SAĞLIK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SAĞLIK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mart 2009 Pazar

İBRAHİM SARAÇOĞLU YÜKSEK TANSİYONU DÜŞÜRMEK

Yüksek tansiyon şikayeti yeni başlamış kişilerde bir kaç hafta içerisinde tedavi olmadıkları taktirde hipertansiyonun kalıcı olabileceğini, belirten Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu nar suyunun yüksek tansiyon şikayeti yeni başlayan hastalarda çok etkili olduğunu ve her gün taze sıkılmış 1 bardak nar sıuyu içtikleri takdirde tansiyonlarının düşeceğini açııkladı.
Uyarı: Nar suyunun Tansiyon düşürücü olduğu için Düşük tansiyon şikayeti olan hastaların nar suyu tüketmeleri sakıncalıdır.
saracoglu.aT

24 Ocak 2009 Cumartesi

AHMET MARANKİ BEHÇET HASTALIĞI

Prof.Dr.Ahmet Maranki behçet hastalığı için kişniş bitkisinin çok etkili olduğunu belirterek kürünü açıkladı.
Behçet hastalığına kişkiş kürü:Yarım litre suya 10 gram toz kişnişi 5-6 dakika kaynatın. Bir su bardağı sabah bir su bardağı akşam için. Bu uygulamaya 7 gün devam edin.
Bu uygulamaya ek olarak geceleri yatarken bir çay kaşığı toz kişnişi ağzınıza alarak yaralarınızın üstünde gezdirin.
Taze kişnişi ağzınızda çiğneyin. Yaralarınız üç günde geçecektir.

maranki.com

13 Mayıs 2008 Salı

GÖZ TANSİYONU

Prof.Dr.İbrahim Saraçoğlunun göz tansiyonu şikayeti olanlara tavsiyesi:
Göz tansiyonu şikayeti olanlara taze sıkılmış domates suyunu önermekteyim. Bir ay boyunca, günde bir bardak içeceğiniz taze sıkılmış domates suyu göz tansiyonunuzun düşürülmesinde etki olabilecektir. Bu amaçla kullanacağınız domatesin HORMONSUZ olması ve EBTER olmaması şartı vardır. Domates suyunun bu amaçla en uygun olan içme zamanı öğle yemeğinden bir saat öncedir.
Bu kürü, özellikle makula dejenerasyonu şikayeti olanlara da öneririm. Domates kürünü uygulayan orta yaş ve yukarı yaş grubundakiler görmelerindeki güçlenmeyi belirgin bir şekilde fark edebileceklerdir.

22 Nisan 2008 Salı

ANTİOKSİDAN HAKKINDA HERŞEY

Doğal antioksidan almak için brokoli ve domates yiyin!
Vücudunuzun ihtiyacı olan antioksidanı alabilmesi için, sebze-meyve ağırlıklı beslenmelisiniz. Özellikle brokoli, karpuz ve domates size gerekli olan antioksidanı fazlasıyla verecektir. Piyasadaki antioksidan ilaçları ise hem çok pahalı ve hem de faydası yok
Bitkisel Sağlık Merkezi Direktörü Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu, vücudun ihtiyacı olan doğal antioksidanlarla ilgili merak edilen soruları yanıtladı
*Antioksidan nedir?
Antioksidanlar; serbest radikalleri yok eden kimyasal maddelerdir. Bunu vücudumuz gerektiğinde kendisi üretiyor. Bu moleküllerin vücutta gerekli seviyelerde bulunabilmesi için, yüksek oranda antioksidan içeren çay, meyve ve sebze gibi besinler alınmasına dikkat edilmelidir.
*Antioksidanlar gençleştirme mucizesi mi?
Tablet halinde satılan antioksidanların hem faydası yok hem de çok pahalı. Doğal yollardan antioksidan alınmasını öneririm. Hekimlerin onayı olmadan herhangi bir tablet kullanılmamalıdır
*Yani doğal yollardan mı almalıyız?
Evet, doğal yollardan beslenme ile daha zengin antioksidanlar alıyoruz. Brokoli, karpuz ve domateste çok miktarda bulunan likopen, kuversitin, sülforafen, E ile C vitaminleri gibi doğal antioksidanlardır
* Peki, doğal yoldan alınan antioksidanlar neden bağışıklık sistemini bozmuyor?
Doğal yoldan (sebzemeyve) alınan antioksidanların beraberinde çok sayıda yardımcı, medyatör, fonksiyonel ve segonder beraberinde almaktayız. Halbuki, tablet olarak alınan zenginleştirilmiş antioksidan maddelerle birlikte bulunması gereken onlarca fonksiyonel, yardımcı ve de medyatör özellikli maddeler bulunuyor.
* Antioksidan tabletlerin gerçekten antioksidan etkisi var mı?
Lycopen veya quercetin gibi antioksidan içerikli tabletlerin hemen hemen hiçbir etkisi yok. Çünkü, gerek lycopen ve gerekse de quercetin adı verilen antioksidan maddelerin vücudumuz tarafından alınabilmesi için beraberinde yardımcı, etkin maddeleri de içermesi gerekir. Bu yardımcı maddelerin tabletlerde bulunmaması nedeniyle vücudumuz tarafından alınmaları da söz konusu değildir.
* Tablet olarak kullanılan antioksidanların zararı nedir?
Vücut serbest radikallere karşı savaşı antioksidanlarla yapıyor. Antioksidanlar bağışıklık sisteminin bir parçasıdır. Aynı zamanda vücudun bazı hallerde zararlı serbest radikallere de ihtiyacı var. Serbest radikaller hücre zarına zarar verip yaşlanma etkisine sebep olur. Hücrenin içindeki DNA'yı olumsuz etkileseler de onlarla ilgili ürkütücü ve korkutucu düşünmemek gerekir. Vücuda bir bakteri veya virüs girdiğinde de serbest radikallere ihtiyaç var. Örneğin; hidrojen peroksit, serbest radikal özelliği taşır. Siz bu esnada dışardan bir antioksidan tableti aldıysanız vücut savaş halindeyken vücudun bağışıklık sistemini zayıflatıp, bu virüse veya bakteriye karşı direnç kazandırmış olursunuz
* Antioksidanlar nasıl depolanır?
Vücudun bağışıklık sistemi 2n saat içerisinde sürekli denetim yapıyor. Bunun karşılığında antioksidanları kendisi üretir ve gerekli olanlarını depolar. Besinlerden aldığımız bazı antioksidanları vücut organlarda, kanda, yağ dokusunda depolar.
* Bazı antioksidanların kanser riskini artırdığı doğru mu?
1990 yılların ortalarında Yeni Zelanda ve Avustralya üzerindeki ozon tabakasının oldukça inceldiği tespit edildi. Güneş ışığındaki kanser yapıcı ultraviyolenin altındaki dalga boyları, canlıların üzerine daha fazla düşmeye başladı. Bu da daha çok deri kanserine yol açtı. Avustralya Sağlık Bakanlığı'nın izni ile deri kanseri üzerine yapılan ve 10 yıl süren araştırmalar, ilginç sonuçlar ortaya koydu. Deri kanserini önleyen antioksidanlardan olan 'betakoraten'i, zengin bir şekilde dışardan aldığınız zaman; eğer sigara içiyorsanız akciğer kanserine yakalanma riski yüzde 10; prostat kanserine yakalanma riski de yüzde 50 oranında artıyor

Popüler Yayınlar

Related Posts with Thumbnails
Pasta Tarifleri

Uyarı

Bu site yayınlanan sağlık ile ilgili bilgiler , ziyaretçilerini bilgilendirmek amacıyla yayınlanmaktadır. Burada yayınlanan yazıların tamamı bilgilendirme amaçlı olup, hiçbir şekilde hekim muayenesi ve konsültasyonunun yerine konulmamalı, hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Sağlığınızla ilgili acil durumlarda, bekleme süresi sağlığınızı olumsuz yönde etkileyebileceği için, zaman geçirmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmanızı öneririz.
Genel Kişisel Web