. Yine kıyma yerine, sebze çorbasına kırmızı – sarı mercimek, pişmiş nohut konularak çocuk bu besinlere alıştırılır. Et, kıyma yada püre olarak 5. aydan itibaren çorbalara eklenerek verilir. Tavuk ve kılçıksız balık eti çocuklar için tercih edilir. Karaciğer püre olarak 7 – 8. aylarda verilmelidir. Öte yandan bebekler için beyin önerilmemektedir.






Görüldüğü gibi, 4 – 6 aylık dönem, ek besinlere alıştırma dönemidir. Her bir besin tek tek, az sulu kıvamda verilir. Şeker, şekerli çay ve lokum çocuğa yarardan çok zarar verir.
6. aydan sonra yukarıdaki yiyeceklerin miktarları biraz daha artırılarak çocuğa verilir. 7. aydan sonra çocuk, ailenin yediği baharatlı ve çok yağlı olmayan yemekten alabilir. Sadece yemeğin suyu değil, kendisi ezilerek verilmelidir. Ayrıca yemeklere ilave olarak çocuğun günde 2 su bardağı kadar yoğurt veya süt ile 1 yumurta yemesi sağlanmalıdır.
* Bu arada peynir 8. aydan önce önerilmez. Veriliyorsa da kesinlikle pastörize olduğundan emin olunmalıdır.






Tamamlayıcı Besinlere Alıştırma
Tamamlayıcı besinlerin çocuğun sindirim sistemine uygun olup olmadığı kontrol edilmelidir. İshal, kusma veya allerjik belirtilere neden olan besinleri belirleyebilmek için aşağıdaki kurallara uyulmalıdır:






o Bir günde birden fazla yeni besin verilmemelidir.
o Her yeni denenecek besinin miktarı önceden birkaç tatlı kaşığı olmalıdır. Herhangi bir sorun olmadığında besinin miktarı sonraki günlerde artırılmalıdır.
o Yeni verilen besin, çocuk aç iken verilmelidir.
o Lezzeti beğenilmeyen, kusma yada ishal gibi durumlara neden olan besinler birkaç gün beklenip tekrar denenmelidir.






o Yemek suyu ve et suyu tek başına tamamlayıcı besin değildir. Bu nedenle gerek yemek suyuna gerekse et suyuna ekmek doğrayıp vermek yerine, suyu içinde ezilmeli; et suyu da çeşitli çorbaların yapımında kullanılmalıdır.






o Çay, kolalı içecekler, hazır çorbalar bu yaş grubu çocuklara verilmemelidir.
Çocuklara, su kaynatılmadan verilmemelidir !






Özellikle kış günlerinde ve güneş ışınlarından yararlanamayan çocuklarda
1. aydan 1 yaşına kadar günde 400 IU vitamin D verilmelidir

10 Mart 2010 Çarşamba

Bebek Büyütürken Yapılan Hatalar

Bebek Büyütürken Yapılan Hatalar

Bebek büyütürken yapılan ve çocukların sağlığını olumsuz etkileyecek doğru bilinen yanlışlar neler?

Çocuk yetiştirmede anne-babaların en çok etkilendiği konulardan biri de kendi büyüklerinden gördükleri ve duydukları ‘geleneksel inanışlar’dır. Çok fazla inanmasalar bile şartlanmış bir şekilde bunları uygulamak isterler. Oysa bunların bir kısmı doğru değildir. Peki çocukların sağlıklı gelişimini olumsuz etkileyebilecek bu yanlışlar neler olabilir? ‘Bebeğim ve Biz’ dergisi, Çocuk Sağlığı Uzmanı Dr. Feyza Çivici Gümüş ile çocukları büyütürken yapılan hataları konuştu. İşte bu hatalar:

* Sütü yetmiyor!
Yeni annelerin en çok endişe ettiği konulardan biri, bebeğin aç kalmasıdır. Bu nedenle de çoğu zaman bebekler, anne sütü yerine mamayla beslenir. Oysa anneler, sütünün yetip yetmediğini bebeğinin çişini takip ederek anlayabilir. 24 saatte en az beş kez bezini ıslatan bebek, anne sütüyle doyuyor demektir. Anne sütü yetersizliğine ancak bir çocuk hastalıkları uzmanı doktor karar verebilir.

* Sarılık için şekerli su
İlk günlerde anne sütünün gelmesinde yaşanabilecek bir sorun, bebeğin zayıflamasına ve sarılık oluşumuna yol açabilir. Halk arasında, aç kalan ve az idrara çıkan bebeklere şekerli su verilmesi önerilir. Oysa bebek beslenmesinde şekerli suyun yeri yoktur.

* Bezi bırakma yaşı
İki yaş, çiş eğitimi vermek için başlangıç dönemidir. Bezi tamamen bırakma dönemi değildir. Tuvalet eğitimi verildiği dönemde çocuk zorlanmamalı, altına kaçırdığı için kızılmamalıdır.

* Dondurma hasta eder
Dondurma, tüm çocukların sevdiği ve yararlı bir yiyecektir. Bu yüzden onları bu güzel yiyecekten tamamen mahrum bırakmak doğru değildir. Yasaklamak yerine bu yiyeceğin hastalık nedenini ortadan kaldırmak gerekir. Bu doğrultuda dondurma, boğaz ağrısına neden olmaması için yalayarak yenmeli ve yanında su içilmelidir.

* Gürbüz çocuk sağlıklıdır
Gürbüz çocuk, sağlıklı çocuk değildir! Dengeli beslenen çocuk, zayıf da olsa sağlıklıdır. Çocukları yemek yeme konusunda zorlamayın, yemediği zaman beslenmeyi sonlandırın!

* Sıcak hava sever
Hayır, çocuklar her zaman terlemeyeceği şekilde giydirilmelidir. Üşüyeceği korkusuyla çocukları çok giydirmek, terlemeye ve hasta olmaya yol açar. Pamuklu kıyafetler idealdir.

* Aman terlemesin!
Hasta olur endişesiyle çocuğun hareket etmesini kısıtlamak yanlış bir yaklaşımdır. Her çocuk hareket edince terler; terleyince üstünü değiştirebilirsiniz! ‘Çok terledin artık yerine otur’ demek, onu tembel, hantal ve mutsuz yapar. Zaman içinde metabolizma hızı azalan çocuk, hızla kilo almaya başlar. Hareket etmelerini kısıtlamaktansa, onu spora yönlendirin.

* Şaşılık geçer
Çocuklarda şaşılık bir yaşına kadar fizyolojik kabul edilir. Ancak bir yaşından sonra düzelmeyen şaşılıklar için mutlaka göz doktoruna başvurulmalıdır. Bir yaşından önce bebeklerde Nistagmus (göz küresinin istemsiz titremesi) görüldüğünde de mutlaka bir göz doktoruna muayene ettirilmelidir.

* Fazla süt gaz yapar
Çocukların beslenmesinde bir yaşından önce inek sütü yer almamalıdır. Ancak bir yıldan sonrada günlük süt tüketimi 400 CC’yi geçmemelidir. Sütün içinde bulunan laktoz adlı şeker gaza yol açar. Fakat artık piyasada laktozsuz sütler de bulunabiliyor. Çocuğa süt vermemek çözüm olmamalı.

22 Ocak 2010 Cuma

İlk 6 Ay Sadece Anne Sütü

İlk 6 Ay Sadece Anne Sütü


Sağlıklı bir toplum yaratmanın ilk adımı, öncelikle bebeklerimize sağlıklı başlangıçlar sunarak atılır.

Nedir sağlıklı başlangıçlar?...
Birincisi, bebeklerimize anne karnında sağlıklı bir süreç yaşatmaktır.
İkincisi, onları sağlıklı koşullarda dünyaya getirmektir.
Ve üçüncüsü, doğduktan sonra ne olursa olsun onları anne sütünden mahrum bırakmamaktır.

Bebekler beslenme bozukluklarından ölüyor...
Araştırmalar, ülkemizde binlerce bebeğin sırf anne sütünden doğru bir şekilde yararlanamadığı için yaşamını yitirdiğini ortaya koymaktadır. Sağlık Bakanlığı’nın 2002 verilerine göre, ülkemizde canlı doğan her bin bebekten yaklaşık 38’i bir yaşına gelemeden yaşama veda etmektedir. Daha açık bir ifadeyle her yıl ülkemizde doğan yaklaşık bir buçuk milyon bebekten ortalama elli bini 1 yaşına gelemeden kaybedilmektedir. Bebeklerin ölüm nedenleri arasında beslenme bozuklukları ikinci sırada yer almaktadır. İlk bakışta bu olanaksız gibi gelebilir. Çünkü hepimizin de bildiği gibi, ülkemizde emzirme oldukça yaygın. Doğumdan sonraki ilk aylarda hemen her bebek anne sütü ile beslenmektedir. İstatistiklere göre ise, ülkemizde emzirmeye başlangıç oranı yüzde 95’in, ortalama emzirme süresi ise 12 ayın üzerindedir. Fakat yine de bebeklerimiz beslenme bozukluklarından ölebilmektedir. Neden? Uzmanlara göre bunun en önemli nedeni, ülkemizde emzirmenin yaygın ve süresinin uzun olmasına karşın, ek besinlere gerekenden çok erken ya da çok geç bir dönemde başlanmasıdır. Örneğin; bebeklerin ilk 6 ayda ‘sadece anne sütü’ almaları gerekirken bu dönemde gereksiz olduğu halde ishal riskini arttıran su ilavesi yapılabilmektedir. Ya da sindirim sistemlerinin henüz yeterli olgunluğa ulaşmadığı ilk altı aylık dönemde, onlara ek besin verilmeye başlanabilmektedir.

Her beş yılda bir gerçekleştirilen Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırmalarına göre ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenen bebek oranı 1998’de yüzde 1.3 iken 2003’te yüzde 21’ e çıkmıştır.

Araştırmalar, ‘ilk altı ayda sadece anne sütü alan bebeklerin’ oranının artmış olduğunu gösterse de sonuç yine de yeterli değildir. Peki bu yanlış beslenmenin bedelini, toplum olarak nasıl ödemekteyiz?

Ne yazık ki; bebeklerimiz hala yetersiz ya da yanlış beslenmeden dolayı ölebilmektedir. Hem de bunu önlemek son derece basitken. İlk altı ay yalnızca anne sütü, daha sonra ise ek besinlerle beraber emzirmenin 2 yıla kadar sürdürülmesi... Sadece bu kadar...

İşte bu bilincin yaygınlaştırılabilmesi ve beslenme bozuklukları nedeniyle bebek ölümlerinin yaşanmaması için 1-8 Ekim arası, tüm dünyada ve ülkemizde ‘Dünya Emzirme Haftası’ olarak kutlanıyor. Ve biz, bu hafta aracılığıyla bebeklerimiz için eşi bulunmaz bir besin olan anne sütü ve emzirmenin faydalarını bir kez daha vurguluyoruz.

İlk altı ay ‘mutlaka’ ve ‘sadece’ anne sütü...
Yaşamlarının ilk altı ay içerisinde bebeklerimize sunabileceğimiz en ideal besin maddesi anne sütüdür. Bunun birçok nedeni var. Birkaçını hatırlatacak olursak...

Anne sütü içerdiği koruyucu maddelerle, bebeklerimizin mikroplara karşı ilk aşısıdır. Onları birçok hastalıktan korur, bağışıklık sistemlerinin güçlenmesine de yardım eder. Bebeklerimizin gereksinim duyduğu tüm besin maddeleri, en uygun oranda sadece anne sütünde mevcuttur. Anne sütü mikropsuzdur, her an hazırdır ve ekonomiktir... İlk altı ay boyunca bebeklerimize anne sütü vermek onlara sunabileceğimiz en değerli armağandır. Altıncı aydan sonra ek gıdalara başlanmasıyla beraber, emzirmenin iki yaşına kadar sürdürülmesi ayrı bir önem taşır. Çünkü büyüme ve gelişmelerinin çok hızlı olduğu bu iki yıllık süre zarfında onları emzirmek, sadece o andaki değil ileriki yıllardaki fiziksel ve ruhsal sağlıklarını da olumlu yönde etkiler. Onları olabildiğince uzun bir süre emzirmek, özellikle de beslenme bozukluklarının önlenmesinde önemli bir role sahiptir. Uzun süre emzirilen bebeklerin ilerde bazı hastalıklara karşı daha dirençli olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, bu bebeklerin daha zeki olduklarına dair çeşitli araştırma sonuçları da mevcuttur.
Anneler emzirerek kendi sağlıklarına da katkıda bulundukları gibi ekonomik, hijyenik, zahmetsiz bir besleme şansı da yakalarlar.

Bebekler içinse emmek, her yönüyle idealdir. Kendisi için gerekli bütün besinleri anne sütünden sağladığı gibi, annesinin sıcaklığını tensel temas yoluyla hisseder. Bu temas, bebekte güven duygusunun gelişmesini destekler. Daha doğar doğmaz, dünyaya gözlerini açtığı ilk saatlerde ve daha sonraki aylardaki kendisi için gerekli olanları, anne sütünü emerek sağlayabilir. İşte bu yüzden;
Her annenin bebeğine verebileceği en değerli armağan; anne sütüdür.

13 Ocak 2010 Çarşamba

Bebeğimin Gözleri Çok çapak Oluyor

Bebeğimim Gözleri çok Çapak Oluyor

Doğal olarak oluşan göz yaşları gözü daima temizlediği için gözler sağlıklı olduğu sürece ayrıca göz temizliğine gerek yoktur. Gözün çapaklanması ise göz kapağı iltihabına (konjunktivit) bağlı olabilir.

Bu durumda bebeğin gözü kaynatılarak ılıtılmış suya batırılan temiz bir pamuk parçası ile göz pınarlarından dışa doğru,her bir göz için ayrı bir pamuk kullanılarak silinir. Kısa sürede geçmeyen çapaklanmalar doktor takibinde uygun ilaçlar ile tedavi edilir.

Bebeğim Cok Ağlıyor

Bebeğim Cok Ağlıyor

Ağlama bebeklerin çevresi ile tek iletişim kurma şekli olup, basit bir nedenden ya da bir hastalıktan da kaynaklanıyor olabilir. Ağlama anne babayı endişelendiren, sık sık doktora başvurmalarına neden olan bir durumdur. Başlıca sepebler aşağıdakiler olabilir

Açlık ve susuzluk

Beslenme problemleri

Hastalıklar

Anneye temas isteği

Ortamın çok sıcak ya da soğuk olması

Altının ıslak olması ya da kaka yapması

9 Ocak 2010 Cumartesi

Bebeklerde Beslenme Ve Babanın Yeri

Bebeklerde Beslenme Ve Babanın Yeri


Anne-babasıyla yakın, sevecen ilişkisi olan bebek çok şanslıdır. Bebeklerin fiziksel yakınlığa ihtiyaçları vardır ve emzirme dışında, bebeğin bulunabileceği en şahane yer babasının sevecen kollarıdır. Bebek ile sıcak ve bağlı (düşkün) bir ilişki kurmak için babanın onu beslemesi gerekmez. Sarılarak, severek, oynayarak onunla bu ilişkiyi kurabilir. Babasının omzunda sallanmak veya göğsünün üzerine yatmak bebeğin çok hoşuna gider.

Bırakın beslenmesi bitmiş bebeğinizi babasının göğsüne, onunla kalsın, babası onu sallasın kollarında. Bebeğin altını değiştirmek, yıkamak, ağladığı zaman yatıştırmaktan başka babanın onunla paylaşabileceği şeyler vardır, biraz hayal gücü yeterlidir. Hatırlanması gereken en önemli şey de bebeğin hem anneye hem babaya gereksinim duymasıdır.

Bebeğin ihtiyaçlarının her ikisi tarafından da karşılanacağını bilmesi çok önemlidir. Babanın, anne ile olan bağlılığı bebekle bağlılığını pekiştirir. İlk aylarda babanın asıl görevi anneyi rahatlatmaktır ki o da rahat rahat emzirsin, bunu da evdeki bazı işlerin yükünü üstünden alarak ve yardımcı olarak sağlar

8 Ocak 2010 Cuma

Çocuklarımızı Grip Virüsünden Nasıl Koruruz

Çocuklarımızı Grip Virüsünden Nasıl Koruruz



• Okulda, çocukların birlikte oynadığı oyunlar yerine daha az temas kuracakları oyunlara yönlendirilmeleri gerekir.

• Okuldaki arkadaşlarıyla, zorunlu olmayan yakın temastan (sarılma, öpüşme, beraber oynanan oyunlar vs…) kaçınmaları gerekir. Unutmamalı ki grip, hastalıklı birine bir metreden daha yakın olduğunda insandan insana bulaşır. Öğretmenlerin çocukları bu konuda uyarmaları gerekmektedir.

• Ellerini sık sık, özellikle öksürdükten veya hapşırdıktan sonra su ve sabun ile yıkamaları gerekmektedir.

• Öksürürken veya hapşırırken ağızlarını kağıt mendil ile kapatmaları gerektiği öğretilmelidir. Mendil kullanımını özendirmek gereklidir.

• Öksürdükten veya hapşırdıktan ya da hasta olma ihtimali olan birisi ile temasta bulunan çocuklara, ellerini yıkayıncaya kadar; göze, burna veya ağza sürmemeleri gerektiği anlatılmalıdır. Virüs bu yolla bulaşabilmektedir.

• Eğer çocukta kağıt mendil yoksa veya çıkarıp kullanmaya fırsat bulamadıysa, öksürürken veya hapşırırken ağzını eliyle kapatmalı ve hemen elini su ve sabunla iyice yıkaması gereklidir.

• Hasta kişilerle yakın temastan uzak tutulmalılar. Temas zorunlu ise maske ve eldiven kullandırılmalı, temas sonrası hemen ellerini su ve sabun ile yıkamaları gerekmektedir.

• Grip belirtileri olursa hemen doktora veya hastaneye başvurun. ‘Çocuktur, soğuk algınlığına yakalanmıştır’ demeyin. İlk belirtiler griple aynı olacağından hastalığın Domuz gribi olup olmadığını anlamak için bir uzmana görünmek gerekir.

• Eğer çocuk hasta ise okuldan geri kalacak düşüncesi ile okula göndermeye çalışmamalı ve çocukların diğer kişilerle temasını sınırlandırmalıdır.

Suya sabuna dokunmayı özendirmeli; ellerin su ve sabun ile yıkanması mikroplardan korunmanın en etkili, en ucuz ve en kolay yoludur. Ancak etkili olabilmesi için en az yarım dakika süreyle ve parmak araları da dahil olmak üzere her yerin iyice yıkanması gerekmektedir. Su ve sabun yerine alkol bazlı el dezenfektanları da kullanılabilir

19 Aralık 2009 Cumartesi

Bebek ve uyku

Bebek ve uyku

UYUMAYI 7 GÜNDE ÖĞRETİN

Bazı bebekler vardır ; doğumdan hemen sonra hayatlarının başlayacağı eve geldiklerinde ya tüm ev halkına hükmeder, istediğini yaptırır, ya da söz dinleyen bir bebek olur .( TABİİ BU NADİREN GÖRÜLÜR).Bazı bebekler vardır ki annelerini geceler boyunca uyutmaz, gündüzleri uyur, geceleri oyun oynamak ister. Zavallı anne uykusuzluk çeker, yorgun düşer.

Bebeğiniz doğduğu andan itibaren onun için her şeyin en iyisini istiyorsunuz. Belki de bu yüzden ilk günlerde geçirdiğiniz uykusuz geceler sizin için hiç önemli değil. Ama bu bu tempoya ne kadar dayanacaksınız! Haftalar hatta aylar boyu gecenin bir yarısında tatlı uykunuzdan uyanmak hiç hoş olmasa gerek Geceleri arada bir eşinizden yardım isteyecek oluyorsunuz ama o yorganı başına çekip daha derin bir uykuya dalıyor. Bir gün olsun yataktan dinlenmiş ve kendinizi iyi hissederek kalkmanın nasıl bir his olduğunu unuttunuz artık!

Siz bebeğinize düzenli bir uyku alışkanlığı kazandırmak istiyorsanız en başta karar vermelisiniz. Sabırlı olacak , bu yaptıklarınızın sonucunda bebeğinize uyku alışkanlığı kazandıracağınızı aklınıza getireceksiniz. Bebekler onlara izin verildiği takdirde 3-4 ay arasında kendiliğinden uyuma alışkanlığı kazanıyor. Tabii bu söylenen, siz onu yıllarca sürecek yanlış bir uyku düzenine alıştırmazsanız geçerli. Hele ki bebeğiniz 6 aylıksa ve siz hala gece kuşu olmayı sürdürüyorsanız burada bahsedeceğimiz programı hemen uygulamaya başlayın. Çünkü 7 günde düzenli uykuyu garanti ediyoruz. Bizden söylemesi...

1. GÜN
Yeni Bir Düzen Kurun
Uzun saatler süren öğle uykusu nedeniyle birçok bebeğin günü ve gecesi birbirine karışıyor. Böylece bebek uykuda olması gereken bir saatte oyun oynamayı tercih ediyor. Şimdi bu durumu düzeltmenin zamanı geldi! Son araştırmalar bebeklerin gece ile gündüzü ayırt edebildiğini ortaya koyuyor. Bunun için ona gerekli ipuçlarını vermeniz yeterli.
Yarından başlayarak onu sabah erkenden kaldırın ve her gün aynı saatte uyandırmaya özen gösterin. Yatağını pencerenin yakınına koyun ve perdeleri aralık bırakın. Gün ışığı onun uyanmasına yardımcı olacaktır. Öğle uykusuna yatırdığınız zaman bile hava kararmadan önce onu uyandırın. Böylece gün ışığında uyanması gerektiğini, gece ise uyuması gerektiğini anlayacaktır. Bebeğinizi akşamları da aynı saatte yatağına yatırın. Gerekirse loş ışıkta ona kitap okuyun veya şarkı söyleyin.

2. GÜN
Uygulamaya Devam
Dün başladığınız rutin programa devam edin. Hemen pes etmeyin. Geceleri karnı acıktığı için ağlamaya devam edebileceğini unutmayın. Onu emzirmek ya da beslemek zorunda kalıdığınızda bunu hafif karanlık bir ortamda yapın. Özellikle geceleri bebeğinizi nelerin rahatlattığını iyi gözlemleyin. Ilık banyonun bir çocuk için sakinleştirici, bir başkası içinse tam tersi olabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Gece yatırdığınızda müzik dlinletmek gibi rutin alışkanlıklar kazandırın.

3. GÜN
Ağlama Başlıyor
Ağlamak çocukların en büyük silahı! Anne ve babaların da dayanamadığı bir durum. Ancak, sabırlı olun ve kendi kendinize şunu mırıldanın: "Sonuç uyku olacak!" Onu uyutmaya çalışırken ağlaması karşısında endişelenmeyin. Bırakın koyduğunuz uyku kurallarına alışsın. Program değişiklikleri 6 aylıktan küçük çocukları çok daha fazla üzüyor. Bebeğiniz en fazla 15-20 dakika ağlar ama kötü uyku alışkanlığı yıllarca sürebiliyor. Unutmayın ki bu çocuğunuzla sizin aranızdaki bir savaş. Onunla ilgilenmeyin ama kendi merakınızı gidermek için 5-10 dakikada bir kapı aralığından onu kontrol edin. Susması için ışıkları açmayın, yataktan çıkarmayın ya da biberon vermeyin, aksi takdirde ertesi gece de dakikalarca ağlayacağından emin olun.

4. GÜN
Ağlama Savaşı Sürüyor
Geçen gece oldukça uzun sürdü değil mi? Bu gece biraz daha rahat geçecek. Ama bilin ki o yine de ağlamaya devam edecek. Ancak, bu kez daha kısa sürecek, bize inanın. Bunun için kurallarınızın kesin olduğunu ona ispatlamanız gerekiyor. Sabırlı davranmaya devam edin. Ona karşı yumuşak olduğunuz hissini uyandırmayın. Yoksa geçen geceye göre 2 kat daha fazla ağlayacaktır. Sakın ona bu kozu vermeyin.

5. GÜN
Bebeğiniz Sakinleşiyor
Bebeklerin çoğu 3-5 gün içersinde bu programa alışıyor. Dolayısıyla, bu gece belki de şanslı geceniz! 5 dakikada bir onu kontrol etmeyin, en az 15 dakika aralıklarla odasına uğrayın. Bazı bebekler odaya sık sık girilmesinden rahatsız oluyor. Bu nedenle kapı aralığından onu izleyin. Hem unutmayın ki bu gece daha az ağlıyor.
Uyku problemlerinin arasında sıkça rastlananların başında gece emzirmesi ve alt değiştirme geliyor. Tabii ki size bunları yapmayın demiyoruz ama mümkün olduğunca kısa ve sessiz olmasına özen gösterin. Altını değiştirirken bile kesinlikle ışıkları açmayın. Gereginden çok emzirmeyin. Böylece hem onu rahatsız etmemiş olursunuz, hem de yeniden altını değiştirmek, zorunda kalmazsınız!

6. GÜN
Bebeğiniz Uyuyor!
Mucize gibi geliyor değil mi? Sakın, bu mutluluğu günlerdir uyguladığınız kuralları rafa kaldırarak bozmayın. Uyumasını garip karşılayarak onu sık sık kontrol etmeyin, Gevşeyin!
Onu sıcak tutan bir pijama giydirin.Böylece üstünü açmasını kendinize dert etmeyin. Bebek monitörünün sesini kısın ve sadece çok ihtiyacı olduğunda onu duyun. Başarınızı gölgeleyecek davranışlarda bulunmamaya özen gösterin.

7. GÜN
Uyku Sırası Sizde!
Kendinize bir iyilik yapın ve bu gece derin bir uyku çekin. Son 6 gündür belki çok uykusuz kaldınız ama buna değdi değil mi? Çocuğunuza muhteşem bir armağan verdiniz: Düzenli uyku alışkanlığı. Hiç şüphe yok ki, bu program hastalık, tatildeki otel odası gibi etkenler nedeniyle zaman zaman aksaklığa uğrayacaktır. Oysa unutmayın ki, hiç uyku problemi yaşamamış bebekler bile bu durumlarda sorun çıkarıyor. Uyku problemi yeniden baş gösterecek olursa planı en baştan yeniden uygulayın, ikinci sefer ilkinden çok daha kolay olacaktır.

19 Kasım 2009 Perşembe

Bebekleri Anlama Rehberi

‘Bebekleri anlama’ rehberi


Anneler bebekleri doğduğunda ne kadar kitap okurlarsa okusunlar, hatta anneleri, kayınvalideleri, arkadaşları ve kız kardeşlerinden bebek bakımı konusunda destek de alsalar, bebeklerini büyütürken onlarca soruyla karşı karşıya kalırlar.

Bu soruların yanıtlanmaması endişeye dönüşür. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İbrahim Çelik, annelerin bebek bakımında artık halk efsanesine dönüşmüş bilgilerin doğrularını anlatarak, annelere bir mini rehber oluşturdu. İşte anneler için bebeklerini anlama rehberi:

1- Anne üşütünce kendi karnı ağrır, bebeğe bir şey olmaz!
Anne üşütürse en fazla kendi karnı ağrır, zira soğukta bağırsak hareketleri hızlanır, bu da karın ağrısı olarak hissedilir. Ancak bu durumun süt yoluyla bebeğe geçmesi söz konusu değildir.

2- Anne gazlı içecek tüketirse bebekte gaz olmaz
Gazlı içecekler, sıkıştırılmış karbondioksit içeren sıvılardır. Bunlar içildiğinde açığa çıkan serbest karbondioksit midede gaz baloncukları şeklinde şişkinliğe yol açar. Ancak bu gaz baloncuklarının süt yoluyla bebeğe geçmesi fiziksel olarak imkânsızdır. Benzer şekilde gaz yapan yiyecekler, annede gaz yapabilir. Ancak bu gazın da süt yoluyla fiziksel olarak bebeğe geçmesi söz konusu değildir.

3-Yeşil kaka yapıyorsa araştırmak gerekir
Bebeğin kakasının yeşil olmasına neden olan çok sayıda sebep vardır. En temel neden bağırsak pasajının hızlanmasıdır. Bağırsak hareketini artıran her türlü fiziksel ve kimyasal etken bebeğin kakasının yeşil olmasına neden olur. Bu, çoğunlukla da belirgin bir sebep olmadan olur.

4- Anne strese girince sütü de etkilenir
Bilimsel olarak süt salgısını artırdığı kanıtlanmış özel bir gıda ne yazık ki yok. Anne sütü üzerine etkili olan temel faktörler şunlardır: Annenin yapısal ve genetik özellikleri, emzirmeye olan arzu ve inancı, normal doğum sonrası en kısa sürede bebeğin anne memesiyle buluşması, annenin ağrı, sancı ve stresinin olmaması, doğru teknikle ve sık aralıklarla emzirmesi, bol sıvı alması ve dengeli beslenmesi.

5- Tırnak kesmek için kırkının çıkmasını beklemeyin
Bebeğin tırnakları, tırnak yatağını ne zaman geçerse o zaman kesilir, bunun için kırkını beklemeye gerek yoktur.

6- Hava sıkışınca hıçkırık olur
Bebeğin hıçkırmasının nedeni midede sıkışıp kalan bir hava cebininin mideden dışarı diyafram kasına doğru bir baloncuk oluşturup bu kası uyarmasıdır. Sıkışan bu hava kitlesi çıkıncaya kadar hıçkırık sürer.

7- Göz yaşarması, göz zarının tahriş olması demektir
Bebeğin göz yaşarması çoğunlukla mikrobik, alerjik ya da fiziksel bir etkenin göz zarını tahriş etmesine tepkisel olarak ortaya çıkar. Bazen de gözyaşı kanallarının doğuştan tıkalı olması nedeniyle gözyaşının buruna drenajındaki zorluk nedeniyle olur.

8- Yer yemez kaka yapmasından korkmayın
Tüm canlılarda var olan bir refleksin yenidoğandaki görünümü gastrokolik refleks, mideye bir gıda maddesi girdiğinde, eş zamanlı olarak kalın bağırsaklar da harekete geçerek bağırsak içinde bulunan dışkının dışarı atılması hadisesidir. Son derece sağlıklı ve fonksiyonel bir süreçtir; kesinlikle sindirim ya da emilim bozukluğunun işareti değildir.

9-Şekerli suya alışınca memeyi reddeder
Yenidoğan sarılığında bebeğin beslenmesinin rolü büyüktür. Anne sütü yetersiz olan bebeklerde sarılık daha erken ve uzun sürer. Önceki yıllardan kalma bir alışkanlık olarak, aç kalan bebeğin en azından şekerli suyla beslenmesi gereksiz, hatta zararlı bir davranır olabilir. Zira şekerli suyun tadına alışan bebek anne memesini reddedebilir.

10- İlk üç ay yalancı meme vermeyin
Bebeğin yalancı emziği tutmak için yaptığı dil-damak-dudak hareketleri anne memesini emerken yaptığından farklıdır. İlk günlerde bebekler yalancı emziği tutmakta çok başarılı olamaz Ancak bir kere bu işi başardıklarında bu kez de anne memesini kavramakta zorluk çekerler. Bu da memenin bırakılması ve biberonla beslenmeye geçiş anlamına gelir. Mümkünse ilk üç ay bebeklere yalancı meme verilmemelidir.

11- Ağlayan bebeği sık sık kucaklayın
Yenidoğan bebeğin kendini güvende ve huzurlu hissedeceği tek ortam olan anne kucağından şımaracağı gerekçesi ile mahrum kalması ne acı! Bebeğiniz her ağladığında kucaklayın.

12- Bebek memeyi bulunca rahatlar
Bebekleri hayata bağlayan, güçlü arama refleksleridir. Bu refleks sayesinde bebek, anne memesini arar, bulunca da emer. Böylece hem karnı doyar, hem de kendini güvende hisseder. Dolayısıyla karnı tok bile olsa yenidoğan bebek, sürekli doğru yeri bulana kadar aranır.

13- Sık hapşırması reflekstir
Yenidoğan bebekler genellikle doğum sırasında burunlarında bulunan salgı ve mukusu atmak için sık sık hapşırırlar. Bu tamamen refleks bir olay olup üşütme ile ilgili değildir.

14- Bebeğin memesinde süt toplanırsa korkmayın
Anneden gecen hormonların etkisiyle yenido-ğan bebeğin memelerinde süt toplanabilir, buna hiç el sürmemek en iyisidir. Bu, bir kaç hafta içinde zaten kendiliğinden geçecektir. Masaj, memede enfeksiyona yol açabilir...

15-Göbeğinde fıtık varsa kendiliğinden geçer
Göbek fıtıkları, portakal büyüklüğünde bile olsa genellikle kendiliğinden geçen oluşumlardır. Üzerine bağlanacak cisimlerin bu sürece olumlu ya da olumsuz etkisi olmaz.

16- Göbeği düşsün diye toz kullanmayın
Göbek tozu çok eski yıllarda kullanılan bir çeşit antibiyotik olup günümüzde kesinlikle kullanılmamaktadır. Göbeğe kullanılacak en iyi madde yüzde 70’lik alkol solüsyonlarıdır.

17-Gözündeki çapağa anne sütü damlatmayın
Evet anne sütü içindeki antimikrobial maddeler yüzeysel göz enfeksiyonlarında işe yarayabilir. Ancak en doğrusu hekimin görüp karar vermesidir.

18- Bitki çayı gazı gidermez
Bitki çaylarının ya da geleneksel gaz gidericilerin bilimsel olarak bir faydası kanıtlanmamıştır. Bu içeceklerin temelde zararı içlerinde bulunan şeker nedeniyle bebeğin anne sütünden soğuması ve biberona alışmasıdır.

19- Her gün yıkamak çok önemli
Bazı bebekler banyodan sonra çok rahatlar. Büyüme hormonu uykuda salgılandığından dolaylı yolla banyo, büyümesine katkı sağlayabilir.

20- Bebeği tuzlamanın ölümcül tehlikesi var
Anadolu’da halen yaygın olarak kullanılan yenidoğan bebeğin tuzlanması âdeti, son derece tehlikeli ve ölümcül sonuçları olabilecek çağdışı bir uygulamadır.

Anneler İçin Emzirme Rehberi

Anneler için emzirme rehberi


Bu tarihlerde hem sivil toplum örgütleri, hem de Sağlık Bakanlığı emzirmeyi sürekli gündemde tutmak için etkinlikler ve kampanyalar düzenliyor

Bebekle en yakın temas emzirmeyle sağlanır
Emzirme, anne ile bebeğin baş başa kalabildiği, gözleri ile konuşabildiği çok özel bir süreçtir. Bebek ile en yakın temas, emzirme ile sağlanabilmektedir. Mükemmel ve eşsiz bir besin içeriğine sahip olan anne sütü, aynı zamanda bebeğin mikrobik hastalıklardan korunmasında önemli rol oynar. Son yıllarda yapılan çalışmalar, emzirmenin bebeğin beyin gelişimini desteklediğini; obezite, diyabet gibi hastalık risklerini de azalttığını göstermektedir.

Emziren annelerde doğum sonrası kanamalar daha az olmakta; meme ve yumurtalık kanseri, kemik erimesi gibi hastalıklar da daha az oranda görülmektedir. Başarılı bir emzirme süreci için doğru bir başlangıç yapılması çok önemlidir. Bebeğini besleyebilme içgüdüsü, bazen annelerde yoğun bir kaygıyı da beraberinde getirir. Bu dönemde anneye güven telkin etmek, olumsuz düşüncelerden uzaklaştırmak ve destek olmak çok önemlidir. Amerikan Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hilda Çerçi Özkan konuyla ilgili bilgiler verdi:

Doğar doğmaz emzirilmeli

* Anneler, kendilerini psikolojik olarak emzirmeye hazırlamalı, emzirmenin bir sabır işi olduğunu bilmelidir.
* Sütün gelmesini beklemeden bebek doğar doğmaz ilk yarım saat içerisinde emzirmeye başlanmalıdır. Bu sürede bebeğe kesinlikle şekerli su verilmemelidir.
* Doğumdan itibaren her ağlama ya da süt isteme durumunda, saat sınırlaması olmaksızın bebekler emzirilmelidir. İlk haftalarda üç saatten fazla uyuyan bebekler, uyandırılarak da olsa, emzirilmelidir.
* Bebeğin memeye doğru şekilde yerleştiğinden emin olmalıdır. Bunun için bebek ağzını tam olarak açmalı ve meme ucu çevresindeki kahverengi bölgeyi tamamen ağzına almalıdır. Bebeğin çenesi memeye gömük, alt dudak hafif dışa kıvrılmış pozisyonda olmalıdır.
* Emzirmeden önce veya sonra bebeğe mama, şekerli su ve diğer besinleri vermekten kaçınılmalıdır.
* Emzirme döneminde bebeğe biberon verilmemeli ve hatta ilk haftalarda emme şaşkınlığını önlemek için emzik bile kullanılmamalıdır.
* Gebelikte olduğu gibi anneler kendilerine özen göstermeli, dengeli beslenmeli, günde 2-3 litre sıvı tüketmelidir. Anneler, ayrıca yeterince dinlenmeli, moralini yüksek tutmak için eşinden ve çevresinden yardım almalıdır.

Çalışan annelere önemli ipuçları

* Anne sütünü sağmak için iyi emen bir makine edinilmelidir.
* Eğer annenin sütü çoksa işe başlamadan önce günde en az bir kez süt sağarak, ufak bir depo oluşturmalıdır.
* İşyerinde süt sağmak için uygun bir ortam sağlanmalıdır. Bu konu için gerekli izinler alınmalıdır.
* 3-4 saatte bir sağılan süt, buzdolabında saklanmalı; eve götürülürken, buz kalıpları arasında özel soğutuculu bir çantada taşınmalıdır.
* Elde edilen sütler, saklama poşetleri içinde buzdolabında 24 saat, iki kapılı buzdolabının buzluğunda 3 ay, derin dondurucuda 6 ay saklanabilir. Süt saklama poşeti içinde bulunan sütler, bebeğe verilmeden önce ılık su dolu bir kap içerisinde ısıtılabilir.
* Isıtılan süt; kaşıkla, bu amaçla üretilen küçük plastik kadehlerle bebeğe verilmelidir. Bebek sütü bu şekilde almıyorsa, biberon da kullanılabilir.
* Yakınlık hissi için anneler, bebeğin resmi veya ona ait bir giysisini işyerine götürülebilir.
* Anneler, evden çıkarken ve işten döner dönmez bebeğini emzirmelidir.

Bebeği memeden kesmek sabır ister

Amerikan Hastanesi Yenidoğan Bölümü Emzirme Danışmanı Hemşire Beyhan Numan’ın, bebeğini memeden kesmek isteyen annelere önerileri var:
Bebeğin memeden kesilmesi için belirlenmiş bir zaman yoktur. Burada iki önemli faktör vardır. Hem bebeğin hem de annenin bu duruma hazır olması gerekir.
Bebeği memeden kesmek için çelik gibi sinir ve sabır gerekir. Bu dönemde annelerin kendilerini suçlu hissetmeleri normaldir. Bebeği memeden kesmek bir günde uygulanabilecek bir işlem değildir.
Memeden kesmenin bebeğin hasta olduğu dönemlere denk getirilmemesine dikkat edilmelidir.
Memeden kesme bir gün içinde gerçekleşirse bebek huzursuz olabilir. Annenin ise memeleri şişer ve ateşi çıkar. Memelerde dolgunluk ve tıkanıklık gelişip antibiyotik kullanımı gerekebilir. Tıkanıklıkların açılmaması durumunda ameliyata kadar gidilebilir.
Bebek, emzirme seansları azaltılarak ve emzirme süreleri kısaltılarak emzirmeden kesilmelidir. Dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri önce gündüz seanslarını azaltmak, daha sonra gece seanslarına geçmektir. Eğer hiçbir şekilde başarılı olunmuyorsa bebeğiniz hazır değil demektir.

12 Kasım 2009 Perşembe

Bebeğim Geceleri Neden Sık Uyanır

Bebegim Gecleri Neden Sık Uyanır

Üç aylık bebeğiniz geceleri devamlı olarak uyanıyor ve siz ne istediğini tam olarak anlayamıyorsunuz.. Onu kucağınıza alıp süt şişesini veriyorsunuz ama gerçekten bu durumu düzeltmek için ne yapacağınızı bilemiyorsunuz ve çaresizsiniz.
Bebeklerin gece uykuları yetişkinlerden daha hafif ve kısa süreli olabilirken, bebeğinizin en az sizin kadar uykuya ihtiyacı olduğunu unutmayınız. Bebeğiniz bir neden olmaksızın sık sık uyanmaz. Aşağıdaki şu olasılıkları değerlendiriniz:

Gece süresince ayrı olma endişesi: Bebeğiniz size yakın uyumak istiyor olabilir. Evdeki herkes iyi bir uyku düzenine kavuşana kadar farklı bir uyku düzeni oluşturunuz. Bebeğiniz yatağınızda size sokularak kendini güvende hissettiği en iyi biçimde uyuyabilir ya da yatağınızın yanına yerleştirdiğiniz beşik ya da karyolasında rahatça uyuyabilir. Bebeğiniz yanınızdaki odada uyumaya alışmış dahi olsa, bunu daha iyi düzenleyebileceğiniz bir deneme süreci geçirebilirsiniz. Bebeklerin gece süresindeki gereksinmeleri yeni yaş dönemlerine girmeleriyle değişiklik gösterir. Yukarıda bahsettiğimiz gibi yeni bir uyuma düzeni eskiden geçerli olsa da günümüzde çok fazla uygulanması uygun görülmüyor. Eğer ki bebeğinizin yatağınızda ya da yatağınızın yakınındaki bir karyolada aynı odada uyumasından rahatsız oluyorsanız, bebeğiniz büyümeye başladıkça ve daha derin uykuya dalıp uykusu düzene girdikçe onu yanınızdan yavaş yavaş uzaklaştırabilirsiniz.

Gastroesophageal Reflux: GER gece uyanmalarının en çok görülen ve gizli tıbbi nedenidir. Bebek GER ile düz yüzeye yattığında, mide asitleri yemek borusuna doğru akar ve kusma isteği verir ve neticede yetişkinlerin mide ekşimesi dedikleri bir ağrıya neden olur. Aşağıdakiler GER' i olan bebekteki bulgulardır.

Gün boyunca sıkça kusmak


Sadece huzursuz olmaktan daha önemli bir işaret olan ağrıyla patlak veren ağlama sonucunda uyanmak


Gün içerisinde sık sık gerçekleşen karınla ilgili kolik nöbetlerine bağlı ağrı


Bebeğin yiyecekleri boğazına doğru geri akmasındaki çıkardığı gırtlak sesleri


Beslemeden hemen sonra kalınbağırsakta ya da karın boşluğunda duyulan sancı (kolik) GER tıbbi tedaviyle başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir, bu nedenle böyle bir olasılık için çocuk doktorunuzla konuyu tartışınız.

Besin formülü alerjisi: Eğer bebeğiniz yemeklerden sonra özellikle mızmız ve huysuz ise, besinden alerji kapıyor olabilir ya da eğer ki emziriyorsanız bebeğiniz ana diyetindeki süte karşı alerjik reaksiyon gösteriyor olabilir (süt ve bunun gibi ürünler en çok görülen sorun yaratıclardır. ) Diğer bulgular; yanaklarında kırmızı isilik, makatlarında ortaya çıkan kırmızılık gibi unsurlar içermektedir. Eğer bebeğinizin uykusuz gecelerinin altında yatan faktörün yiyecek alerjisi olduğundan şüpheleniyorsanız, besin düzenini değiştirin ya da doktorunuzun ya da beslenme uzmanınızın tavsiyesiyle sorunlu yiyecekleri bebeğinizin diyetinden çıkarın.

Hava alerjisi: Bebeğinizin uyuduğu ortamdaki herhangi birşeye olan alerjisi burnunun tıkanmasına ve kulak zarının arkasında akışkan bir sıvının oluşmasına neden olabilir. Eğer bebeğiniz düzenli olarak tıkalı bir burunla uyanıyorsa, bebeğinizin uyuduğu ortam için mümkün olduğu kadar toza dayanıklı bir ortam yaratın. Doldurulmuş hayvanlar ve tüylü oyuncaklar çok bilinen toz toplayıcılar ve toz alerjisinin kaynaklarıdır. Bu tür oyuncaklar da düzenli olarak temizlenmeli ya da ortadan kaldırılmalıdır.

Ağlamak bir iletişimdir.
En iyi arkadaşlarınız ya da yakınlarınız size bebeğinizi bağırmaya terketmenizi söyleyebilirler. Bunu asla yapmayınız. Bebeğinizin gece uyanmasına neden olabilecek olasılıkları aramaya devam ediniz. En sonunda hepinizin iyi bir şekilde uyumasını sağlayacak doğru düzenlemeyi, dieti, uyuma pozisyonunu ve ortamı bulacaksınız.

1 Kasım 2008 Cumartesi

Balık, Bebeklerde Egzama Riskini Azaltıyor

Doğumlarından sonraki ilk 9 aylık dönemde balık yedirilen bebeklerde, egzama görülme olasılığının daha az olduğu belirlendi. İsveçli bilimadamlarının yaptığı aaştırma kapsamında, çocukları henüz yeni doğmuş 5 bin aileyle, çocukları 1 yaşına gelinceye kadar görüşüldü.

Araaştırma, balığın, bebeklerde egzama olasılığını yüzde 24 oranında azalttığını ortaya koydu. Bu oran, yağlı veya yağsız balık türlerine göre değişiklik göstermedi. Sonuçları Childhood dergisinde yayımlanan araştırma ayrıca, evde kuş beslenmesinin de bebeklerde egzama görülme olasılığının yüzde 65 oranında azalttığını gözterdi.

5 Mart 2008 Çarşamba

Uyumayan çocuk obez oluyor

Uykusuzluk, çocuklarda obezite riskini artırıyor. “Obesity” adlı ABD dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, çocukların bir saat fazladan uyumasıyla obezite riski yüzde 9 azalıyor.
WASHINGTON - “John Hopkins” üniversitesi uzmanlarının çalışması, uyku süresiyle obezite riski arasında bağlantı bulunduğuna işaret ediyor.
Araştırma ekibinin başkanı Youfa Wang, “Bu konuda daha önce yapılan 17 araştırmayı kıyasladığımızda, uyku arttıkça riskin azaldığını gördük” dedi.Wang, en az uyuyan çocukların obez olma riskinin, yeterince uyuyan çocuklara oranla yüzde 92 arttığını tespit ettiklerini belirtti.5 yaşın altındaki çocukların günde 11, 5-10 yaş arasındakilerin 10, 10 yaşın üstündekilerin de 9 saat uyuması tavsiye ediliyor.

Temizlik ürünleri bebeklerin ciğerlerine zararlı

Hamileyken ya da doğumdan hemen sonra evde sık kullanılan dezenfektan ve koku gidericiler bebeğin ciğerlerine zarar veriyor.
PARİS - İngiltere’nin Bristol Üniversitesi’nden John Henderson ve ekibi hamilelerin evde bu tür kimyasal ürünleri kullanma sıklığı ile bunların çocukların solunum yollarına etkilerini inceledi.

Araştırmaya 7 bin 162 çocuk katıldı. Annelerse çamaşır suyu, dezenfektan, böcek ilacı, halı temizleyicisi gibi 15 ürüne ilişkin soruları cevapladı.Hamileliğin son döneminde ve doğumun hemen ardından bu kimyasal ürünleri evde çok sık kullanan annelerin çocuklarının ciğerlerinde hırıltı, 8 yaşından itibaren ise bu çocukların solunum yeteneklerinde azalma olduğu görüldü.Henderson, bu ürünlerden en fazla hangisinin zararlı olduğunun bilinmediğini ancak çoğunun benzer maddeler içerdiğini belirterek, sonuçların doğrulanması ve ayrıntılar için başka araştırmalar gerektiğini söyledi.Daha önce yapılan benzer araştırmalar da bu tür kimyasal ürünleri kullanan kişilerde astım riskinin fazla olduğunu göstermişti.Araştırma “European Respiratory Journal” dergisinin mart sayısında yer alıyor.

24 Şubat 2008 Pazar

Çocuğunuzun beslenme Çantasında ne Olmalı

Okulların açılmasıyla çocukların beslenme saatleri de düzenlenmeli. Beslenme çantalarındaki gıdalar çocukların gelişimleri açısından büyük önem taşıyor
Uzun bir yaz dönemi geride kaldı ve okullar açıldı. Tatil sonrası değişen uyku düzeni, yeni beslenme saatleri ve düzenine uyum için anne babalara önemli görevler düşüyor. Çocuk beslenmesinde de bireyin yaşına ve olması gereken ağırlığa uygun bir diyetle beslenmesi sağlanmalı, yanlış beslenme alışkanlıkları düzeltilmelidir. Beslenmede yarış olmazSüreç gerektiren beslenme eğitimi için öncelikle çocuklara ısrarcı olunmamalıdır. Anneler arasında yapılan en büyük yanlış başka çocuklarla kendi çocuklarını karşılaştırmaktır. Beslenme bir yarış, ödül ya da cezalandırma değildir. Besin seçimlerinde her öğünde dört besin grubunun (süt ve süt ürünleri; et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagil, fındık, vb; taze sebze ve meyve; tahıllar (ekmek, pirinç, bulgur, bisküvi vb.) beraber tüketilmesine özen gösterilmeli, beslenme çantası hazırlarken buna dikkat edilmelidir. Ara öğünler için taze meyve, çok tahıllı un ve kurutulmuş meyve/ yağlı tohumlarla hazırlanmış ev yapımı kurabiye veya sebzeli / peynirli poğaçalar veya üçgen sandviçler doğru alternatiflerdir. Ana öğün için ise bozulacak yemeklerden kaçınmalı, çok tahıllı ekmekler ile hazırlanmış sandviçler (içeriğine her gün farklı bir malzeme katarak bıkkınlık önlenmelidir), taze / mevsiminde meyve, yoğurt, söğüş yenebilecek sebzeler, UHT kutulu sütler veya katkısız meyve suları, kuru yemişler, kuru meyveler tercih edilmelidir. Büyüme yoğurtları olarak satılan gelişime katkı sağlayan süt ürünleri de güzel tatlı alternatifleri olabilir. Kahvaltı çok önemliAraştırmalar, okula kahvaltı ederek giden çocukların başarısının, kahvaltı etmeyenlere oranla çok daha yüksek olduğunu gösteriyor. Benzer şekilde çeşitli bilimsel çalışmalar, zamansızlık ya da kilo vermek amacıyla kahvaltıyı atlayan yetişkinlerde gün içinde performans düşüklüğü görüldüğüne işaret ediyor. Bunun için bu yaşlarda çocuklara kahvaltı etme alışkanlığının kazandırılması çok önemlidir. Salam ve sucuk sakıncalıHer çocuğun besin ihtiyacı farklı olduğu için kahvaltı mönüleri için de belli bir reçete vermek mümkün değildir. Ancak besin çeşitleri ile ilgili önerilerimiz olabilir. Et grubundan çeşitli peynir türleri tercih edilmeli, sosis, salam, sucuk gibi şarküteri ürünlerinden uzak durulmalı, yumurtaya mutlaka yer verilmelidir. Süt şekersiz, tat katmak isteniyorsa ballı ya da pekmezli tüketilmelidir. Meyve bütün halde tüketilmeli ya da katkısız, taze meyve suları seçilmelidir. Sebze olarak C vitamini yüksek gıdalar alınmalıdır. Okuldan dönen çocuklar uzun ve yorucu geçen bir günün ardından çok acıkmış olabilirler. Bu durumda okul dönemine özgü yeni öğün saatlerini yeniden planlamalısınız. Alışkanlık yaratılmalı
Çocuklara iyi bir rol model olmak için tüm aile üyeleri doğru beslenme alışkanlıkları izlemelidir. Tüm aile bireylerinin bir arada sofrada oturarak beslenmesi de alışkanlık haline getirilmelidir. Gazlı içeceklerin zararını, içilmemesi gerektiğini savunan bir ebeveynin gazlı içecek tüketmesi örneğinde olduğu gibi 'dediğimi yap, yaptığımı yapma' mantığı gütmek doğru sonuçlar doğurmayacaktır.
Yemek ceza veya pazarlık aracı olmamalıdır. Çocuğa yemeğin gelişimi için önemli olduğu anlatılmalıdır.
Oyun oynarken, televizyon izlerken beslenmek çocuğun farkında olmadan fazla besin tüketmesine ya da iştahsız çocuklarda doygunluk hissinin çabuk oluşmasına neden olabilir.

21 Şubat 2008 Perşembe

Erken doğum bebeğin kişiliğini etkiliyebiliyor

İngiltere'de yapılan bir araştırma, bebeklerin normalden erken doğmasının, yetişkinliklerinde

kişiliklerini etkileyebileceğini ortaya koydu
Psikiyatri Enstitüsü'nün yaptığı araştırmada, erken doğumla dünyaya gelen 18-19 yaşlarındaki gençlerin kişilik özellikleri, normal zamanda doğan akranlarıyla karşılaştırıldı.
Araştırma sonunda, erken doğan bebeklerin, özellikle de kızların, daha kaygılı ve içine kapanık olduğu ve daha yüksek oranda depresyon riski taşıdığı belirlendi.
American Journal Pediatrics dergisinde yayımlanan araştırma kapsamında, 33 haftadan önce doğan 108 genç incelendi. Bu gençlerin özellikleri, normal zamanda doğan 67 akranıyla karşılaştırıldı.
Uzmanlar, prematüre doğumun, depresyon ve anksiyeteye daha yatkın kişilik özellikleri doğurabileceği sonucuna ulaştıklarını, ancak bunun nedeni hakkında henüz kesin veriler olmadığını kaydettiler.
Araştırma ekibinden Dr. Matthew Allin, "erken doğum nedeniyle çok az da olsa beyin hasarı oluşabilmesi, kuvözde büyümenin ebeveynlerle ilişkileri etkilemesi" gibi nedenlerin kişilik üzerinde etkili olabileceğini söyledi.
Prematüre çocuklarla ilgili bir kurumun sözcüsü, sonuçların çok ilginç olduğunu, bebeklerde "yoğun bakımın yaratabileceği travmatik etkinin" de dikkate alınması gerektiğini belirtti.
kaynak:milliyet.com.tr

14 Şubat 2008 Perşembe

Kızamık Aşısı

- Kızamıkçık aşısı canlı zayıflatılmış bir aşıdır.

- Kızamıkçık aşısı uygulanan kişilerin burun ve boğazlarından alınan örneklerde virüs bulunmasına rağmen aşı ile verilen virüs bulaşıcı değildir.

- Tek doz kızamıkçık aşısından sonra aşılanan çocukların %95’inden fazlası kızamıkçığa karşı koruyucu antikorlar geliştirmektedir.

- Ülkemizde kızamıkçık aşısı tek kızamıkçık aşısı şeklinde bulunmamakta; kızamık, kızamıkçık, kabakulak üçlü aşısı şeklinde bulunmaktadır.

- Kızamık, kızamıkçık, kabakulak üçlü aşısı 12. aydan itibaren önerilmekte ve erişkin yaşta da güvenle uygulanabilmektedir. Bu hastalıklardan herhangi birini geçirmiş olmak bu aşının uygulanması açısından bir engel oluşturmamaktadır.

- Kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşısı hamilelere uygulanmamalıdır! Kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşısı yapılan kadınların en az bir ay süreyle hamile kalmamaları önerilmektedir.

- Her biyolojik üründe olduğu gibi kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşısı uygulanmasından sonra da alerjik reaksiyon görülebilir.

Su Çiçeği Aşısı

- Su çiçeği aşısı Varisella Zoster virüsünün kullanıldığı canlı zayıflatılmış bir aşıdır.
- Su çiçeği aşısı hastalığı geçirmemiş ve aşı yaptırmasında sakınca olmayan 12 aylıktan büyük çocuk ve erişkinlere önerilmektedir.

- Tek doz su çiçeği aşısından sonra 12 aylıktan 13 yaşına kadar olan çocukların %97’si koruyucu antikor geliştirirler.

- Su çiçeği aşısının etkinliği ciddi ve ağır suçiçeği enfeksiyonuna karşı %97’dir.

- 13 yaşından büyüklere su çiçeği aşısı en az 1 ay ara ile olmak üzere 2 doz olarak önerilmektedir.

- Su çiçeği aşısı cilt altına uygulanmalıdır.

- Su çiçeği aşısı kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşısı ile aynı günde farklı bölgelerden güvenle uygulanabilmektedir. Ancak aynı gün uygulanmazlarsa her iki aşı arasında en az 4 haftalık bir süre bırakılması gerekmektedir.

- Su çiçeği aşısı bu hastalığı geçirmemiş ve hastalığa yakalanma ihtimali yüksek çocuk ve erişkinlere önerilmektedir. Kreş giden çocuklar, öğretmenler ve burada çalışan diğer personel, bakım veren ünitelerde çalışan kişiler, askeri personel, doğurganlık çağında olan ve su çiçeği geçirmemiş kadınlar (hamilelere uygulanmamalıdır!), sık yolculuk yapan kişiler, bağışıklık sistemi yetmezliği olan kişiler gibi su çiçeği geçirmesi riskli olan kişilere bakım veren sağlık personeli ve bu kişilerle aynı evde yaşayanlar su çiçeği aşısı uygulanması gereken gruplar içindedir.

- Su çiçeği geçiren bir kişiyle karşılaşma sonrasında hastalığın bulaşma ihtimali %90’ın üzerindedir. Hasta kişi ile karşılaşma sonrası ilk 3 gün içinde (5 güne kadar uygulanabilmektedir) su çiçeği aşısı uygulanması hastalıktan koruyabilmekte veya hastalığa yakalanılsa bile daha hafif geçirilmesini sağlayabilmektedir.

- Su çiçeği aşısı bağışıklık sistemi yetmezliği bulunan kişilere ve hamilelere uygulanmamalıdır

Hepatit A Aşısı

- Hepatit A aşısı inaktive (ölü) bir aşıdır.

- 2 yaşından büyük çocuk ve erişkinlere 6-12 ay ara ile iki doz olarak uygulanması önerilmektedir.

- İlk doz Hepatit A aşısından 2 hafta sonra aşılanan kişilerin %95’i koruyucu antikor geliştirir, aşıdan 1 ay sonra ise aşılananların yaklaşık %100’ü antikor geliştirmektedir.

- Kronik karaciğer hastalıkları olanların (Hepatit B taşıyıcıları ve hepatit C) hepatit A aşısı olmaları gerekmektedir.

- Her biyolojik üründe olduğu gibi hepatit A aşısı uygulanmasından sonra da alerjik reaksiyon görülebilir.

Popüler Yayınlar

Related Posts with Thumbnails
Pasta Tarifleri

Uyarı

Bu site yayınlanan sağlık ile ilgili bilgiler , ziyaretçilerini bilgilendirmek amacıyla yayınlanmaktadır. Burada yayınlanan yazıların tamamı bilgilendirme amaçlı olup, hiçbir şekilde hekim muayenesi ve konsültasyonunun yerine konulmamalı, hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Sağlığınızla ilgili acil durumlarda, bekleme süresi sağlığınızı olumsuz yönde etkileyebileceği için, zaman geçirmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmanızı öneririz.
Genel Kişisel Web