6 Nisan 2008 Pazar

Diş Gıcırdatma probleminiz mi var? İşte size birkaç öneri…



Diş Gıcırdatma probleminiz mi var? İşte size birkaç öneri….

Günümüzde birçok kişi stresin neden olduğu hastalıklarla uğraşmaktadır. Stres bazı kişilerde tansiyon problemini, ülseri ve bazılarında da diş gıcırdatma problemini beraberinde getirir. Halk arasında diş gıcırdatma diye bilinen Brusizm hastalığı günümüzde çok yaygındır ve genellikle bu alışkanlığa sahip kişiler bundan habersizdirler.

Brusizm halk arasında diş gıcırdatma diye bilinen genellikle uyku esnasında oluşan güçlü çene hareketlerinin neden olduğu çeneleri sıkma, dişleri gıcırdatma olayıdır. Diş gıcırdatma ve diş sıkma günümüzde birçok kişinin sahip olduğu bir hastalıktır. Plusdent Ağız ve Diş Sağlığı’ndan Diş Hekimi Mehmet Zait Kazandı’ ya göre diş sıkma ve diş gıcırdatmanın en önemli nedeni strestir. Genellikle diş gıcırdatma 20 ve 40 yaşları arasındaki kişilerde görülür. Dişlerimizi sıkmamız ya da gıcırdatmamız sonucunda diş minesine zarar veririz. Bu da diş hassasiyetine ve de diş kaybına hatta pahalı bir tedaviye neden olabilir. Diş Hekimi Mehmet Zait Kazandı aynı zamanda diş gıcırdatması ya da sıkmasına sahip olan kişilerin gece uyurken dişlerini sıktıklarını ve de sabah çene ağrısıyla uyandıklarını, uyurken dişlerini gıcırdatarak çıkardıkları seslerin gece boyunca eşlerini uyandırdıklarını ve de bununda ilişkileri zora soktuğunu ekledi.

Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Mehmet Zait Kazandı bununun üç ana nedeni bulunduğunu belirtiyor: 1- Dental (dişle ilgili) nedenler; yüksek veya olması gerekenden düşük seviyede yapılmış dolgu ve protezler. 2- Psikofizyolojik nedenler; duygusal gerilim. 3- Anatomik farklılıklar; çene ekleminin konumunu değiştiren cerrahi işlemler. (yirmi yaş diş çekimleri vs.). Daha çok stres kökenli olan diş gıcırdatma ve sıkma sorununun 'A tipi kişilik' denilen mükemmeliyetçi kişilerde daha çok görüldüğü gözleniyor. Diş Hekimi Mehmet Zait Kazandı diş gıcırdatması şikayetiyle Plusdent Kliniği’ni ziyaret eden kişilerin düşünüldüğü gibi daha çok ağırlaşan ekonomik koşullardan etkilenmiş kişiler olmadığını hatta tam tersine her türlü imkâna sahip olan varlıklı kesimden de olduklarını belirtti.

Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Mehmet Zait Kazandı diş gıcırdatması ya da diş sıkması şikayeti olan kişilere bazı ip uçları verdi;

Bir Diş kliniğinden randevu alın; Bir diş kliniğinden size yardımcı olması için randevu alın. Bu kişi size akşamları kullanmanız için ısırma plağı olarak adlandırılan koruyucu plağı verecektir ki bu sizin dişlerinize daha fazla zarar vermenizi engelleyip ve beklide diş sıkmanızı ve de diş gıcırdatmanızı engelleyecektir.

Sıcak nemli bir bezle kompres yapın; Yatmadan önce 10 dakika yüzünüze sıcak ve nemli bir bezle kompres yapın bu çene kaslarınızın rahatlamasına neden olacaktır.

Meditasyon ya da sıcak duş; Yatma saatinizden önce meditasyon yaparak ya da sıcak bir duş alarak rahatlayın. Rahatlamanız aynı zamanda uykuya rahat bir şekilde dalmanızı ve de uyku esnasında da rahat olmanıza ve de uyurken kendinizi sıkmamanıza yardımcı olacaktır.

Alkol ve kafeinden uzak durun; Alkol ve kafein kullanımını mümkün olduğu kadar azaltın. Bu hem sizin sağlığınıza katkıda bulunurken diş gıcırdatma ve de diş sıkma probleminizden de uzaklaşmanıza yardımcı olacaktır.

5 Nisan 2008 Cumartesi

ZAYIFLAMA ÇAYI TARİFLERİ

1-MATE ÇAYI: Kan dolaşımını hızlandırıcı kafein sayesinde daha fazla enerji harcanmasını sağlıyor. İçindeki C vitamini ile bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
Yapılışı: Bardak başına bir tatlı kaşığı konularak sıcak su ile 5-6 dk demlendirilir.
2-OOLONG ÇAYI: Yağların yakılmasını hızlandırıyor ve vücutta yağ depolanmasını sağlayan enzimlerin salgılanmasını yavaşlatıyor.
Yapılışı: Bardak başına bir tatlı kaşığı konularak sıcak su ile 2-3 dk demlendirilir.
3-KAYIN AĞACI YAPRAĞI ÇAYI: İçerdiği etken maddeler, vücuttaki fazla suyun ve zararlı maddelerin atılmasını kolaylaştırıyor.
Yapılışı: Bardak başına bir tatlı kaşığı konur ve üzerine sıcak su eklenerek 10-15 dk demlenmeye bırakılır.
4-LİMON OTU ÇAYI: Yağların yakılmasını kolaylaştırıyor, içerdiği A vitamini sayesinde cildi güzelleştiriyor. Bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor.
Yapılışı: Bardak başına bir tatlı kaşığı konur ve sıcak su ile 3-5 dk dinlendirilmeye bırakılır.
5-YEŞİL ÇAY: Vücuttaki yağın yakılmasını hızlandırır, bağırsaktan dokulara yağ emilimini azaltır. Kanser riskini düşürücü etkisi vardır.
Yapılışı: Bir demlik çay yapmak için bir tatlı kaşığı yeterlidir. Sıcak suyu döktükten sonra 5 dk demlenmesi gerekir.
6-CİVANPERÇEMİ ÇAYI: Sindirimi hızlandırıcı etkisiyle iyi bir yağ yakıcıdır. İçerdiği yağlar sayesinde gaz spazmı ağrılarını da hafifletir.
Yapılışı: Bardak başına 1-2 tatlı kaşığı konur ve sıcak su ile 5-10 dk dinlendirilmeye bırakılır.
7-ISIRGAN OTU ÇAYI: Fazla suyun vücuttan atılmasını sağlayarak kilo verdiriyor. Kanserden koruyucu etkisi vardır.
Yapılışı: Bardak başına iki tatlı kaşığı konularak kaynatılır, 10 dk bekletildikten sonra içilir.
8- AYNISEFA ÇAYI: Dolaşım sistemini uyarıcı, kan ve vücudu zararlı yağlardan temizleyici özelliğe sahiptir. Terletici ve idrar söktürücü de olması, vücutta şişkinlik yapan fazla suyun atılmasına yardımcı olur.
Yapılışı: Bir çay kaşığı aynısefanın üzerine iki bardak kaynar su ilave edilerek 5 dk demlenmeye bırakılır.
9-ZENCEFİLLİ KARIŞIM ÇAYI: Bağırsakları çalıştırır ve yiyeceklerin sindirilmesini hızlandırarak sindirimi kolaylaştırır.
Yapılışı: 1 kabuk tarçın, 4-5 kakule tanesi,1 kök zencefil,2 karanfil tanesi ve bir fiske karabiberi karıştırın. 5 bardak suya 2 yemek kaşığı çay katın ve 10-20 dk hafif ateşte kaynatın. 10-15 dk. Beklettikten sonra süzgeçten geçirin.
10-KEKİK ÇAYI: Vücut yağlarını erittiği ve damar tıkanıklarını önlendiği biliniyor. Kan dolaşımını uyarıcı etkisi vardır.
Yapılışı: 1-2 çay kaşığı kekik, 1 bardak kaynar suyla demlenir.7-8 dk sonra süzülüp içilebilir.
NOT: Bitki çayları her ne kadar zayıflamaya yardımcı olsa da, çok uzun süreli kullanımlarda bağırsaklar üzerinde olumsuz etkileri olduğu gözlenmiştir. Bu yüzden dikkatli tüketilmelidir.

ÇİLEK YAĞI VE FAYDALARI

FAYDALARI
Cildi sıkılaştırıcı, besleyici ve gözenekleri sıkıştırıcı olarak; ayrıca aroma terapi amaçlı kullanıldığı bilinmektedir.
KULLANIMI
Aroma terapi amaçlı olarak, banyo suyuna 1-2 damla damlatılarak veya pamuk yardımıyla cilde sürülerek kullanıldığı bilinmektedir

4 Nisan 2008 Cuma

GÖZ ÇEVRESİ BAKIMI

Göz çevresi ve kirpilerinizdeki makyajı mutlaka temizleyin.
Uyku düzenine dikkat edin.
Dengeli beslenin. Bol meyve ve sebze tüketin.
Günde En az 2 litre su tüketin.Bu vücudunuzun nem kazanmasını sağlar.
Göz altlarında oluşan yağ bezelerini sıkmayın.
Göz çevresi nemlendiricilerinin yağsız olmasına dikkat edin.
Göz temizliği sırasında hijyene dikkat edin.
Sigara içilen ortamlardan uzak durun.
Gözleriniz çok kızarıyor ise ; şekersiz çayı pamuk yardımıyla alıp,gözlerinizde 15 dakkika tutarsanız.Göz kızarıklıklarından kurtulabilirsiniz.
Göz altı torbaları için; halka şeklinde kestiğiniz patesi gözlerinize kapatın ve 15 dakkika bekletin.
2 çay fincanı kaynar suya 2 çorba kaşığı fındık yaprağı ekleyip 15 dakika bekletin. Süzüp buzdolabında soğutun. 2 parça pamuğu çaya batırıp elinizle sıkın ve göz kapaklarınızın üzerine yerleştirin. 10 dakika bekletip yüzünüzü yıkayın.
Bir bardak kaynatılmış rezene çayını soğutun. 2 parça pamuğu çaya batırıp göz kapaklarınıza yerleştirin ve 15 dakika bekleyin.
Göz Altı Şişlikleri ;
Buz sislikler için en iyi uygulamadır. Göz çevresinde 5 dakika kadar buz gezdirin.
Koyu Renk Göz Altı Halkaları için;
. Toz halindeki boyotu ve süt koyu renk halkaları yok etmeye yardımcı olmaktadır. Boyotunu süt ile karıştırarak macun haline getirin ve gece koyu renk halkaların üstüne uygulayın. Sabah yıkayın ve koyu renk halkaların nasıl iyileştiğini görün.
. Rendelenmiş salatalığı dondurun. Dondurulmuş küpleri gözlerinizin üstüne masaj yaparak uygulayın.
. Salatalık suyuna ya da patates suyuna pamuğu batırın ve göz çevrenize uygulayın.
. Göz altı torbalar için herhangi bir çay poşeti, (bitkisel olursa iyi olur) soğutulur ve gözlerinizin üzerine yerleştirilir ve dinlendirilir.
. Göz altındaki mor halkalar için çiğ rendelenmiş patatesi bir beze sarın ve göz kapaklarınıza 15-20 dakika uygulayın. Ilık suyla durulayın.
. En iyi göz toniği özel bir bitki olan eyebright(gözotu, frezya otu)’dır. Çayını yapın ya da çay torbalarını kullanın. Tülü ya da pamuğu çayın içine batırın ve uzanırken göz çevrenize kompres olarak uygulayın.
Gözaltı morlukları için:
Papatya çayı ya da lavanta çayını soğutun. 2 parça pamuğu çaya batırıp elinizle sıkın. Göz kapaklarınıza uygulayın.
Göz çevresi kırışıklıkları için:
1 kahve fincanı soya yağı, 1 kahve fincanı bademyağı ve yarım kahve fincanı avokado yağını bir kapta karıştırın. Parmak uçlarınızı bu karışıma batırıp göz çevresine masaj yaparak sürün. Bu uygulamayı akşamları yatmadan evvel yapın. Sabahları yüzünüzü yıkayıp kurulayın
Kirpikleri uzatmak için:
1 bardak suyu kaynatın. 1 çay kaşığı hint yağı ve 12 gr kakao yağı ekleyip karıştırın. Kabı sıcak su dolu bir başka kabın içine yerleştirip krem kıvamına gelene kadar ısıtın. Karışımı soğutup 15 gün boyunca yatmadan önce gözlerinize kaçırmamaya dikkat ederek kirpiklerinize sürün. Sürme işlemini kirpik kökünden uca doğru uygulayın.
Kirpikleri gürleştirmek için:
Eşit ölçüde hint yağı ve badem yağını bir şişede karıştırıp 15 gün boyunca akşamları yatmadan önce gözlerinize kaçırmamaya dikkat ederek kirpiklerinize dipten uca doğru sürün.

3 Nisan 2008 Perşembe

MAYA MASKESİ

20'li yaşlarda ayda bir kez, 30"lu yaşlarda 15 günde bir, 40'lı yaşlarda haftada bir, 50'li yaşlarda haftada iki ya da üç kez uygulayabileceğiniz bir maske...
Maya Maskesi
Malzemeler
2 çorba kaşığı yaş maya
1 çorba kaşığı ılık su
Yapılışı
Yaş maya ile ılık suyu karıştırın.
Krem kıvamına gelince, göz ve dudak çevresi hariç cildinize uygulayın.
10 dakika sonra kuruyan maskenin fazlasını, nemli bir pamuk yardımı ile temizleyin. Ardından önce ılık su ile, sonra da soğuk su ile durulayın.
Cildi kuru olanlar, sadece ılık su ile durulamalıdırlar.
Güzelce duruladığınız cildinizi havluyla yumuşak hareketler ile kurulayabilirsiniz.
Yüksek dozda protein içeren maya, cilt dokularının yeniden yapılanmasını sağlıyor. Cildin daha güzel ve pürüzsüz görünümüne yardımcı oluyor. Protein, ayrıca cildin oksijen almasını sağlayıp beslenmesine katkıda bulunuyor.
Mayanın içeriğindeki yüksek potasyum miktarı, dokularda biriken toksinleri dışarı atarak cildin artık maddelerden arınmasını sağlıyor. Böylece cilt adeta yenileniyor. Maya, cildin mat ve pürüzlü görünümüne yol açan mide sorunlarını gideriyor. Bağışıklık sistemini güçlendirerek cilt alerjilerini önlüyor. İçeriğindeki B2 ve B6 vitaminleri sayesinde cildin yağ dengesini ayarlayarak akne ve sivilceye karşı etkili oluyor. Maya, deyim yerindeyse cildi hem içerden hem de dışardan besliyor.

2 Nisan 2008 Çarşamba

Yorgunluktan kurtulma yolları



Bugünlerde her zaman yaptığınız işler sizi her zamankinden daha fazla mı yoruyor? 'Hangi vitamini alsam da eski canlılığıma kavuşsam' diye mi düşünüyorsunuz?


Alacağınız küçük önlemlerle yorgunluk sorunundan kurtulmanızı sağlayacak yolları işin uzmanları gösteriyor. Banyonuzun ısısından günde içeceğiniz su miktarına, menünüzden seçeceğiniz spora kadar küçük ama etkili önlemler alarak yorgunluktan kurtulmanız mümkün

Uykudan önce süt içmeyin Sabahları yataktan yorgun argın kalkanlar dikkat: Hareket miktarınız arttıkça yorgunluğunuz azalacak. Prof. Dr. Ayşen Yücel'e göre hareketsiz yaşamlar yorgunluğu davet ediyor.

Anadolu Sağlık Merkezi'nden Prof. Dr. Ayşen Yücel, yorgunlukla ilgili sorduğumuz soruları yanıtladı.

EN ÇOK YORULAN ASLINDA EN AZ ÇALIŞANDIR

* Neden bazı dönemlerde daha çok yoruluruz?
Bazı dönemlerde yeterli besin alınmaması, vücutta vitamin ve minerallerin eksik kalması, tiroit bezinin çalışma düzensizlikleri, tansiyon, kalp, enfeksiyon hastalıkları hatta sigaranın fazla içilmesine bağlı olarak da yorgunluk artabilir.

* Yorgunluk ve ağrı neden artık daha fazla görülüyor?
İnsanlar maalesef giderek daha az hareketli bir yaşamı benimsiyorlar. Kapısının önünden arabasına gidip işine giden, gün boyu işte bilgisayar karşısında çalışan, son derece aktivite yapan ve akşam yine evine arabayla gidip yemek yedikten sonra yatan insanlar haline geldik. Bu kadar hareketsizlik aslında insanın vücut yapısına aykırı bir durum. Çünkü hem kaslarımız hem de eklemlerimiz fizyolojik olarak belirli hareketleri gerçekleştirmek üzere düzenlenmiştir. Yani biz eklem ve kaslarımızın sağlıklı olmasını istiyorsak onları hareket ettirmek, çalıştırmak zorundayız. Hareketsiz yaşamın iki kötü sonucu var: Biri şişmanlık, diğeri ise, ağrı ve yorgunluk hissi. Ama maalesef günümüzde kişiler daha çok şişmanlığa konsantre olmuş durumdalar; diyet yapıyorlar, bitkisel ürünler kullanıyorlar ancak hareketsiz yaşamın diğer kötü sonucu olan yorgunluğu göz ardı ediyorlar.

TEMBELLİKTEN KURTULUN

* Hareketsizlik nasıl yorgunluk ve ağrıya yol açıyor?
Hareketsiz bir kişide giderek kas tembelliği oluşup, kasların doğal kasılı olma hali ortadan kalkıyor ve eklemler yıpranıyor. Bu durum zamanla kişinin kendisini yorgun hissetmesi gibi sonuçlara neden oluyor. Bununla birlikte eğer kişi farklı zamanlarda, beklenmedik bir şekilde ani hareket ederse ya da yorucu bir aktivitede bulunursa (örneğin, çok hareketsiz bir kişi arkadaşlarına söz verdiği için maç yaparsa ya da yine günlük yürüyüşü hiç adet edinmemiş bir kişi trekkinge giderse) bu insanlarda çok şiddetli kas ve eklem ağrıları görülüyor. Eğer kişi hareketsiz bir hayatı yaşam tarzı olarak benimserse genel ya da bölgesel olarak kas ağrıları ve yorgunluk hissi ortaya çıkar.

* Hangi ağrılar bunlar?
Genel olarak bazı kişiler daha çok boyun kasları, sırt kasları, üst kol kaslarıyla seyreden baş boyun bölgesi ağrıları ve o bölgede güçsüzlük, yorgunluk hissediyor. Diğer bir grup ise, daha çok sırt, bel, bacak kasları bölgesinde yorgunluk ve ağrı hissediyor. Biz bunlara genel olarak 'miyofasyal ağrılı hastalar' diyoruz. Çünkü miyofasyal ağrıda kasların bazı noktaları zaman içinde hassasiyet kazanıyorlar ve bu hassas nokta ya da tetik noktalar dediğimiz bölgeler çeşitli faktörlerle kasta ağrılı kasılmalar oluşturuyorlar. Örneğin soğuk veya sıcak havada ya da yorgunluk ve stresin birlikte olduğu durumlarda kas kasılmasına bağlı ağrılar yaşanır. Baş-boyun ağrısı olan hastalarla, ya da kas kasılmasına bağlı bel-bacak ağrısı olan hastalarda buna dikkat etmek gerekir.

SOĞUK AĞRI YAPAR

* Çok soğukta kalmak ağrıya mı yol açıyor?
Evet, çünkü çok soğukta kalınca kişilerde kas kasılması oluyor. Normalde soğukta kaslarımızı kasarız. Sıcak bir yere girdiğimizde insanın kasları gevşer. Ama bu zemini olan bir insanda kas kasılı kalır ve çok şiddetli ağrısı olur. O yüzden hastalar "Soğuğa çıktığım zaman çok şiddetli ağrılarım oluyor" derler. Bu hastalar, hareketsiz hayat tarzını devam ettikçe bu ağrılara bir de yorgunluk eklenir. Bir süre sonra, "Ben uzun süre bilgisayarda çalışıyorum sonra kollarım o kadar yoruluyor ve kendimi o kadar halsiz hissediyorum ki işime devam edemiyorum" demeye başlarlar. Ama bu grup hastayı, yani miyofasyal ağrı sendromları dediğimiz hastaları fibromiyaljiden ayırmak lazım.

1 Nisan 2008 Salı

DR MEHMET ÖZ'DEN BİR ÖNERİ

Günde 3-4 bardak içilmesi önerilen, doping etkisi yapan, kilo aldırmayan ve uzun bir yaşam sürmeyi sağlayan formül anti-aging ilacı olarak da kabul ediliyor. Sekiz farklı sebzeyle hazırlanan karışım, bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor, içindeki anti oksidanlar uzun ve genç bir hayat sürmeye destek oluyor.
Çoluk çocuk herkes tarafından tüketilebiliyor.
Diyet yapanlara bu karışım yardım ediyor, beslenme ihtiyaçlarını sağlıyor. Prof. Dr. Mehmet Öz "Aslında amacım dünyadaki ev kadınlarını eğitmek. Çünkü, onlar çocuklarına, eşlerine bakıyor. Kadınları eğiterek toplumun geneline sağlık bilinci kazandırmak mümkün" diyor.
NASIL HAZIRLANIYOR?
* 2 kâse ıspanak (İyice yıkayıp karışımın içine çiğ olarak koyabilirsiniz) .
* 2 salatalık.
* 1 kereviz.
* Dörtte bir çay kaşığızencefil kökü.
* Maydanoz.
* İki elma.
* 1 tutam ıhlamur.
* Yarım limon
Bu sebzeleri karıştırıp,suyunu çıkardıktan sonragünde 3-4 bardak için.

Popüler Yayınlar

Related Posts with Thumbnails
Pasta Tarifleri

Uyarı

Bu site yayınlanan sağlık ile ilgili bilgiler , ziyaretçilerini bilgilendirmek amacıyla yayınlanmaktadır. Burada yayınlanan yazıların tamamı bilgilendirme amaçlı olup, hiçbir şekilde hekim muayenesi ve konsültasyonunun yerine konulmamalı, hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Sağlığınızla ilgili acil durumlarda, bekleme süresi sağlığınızı olumsuz yönde etkileyebileceği için, zaman geçirmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmanızı öneririz.
Genel Kişisel Web