Sarımsak (Allium sativum) dünya tarımında önemli bir paya sahip olmamakla beraber, birçok ülkede üretilmekte, bu ülkelerin ihracat ve ithalatında önemli bir yer tutmaktadır. Sarımsağın üretimi, emek yoğun bir faaliyet olması nedeniyle bir çok ürüne göre daha az gerçekleşmektedir.
Neolitik çağdan bu yana, dünyadaki hemen her kültüre ait insanlar tarafından bilinen Sarımsağa ilişkin en eski yazılı bilgiler, Sümerlilerin M.Ö. 2600-2100 yıllarına tarihlenen tabletlerine dayanmaktadır. Sümerlilerle başlayan bu serüvenin yayılma yönüne göre sarımsağın, önce İndus Vadisine, ardından da Çin’e ulaştığı anlaşılmaktadır. Buradan da Kore yoluyla Japonya’ya girmiş ve Japonlar bu bitkiyi soğuk algınlığının tedavisinde kullanmışlardır.
Yine M.Ö. 450 yıllarında Mısır’ı gezen tarihçi Heredot’un bildirdiğine göre, Keops Piramidinin yapılışı sırasında, çalışanlara bol miktarda soğan ve Sarımsak yedirilmiştir. Yine Mısırlılar sarımsağı ölümcül hastalıklara karşı bir ilaç olarak kullanmakta, bu Bitkinin tanrılara ait kutsal Bitkiler olduğuna inanmakta ve ölen insanların mezarlarına bile sarımsak dişlerini bırakmaktaydılar.
Osmanlı tarihinde de sarımsağın tedavi edici yönü konusunda kayıtlar bulunmaktadır. Padişah 4. Mehmet’in Hekimbaşı olan Nasrullah oğlu Salih, 17. y.y.’ın ikinci yarısında yazmış olduğu bir eserde, sarımsağın özellikle kış aylarında gülsuyu ile beraber yenilmesi halinde, bağırsak parazitleri, ishal, yılan ve akrep sokması, Kuduz köpek ısırması gibi rahatsızlıklara iyi geleceğini bildirmiştir.
Sarımsak kokusu yüzünden kullanıma geç girmiş bir sebzedir. Bu yüzden, Avrupa ülkelerinde sarımsak üretimi 15 ve 16. yüzyıllarda başlamıştır. Ülkemizde sarımsağın ne zaman kültüre alındığı bilinmemektedir. Evliya Çelebi seyahatnamesinde sarımsaktan söz etmektedir. Yalnız, Orta-Asya Türkleri sarımsağı tanıdığı için, Anadolu’ya gelen Türklerin çok daha önceden sarımsağı kullanmış olmaları mümkündür. Ayrıca, sarımsağın anavatanı içinde Anadolu’da bulunmaktadır.
Sarımsak, çevre şartlarına iyi adapte olabilen yapısından dolayı ülkemizin her tarafında yetiştirilebilmekle beraber, ideal üretim alanlarının, deniz ikliminden, kara iklimine geçilen yöreler olduğu hemen görülür. Kastamonu, Amasya, Tokat illerimizde önemli boyutlarda sarımsak üretimi, başarı ile yapılmaktadır.
Halk arasında, yüzyıllar boyunca birçok hastalık ve rahatsızlığa çare olarak kullanılan sarımsak, günümüzde de, modern tıbbın gelişmediği veya ulaşamadığı yerlerde iştah açıcı, yaraları iyileştirici, tansiyon düşürücü, öksürük kesici, tifo, dizanteri ve damar tıkanıklığı gibi hastalıkların tedavisinde kullanılmaya devam etmektedir.
Sert ve keskin kokusu, acı tadıyla bazı yiyeceklerimize benzersiz bir çeşni ve lezzet katması amacıyla kullanılan Sarmısak'ı veren bitkisi, Zambakgiller'dendir. Anayurdu Asya kıtası olan sarmısak, ülkemizde bol bol yetiştirilip tüketilmektedir.
Soğanın yakın akrabası olan ve l m'ye kadar boylanabilen sarımsak, ikiyıllık otsu bir bitkidir. Birinci yılında Toprak içindeki birçok 'diş'ten oluşan 'baş' kısmı ile toprak üzerindeki yapraklarını; ikinci yılında soğanda olduğu gibi çiçek sapı ile bunun ucundaki çiçeklerini oluşturur. Sarımsağın soğandan farkı, çiçeklerde tohum meydana gelmemesidir. Ama, bazı durumlarda çiçekler, ebesoğanı denilen küçük başçıkları oluşturur. Bu başçıklar tohumluk olarak işe yarasalar da, uygulamada tohumluk olarak kullanılmazlar.
Sarmısak bitkisinin kın biçimindeki düz yapraklan, bitkinin toprak altında gelişen baş adlı Bitki soğanından uzarlar. Baş, sayıları 5-30 arasında değişen ve yan yana birbirinin üzerine yığılarak gelişen diş adlı soğancıklardan meydana gelmiştir. Bu dişler sarmısak yetiştiriciliğinde tohumluk olarak kullanıldığı gibi, Türk mutfağında koku ve tadıyla çeşni katması için birçok yemek, meze, turşu vb'ye katılarak tüketilmektedir.
Sarımsak vitamin Deposu
Sarımsağın bileşiminde şekerler, vitaminler (A, B, C), kükürtlü bir uçucu yağ ve içerisinde bol olarak allil sülfür bulunuyor. Sarımsağın özel kokusu ve tadı bundan ileri geliyor. Sarımsağın ihtiva ettiği yağ olan 'Oleum allicine', 1944 senesinde J. Cavallit•ve J. Bailey adlı iki Bilim adamı tarafından keşfedilmiş. Bu yağın 1 miligramı, 15 OE penisilinin aktivitesine eşit kıymetli bir deva.
Sarımsak Salgın Hastalıklara Karşı Kalkandır
Uzmanlar, sarımsağın, salgın hastalıkların yayılmasını engelleyen en önemli faktör olduğunu belirtiyor. Mikroplarla iç içe yaşayan, kontrolsüz yiyecekleri tüketen, kanalizasyonların yollara aktığı gecekondu mahallelerinde yaşan insanların salgın hastalıklarla karşılaşmamasının en büyük sebebi, sarımsak olarak gösteriliyor. Yalnızca mikrobik hastalıklardan insanları koruyan sarımsak, Avrupa'da en önemli ölüm sebebi olarak bilinen Kanser ve damar hastalıklarına karşı da insanları koruyor. Bugün dünyada en fazla sarımsak yenen ülke olan Bulgaristan'da kanser ve damar sertliğinden ölenleri sayısı, Avrupa'ya nazaran 6-7 misli düşük. Ayrıca İsveçli çocuklar, çocuk felcine karşı da koruduğu anlaşılan sarımsağı yiyerek okula gidiyorlar.
Sarımsak Faydaları
Uzmanların tespitlerine göre, sarımsağın insan sağlığı açısından en önemli faydaları şöyle: Ölümlere sebep olan atardamar kireçlenmesine iyi geliyor. Yara ve çıbanları iyileştiriyor. Krampları yok ediyor. Akciğeri, karaciğeri, safra kesesini ve kalbi kuvvetlendiriyor. Bağırsak kurtlarını ve diğer parazitleri öldürüyor. Mide ve bağırsakları dezenfekte ediyor. zararlı bakterileri yok ediyor. İştahı açıyor. nezleyi yok ediyor. nefes borusu rahatsızlıklarına, bronşite çok iyi geliyor. Veremlilere sarımsak yemeleri tavsiye ediliyor. Tansiyonu düşürüyor. Ateşi düşürüyor. Bağırsak gazlarını ortadan kaldırıyor. grip mikrobunu öldürerek vücudu bu hastalığa karşı koruyor. İdrar yollarında taş oluşumunu engelliyor. Kalp adalelerini güçlendiriyor. Kalbi besleyen kroner damarları genişletiyor. Cinsel gücü arttırıyor. İdrar söktürüyor. Vücudu sivrisinek ve haşerelerden koruyor. Safra salgısının salınımını arttırıyor. Kabızlığı önlüyor. Saç Dökülmesini yavaşlatıyor. Sesi güzelleştiriyor. (iha)
Sarımsağın Sağlığımıza Yararları
Yukarıda belirtildiği gibi, tüketilen sarımsağın besin değeri ihmal edilecek değerde olmasına karşın, sağlığımıza yararlı etkileri çok fazladır. Şöyle ki;
•Sarmısak, bedenin bağışıklık sistemini uyarır, yani antibiyotiklere benzer etkiler yaparak bedendeki enfeksiyonlara karşı savaşır: Bu bağlamda nezle, soğuk algınlığı, uçuk; mide, bağırsak ve mantar iltihapları, Arpacık gibi bakteri, virüs ve mantarların oluşturduğu enfeksiyonlar sayılabilir.
•Kandaki kolesterol düzeyini düşürür: Yapılan araştırmalar, Günde iki diş sarımsak yiyen kişilerin kolesterol düzeyinde, kısa dönemde %10'luk düşüşlerin gerçekleştiğini ortaya koymuştur.
•Sarmısak, kanı sulandırır ve kan dolaşımını hızlandırır: Bu sayede sarmısak, kalp krizi ya da felç geçirmeye neden olabilecek damar tıkanıklıklarını önler.
•Yüksek tansiyonu düşürür: Araştırmalar, makul düzeyde sarmısak alımının bile bu etkiyi sağladığını göstermektedir.
•Sarmısak, kan sekerinin düzeyini düşürür: Bu sayede bazı şeker hastalarına sarmısak yemenin iyi geldiği yapılan bilimsel araştırmalarla saptanmıştır.
•Bedenin kansere yakalanma rizikosunu azaltır. Yapılan araştırmalarda sarmısak tüketen kişilerde, özellikle Mide Kanserine yakalanma tehlikesinin azaldığı belirlenmiştir.
•Sarmısak kronik bronşiti önler, etkisini azaltır.
•Balgam, idrar, safra ve Gaz söktürücüdür.
•İştahı açar ve sindirimi kolaylaştırır.
•Sarmısağın, afrodizyak (cinsel gücü artırıcı) etkileri bulunduğu, Doğu ve Batı kültürlerinde savunulmaktadır.
Sağlığımıza yararlı bu etkilerinden faydalanmak için, sarımsağın diyetimize katılması ve günde iki diş sarmısak yenmesi gerekir. Daha fazla tüketilmesi sarımsağın yararını artırmaz. Ayrıca sarımsağın yüksek sıcaklıklarda pişirilmesi sağlığa yararlı etkilerini azaltmaktadır. Kokusundan şikâyetçi olanlar için piyasada sarmısak kapsüllerinin satılmakta olduğunu da anımsatırız.
Sarımsak veya sarmısak (Allium sativum L.), 25-30 cm yükseklikte, yeşilimsi beyaz veya pembe çiçekli, otsu bir kültür bitkisidir. Nadir olarak tohum bağlar. Bu nedenle soğancıkları (diş) ile üretilir. Ülkemizde “Beyaz sarımsak” ve “Siyah sarımsak” olmak üzere 2 çeşit yetiştirilmektedir. Vatanının orta Asya stepleri olduğu sanılmaktadır. Beyaz veya pembemsi renkli, az adette soğancıkdan (diş) meydana gelir. Dişlerin hepsi bir arada bir kabuk tarafından sarılmışlardır. Çok kuvvetli ve keskin bir kokusu ve yakıcı bir lezzeti vardır.
Şifalı bitkilerle cilt bakımı ve güzellik kürleri. Ayrıca Uzmanlar tarafından Çeşitli kürler ve tavsiyeleri,Çocuk ve bebek sağlığı
5 Şubat 2009 Perşembe
Yulaf Ezmesi ve Yulaf Ezmesinin Faydaları
Hazır yulaf ezmesi almaktansa, ağır pişmiş yulafı tercih edin. Böylelikle alacağınız lif vücutta dönüşüm geçirerek toksinleri atmaya yardımcı olacak ve cildinizin sağlıklı olmasını sağlayacaktır.
Yulaf, yeni hücre oluşumuna yardımcı olan B vitamini içermektedir. Aynı zamanda mükemmel bir kalsiyum, demir, magnezyum, potasyum, silis, E vitamini, B vitamini ve protein kaynağıdır.
Yulaftan iki farklı tür lif alırsınız çözülebilir ve çözülmeyen lifler. Çözülmeyen lifler sindirim sisteminizin düzenini korur; çözülen lifler ise kan şekeri seviyenizi sabitler. Peki cildinize nasıl bir yararı var ? Kabızlık ve ruh hali değişiklikleri stresten kaynaklanıyor olabilir ve stres azaltıcı her şey cilde de yararlıdır.
Güzellik dozajı: Haftada birkaç kez.
Güzellik servis önerileri: Kahvaltı için ağır pişmiş yulaf ezmesi tercih edin. İçine soya sütü, dövülmüş yemiş ve küçük meyveler ya da dilimlenmiş kavun ekleyin.
Yulaf, yeni hücre oluşumuna yardımcı olan B vitamini içermektedir. Aynı zamanda mükemmel bir kalsiyum, demir, magnezyum, potasyum, silis, E vitamini, B vitamini ve protein kaynağıdır.
Yulaftan iki farklı tür lif alırsınız çözülebilir ve çözülmeyen lifler. Çözülmeyen lifler sindirim sisteminizin düzenini korur; çözülen lifler ise kan şekeri seviyenizi sabitler. Peki cildinize nasıl bir yararı var ? Kabızlık ve ruh hali değişiklikleri stresten kaynaklanıyor olabilir ve stres azaltıcı her şey cilde de yararlıdır.
Güzellik dozajı: Haftada birkaç kez.
Güzellik servis önerileri: Kahvaltı için ağır pişmiş yulaf ezmesi tercih edin. İçine soya sütü, dövülmüş yemiş ve küçük meyveler ya da dilimlenmiş kavun ekleyin.
ÇATLAKLARI ÖNLEMEK VE OLUŞANLARI GEÇİRMEK İÇİN
Hamilelikte oluşan çatlaklar için yada oluşmasını önlemek için aşağıdaki şifalı yağları kullanabilirsiniz.
Çatlakları engellemekoluşmuş çatlakları düzeltmek için
-lahana yağı
-susam yağı
-kakao yağı
-avakado yağı
-havuç yağı
Hazırlanışı:bütün yağları eşit bir şekilde bir kapta karıştırın, ve her gece yatmadan önce karın basen kollar ve bacaklarınıza sürün ,özellikle geceleri sürün çünkü çatlaklar genellikle geceleri oluşur.
Çatlakları engellemekoluşmuş çatlakları düzeltmek için
-lahana yağı
-susam yağı
-kakao yağı
-avakado yağı
-havuç yağı
Hazırlanışı:bütün yağları eşit bir şekilde bir kapta karıştırın, ve her gece yatmadan önce karın basen kollar ve bacaklarınıza sürün ,özellikle geceleri sürün çünkü çatlaklar genellikle geceleri oluşur.
SUNADUMANKAYA GÖZENEKLERİ SIKAŞTIRICI MASKE
Suna dumankaya Gözenekleri sıkılaştıran ve her cilde uygun olan çok etkili bir maske açıkladı.
Malzemeler:
-1Yumurta akı
-1Tatlı kaşığı bal
-1Tatlı kaşığı limon suyu
-1 Çay kaşığı çicek yağı
Her cilt tipine uygun gözenekleri sıkıştıran maske:Yumurtanın akını iyice beyazlaşana kadar çırpın,içersine balı koyup tekrar çırptıktan sonra limon suyunu ve çicek yağını ilave edin ve iyice karıştırın. Daha sonra bir parça pamuğa dökerek yüzünüze ve dekolte bölgenize sürün,pamuktaki karışım bitince tekrar pamuğa döküp 1 kaç kere daha sürün yarım saat bekletin ve yıkayın .Bu maskeyi haftada 2 kere yapın.sunadumankaya.com
Malzemeler:
-1Yumurta akı
-1Tatlı kaşığı bal
-1Tatlı kaşığı limon suyu
-1 Çay kaşığı çicek yağı
Her cilt tipine uygun gözenekleri sıkıştıran maske:Yumurtanın akını iyice beyazlaşana kadar çırpın,içersine balı koyup tekrar çırptıktan sonra limon suyunu ve çicek yağını ilave edin ve iyice karıştırın. Daha sonra bir parça pamuğa dökerek yüzünüze ve dekolte bölgenize sürün,pamuktaki karışım bitince tekrar pamuğa döküp 1 kaç kere daha sürün yarım saat bekletin ve yıkayın .Bu maskeyi haftada 2 kere yapın.sunadumankaya.com
AHMET MARANKİ DİZ AĞRILARINI ÖNLEMEK
Prof.dr.Ahmet Maranki;Dizleri ağrıyan yürürken çok zorluk çekenler için bitkisel bir kür önerdi.
Diz ağrısı çekenler için:1litre beyaz ispirtonun içersine 4tane kesme şekeri büyüklüğünde kafurunu,3–4 gün erimesini bekleyin.Hazırladığınız karışım iyice eridikten sonra her gece dizlerinize bu karışımı sürün ve strec filmle sarıp sabaha kadar bekletin.
maranki.com
Diz ağrısı çekenler için:1litre beyaz ispirtonun içersine 4tane kesme şekeri büyüklüğünde kafurunu,3–4 gün erimesini bekleyin.Hazırladığınız karışım iyice eridikten sonra her gece dizlerinize bu karışımı sürün ve strec filmle sarıp sabaha kadar bekletin.
maranki.com
SUNADUMANKAYA SİVİLCE VE LEKELERİ YOK ETME
Suna dumankaya sivilcelerle ve izleriyle başı dertte olanlar için çok etili bir karışım tarifi verdi.
Sivilce ve sivilce lekelerini yok etme;
-1Çay kaşığı pudra
-1Çay kaşığı oksijenli su
-1 Tane antibiyotik tozu
Hazırlanışı ve uygulanışı:1 Çay kaşığı oksijen suyunun içersine 1 çay kaşığı pudrayı ve 1 adet antibiyotiği atarak karıştırın ve sivilceli yüzeye sürün 10 dakika beklettikten sonra ovarak çıkartın ve cildinizi ılık suyla yıkayın, bu uygulamayı bir kaç gün tekrarlayın.
sunadumakaya.com
Sivilce ve sivilce lekelerini yok etme;
-1Çay kaşığı pudra
-1Çay kaşığı oksijenli su
-1 Tane antibiyotik tozu
Hazırlanışı ve uygulanışı:1 Çay kaşığı oksijen suyunun içersine 1 çay kaşığı pudrayı ve 1 adet antibiyotiği atarak karıştırın ve sivilceli yüzeye sürün 10 dakika beklettikten sonra ovarak çıkartın ve cildinizi ılık suyla yıkayın, bu uygulamayı bir kaç gün tekrarlayın.
sunadumakaya.com
4 Şubat 2009 Çarşamba
Mutluluk Diyeti
Mutlu olmak herkesin hakkı..O halde mutluluk diyetiyle hep mutlu kalalım...20-35 yaş arası 1.65 cm boy ve 70 kg ağırlığın üzerindeki bayanlar, bu diyeti düzenli yürüyüş ile birlikte yaparsa, ilk hafta 1.5 ile 2 kg, daha sonraki haftalarda da birer kilo verir.
Kahvaltı:2 karper kadar tercih edilen peynir, 1 ince dilim çavdar, mısır veya buğday ekmeği, sınırsız domates, salatalık veya 1 adet bir karper büyüklüğünde peynirle hazırlanmış omlet, 1 ince dilim çavdar, mısır veya buğday ekmeği, yarım su bardağı süt, sınırsız domates, salatalık
Öğle:5-6 yemek kaşığı sebze yemeği etli veya zeytin yağlı), 3 yemek kaşığı bulgur pilavı veya peynirli makarna, 1 ince dilim çavdar, mısır veya buğday ekmeği, az yağlı salata (mevsime uygun salata malzemesi ile) veya, 1 adet orta boy biber dolması, yarım kase yoğurt, 1 ince dilim çavdar, mısır veya buğday ekmeği, az yağlı salata (mevsime uygun salata malzemesi ile)
İkindi:1 adet meyve
Akşam:1 küçük tavuk but (derisiz) veya 3 adet ızgara köfte, 1 kase cacık veya yoğurt, 1 ince dilim çavdar, mısır veya buğday ekmeği, az yağlı salata. (mevsime uygun salata malzemeleri ile)
Ara:2 top çikolatalı veya meyve parçacıklı veya vanilyalı normal dondurma.
Kahvaltı:2 karper kadar tercih edilen peynir, 1 ince dilim çavdar, mısır veya buğday ekmeği, sınırsız domates, salatalık veya 1 adet bir karper büyüklüğünde peynirle hazırlanmış omlet, 1 ince dilim çavdar, mısır veya buğday ekmeği, yarım su bardağı süt, sınırsız domates, salatalık
Öğle:5-6 yemek kaşığı sebze yemeği etli veya zeytin yağlı), 3 yemek kaşığı bulgur pilavı veya peynirli makarna, 1 ince dilim çavdar, mısır veya buğday ekmeği, az yağlı salata (mevsime uygun salata malzemesi ile) veya, 1 adet orta boy biber dolması, yarım kase yoğurt, 1 ince dilim çavdar, mısır veya buğday ekmeği, az yağlı salata (mevsime uygun salata malzemesi ile)
İkindi:1 adet meyve
Akşam:1 küçük tavuk but (derisiz) veya 3 adet ızgara köfte, 1 kase cacık veya yoğurt, 1 ince dilim çavdar, mısır veya buğday ekmeği, az yağlı salata. (mevsime uygun salata malzemeleri ile)
Ara:2 top çikolatalı veya meyve parçacıklı veya vanilyalı normal dondurma.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Popüler Yayınlar
-
Sistit, genellikle bir enfeksiyon sonucunda idrar kesesi (mesane)nin iltihaplanmasıdır .Prof.Dr.İbrahim Saraçoğlu Sistit için en faydalı ot...
-
Badminton , açık havanın olumsuz etkilerini önlemek amacıyla genellikle kapalı alanlarda oynanır. Kort 13.40 m uzunluğundadır. Genişlik tekl...
-
Bazı kimseler beden yapıları açısından veya bazı psikolojik ve sosyal sebeplerle şehvet arzularının azalmasını isteyebilirler. Dinimiz...
-
Kına Kleopatra zamanından bu yana saç boyamakta başarıyla kullanılagelmiştir. Her ne kadar zamanımızda kimyasal boyalar moda olmuşsa da, bir...
-
SEZARYEN Eskiden sonuçları anne için tehlikelerle dolu olduğundan çok ender başvurulan sezaryen, günümüzde ameliyat ye uyuşturma teknikler...
-
2009 yazının en moda saçları nasıl olacak? 2009 yazında dağınık topuzları, örgülü saçları, uzun kakülleri, dalgaları ve bukleleri göreceğiz....
-
Rektal kanama genelde tuvalet kağında veya dışkıda parlak kırmızı renginde kan ile kendini belli eder. Büyük abdestinizdeki koyu kırmızı re...
-
uzunluk: minimum 90 maksimum 120 m genişlik : minimum 45 maksimum 90 m uluslarası maçlarda, uzunluk: minimum 45 maksimum 90 m genişlik : m...
-
Böbrek taşını harekete geçiren kimyasal güç avakado yaprağında bulunan "Methhychavicol" dur. Avakado yaprağını kaynatarak elde ede...
-
Teninize uygun parfüm olduğu gibi burcunuza görede parfümünüz olduğunu biliyormusunuz...İşte burcunuza uygun parfümler SU GRUBU (Yengeç,Bal...
Uyarı
Bu site yayınlanan sağlık ile ilgili bilgiler , ziyaretçilerini bilgilendirmek amacıyla yayınlanmaktadır.
Burada yayınlanan yazıların tamamı bilgilendirme amaçlı olup, hiçbir şekilde hekim muayenesi ve konsültasyonunun yerine konulmamalı, hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır.
Sağlığınızla ilgili acil durumlarda, bekleme süresi sağlığınızı olumsuz yönde etkileyebileceği için, zaman geçirmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmanızı öneririz.
Genel Kişisel Web
Genel Kişisel Web