8 Ocak 2010 Cuma

2.5 Yaş Çocuk İnadı

2.5 Yaş Çocuk İnadı

Geçen kış, yani kızım 22 aylıkken gece ağlama nöbetleri başlamıştı ve yaklaşık iki ay boyunca sürmüştü. Bu durumu nasıl yaşadığımızı ve çözümlerimizi sizinle paylaşmıştım.
Şimdi tam da herşey yoluna girecekken "2.5 yaş inadı" çıktı.
Bizim zamanımızda var mıydı bunlar?

Üst kattaki çocuk niye böyle yapmıyor? gibi sorular kafamızdan geçmiyor değil.
Eşim de ben de çocuğumuza kaliteli zaman ayıran, onun mantıklı isteklerini yerine getiren, ona yalan söylemeyen ve sevgimizi gösterebilen ebeveynleriz.
Ama bunlar çocuğun "hayır" demesini, anlamsız isteklerini ve inatlarını engellemiyor.
Hatta bazı kaynaklara göre bu kadar ilgi bile çocuğun inadını tetikleyebiliyor.
Ben bu durumda ne derim biliyor musunuz!

Bu çocuk büyütme işi çok karmaşık bir iş
Bu günlerde kızım, eskiden yapmaktan zevk aldığı şeyleri istemiyor, olmadık şeylere ağlıyor, onu giymem, bunu istemiyorum, sen git sen gel gibi elimizi kolumuzu bağlayan isteklerde bulunuyor.
Ne yapmalı ne etmeli?

Çocuklarımızı Grip Virüsünden Nasıl Koruruz

Çocuklarımızı Grip Virüsünden Nasıl Koruruz



• Okulda, çocukların birlikte oynadığı oyunlar yerine daha az temas kuracakları oyunlara yönlendirilmeleri gerekir.

• Okuldaki arkadaşlarıyla, zorunlu olmayan yakın temastan (sarılma, öpüşme, beraber oynanan oyunlar vs…) kaçınmaları gerekir. Unutmamalı ki grip, hastalıklı birine bir metreden daha yakın olduğunda insandan insana bulaşır. Öğretmenlerin çocukları bu konuda uyarmaları gerekmektedir.

• Ellerini sık sık, özellikle öksürdükten veya hapşırdıktan sonra su ve sabun ile yıkamaları gerekmektedir.

• Öksürürken veya hapşırırken ağızlarını kağıt mendil ile kapatmaları gerektiği öğretilmelidir. Mendil kullanımını özendirmek gereklidir.

• Öksürdükten veya hapşırdıktan ya da hasta olma ihtimali olan birisi ile temasta bulunan çocuklara, ellerini yıkayıncaya kadar; göze, burna veya ağza sürmemeleri gerektiği anlatılmalıdır. Virüs bu yolla bulaşabilmektedir.

• Eğer çocukta kağıt mendil yoksa veya çıkarıp kullanmaya fırsat bulamadıysa, öksürürken veya hapşırırken ağzını eliyle kapatmalı ve hemen elini su ve sabunla iyice yıkaması gereklidir.

• Hasta kişilerle yakın temastan uzak tutulmalılar. Temas zorunlu ise maske ve eldiven kullandırılmalı, temas sonrası hemen ellerini su ve sabun ile yıkamaları gerekmektedir.

• Grip belirtileri olursa hemen doktora veya hastaneye başvurun. ‘Çocuktur, soğuk algınlığına yakalanmıştır’ demeyin. İlk belirtiler griple aynı olacağından hastalığın Domuz gribi olup olmadığını anlamak için bir uzmana görünmek gerekir.

• Eğer çocuk hasta ise okuldan geri kalacak düşüncesi ile okula göndermeye çalışmamalı ve çocukların diğer kişilerle temasını sınırlandırmalıdır.

Suya sabuna dokunmayı özendirmeli; ellerin su ve sabun ile yıkanması mikroplardan korunmanın en etkili, en ucuz ve en kolay yoludur. Ancak etkili olabilmesi için en az yarım dakika süreyle ve parmak araları da dahil olmak üzere her yerin iyice yıkanması gerekmektedir. Su ve sabun yerine alkol bazlı el dezenfektanları da kullanılabilir

5 Ocak 2010 Salı

İbrahim SARAÇOĞLU'ndan Adet düzensizliğine karşı bitkisel kürler



Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu, adet düzensizliğine karşı testere dişli arslanpençesi bitkisiyle uygulanan bu iki kürü tavsiye ediyor.

Testere dişli arslanpençesi

Arslanpençesi (Allcemilla vulgaris, Lady’s mantle, Frauenmantel)
Özellikleri:

● Bayanlarda tüylenmeye karşı
● Östrojen hormonu yükseltici
● İltihaplı eklem romatizmasına karşı
● FSH hormonu yüksekliğine karşı
● Adet düzensizliğine karşı

Kürleri Uygulamadan Önce Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

1) Testere dişli arslanpençesi yaprak ve sapları beraberce kullanıldığında ishale karşı etkili olabilmektedir. İshal olmayan birisi onun çayını içtiğinde kabız olurum endişesine de kapılmamalıdır. Çünkü kabızlık yapmaz. Bağırsağın perisaltik hareketlerini yavaşlatır ve kontrol altına alır. Hareketli bağırsak sendromu (irritable bowel syndrome, ibs) şikâyeti olanlara iyi bir yardımcıdır.

2) Zor kapanan yaralarda veya ameliyat sonrası ameliyat yaralarının hızlı bir şekilde kapanmasında iyi bir yardımcıdır.

3) Sık sık anemi (demire bağlı kansızlık) yaşayanlara haftada en az beş-altı kez bu bitkinin çayını içmelerini tavsiye ederim.

4) Erken menopoza girme yatkınlığı gösteren bayanların yardımcısıdır. Genç kızlar ve kadınlar adet düzensizliği yaşıyorsalar, testere dişli arslanpençesi mükemmel bir yardımcıdır. O, aynı zamanda kadınlık hormonlarının dengelenmesinde de yardımcıdır. Rahimde oluşmuş miyom veya miyomların neden olduğu ara kanamaları da durdurabilme ve kontrol altına alabilme gücüne sahiptir.

5) Adet dönemlerinde fazla kan kaybına uğrayan veya adetleri uzun süren bayanlara bu bitkiyi öneririm.

6) Testere dişli arslanpençesinin ebter ve/veya GOD tohumların tarımının yapıldığı alanlara yakın bölgelerde yetişenlerin kullanılmaması gerektiğini önemle belirtmekte fayda görüyorum. Ülkemizde, GOD tohumlarla her ne kadar tarım yapılmıyorsa da, ne acıdır ki, sebzede %95 ebter tohum tarımı yapılmaktadır.

7) Oniki yaş altı çocukların herhangi bir kürü hekimlerine danışmadan uygulamalarını kesinlikle önermiyorum.

Kür 1: Adet düzensizliğine ve tüylenmeye karşı
Üç-dört gram (bir tatlı kaşığı) kurutulmuş testere dişli arslanpençesi kaynamakta olan bir bardak (150-200 ml) klorsuz suya atılır. Kısık ateşte on dakika kaynatmaya devam edilir. Daha sonra soğumaya bırakılır ve ılıyınca süzülür. Bir ay boyunca her gün bir su bardağı içilir. Bir aydan sonra bir hafta ara verilir. Bir hafta aradan sonra aynı şekilde bir aylık kür tekrar edilir. Ve kür sonlandırılır. Kürün en uygun içim zamanları sabah kahvaltısından iki saat sonra veya öğleden sonra aç karnına içmektir.

İleride adet düzensizliği tekrar ederse, kür 1 aynı şekilde tekrar edilir.

Kür 2: FSH hormonu yüksekliğine karşı
Üç-dört gram (bir tatlı kaşığı) kurutulmuş testere dişli arslanpençesi kaynamakta olan bir bardak (150-200 ml) klorsuz suya atılır. Kısık ateşte beş dakika kaynatmaya devam edilir. Daha sonra soğumaya bırakılır, ılıyınca süzülür. Bir ay boyunca her gün iki defa bir su bardağı içilir. İlki kahvaltıdan iki saat sonra, ikincisiyse akşam yemeğinden iki saat sonra içilir. Her defasında taze hazırlanması şarttır. Bir aydan sonra bir hafta ara verilir. Bir hafta aradan sonra aynı şekilde bir aylık kür tekrar edilir. Ve kür sonlandırılır.

İbrahim Saraçoğlu zayıflama kürü

Göbek yağlarınızdan kurtulmak için Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun çok etkili olan bu tarifi aynı zamanda selülitlerinizden kurtulmanızı da sağlıyor.

Malzemeler:

• 4 lahana yaprağı

• 25 dal maydanoz

• 1 limon
Hazırlanışı: 1/2 litre kaynar suyun içine lahana yapraklarını içine attıktan sonra 3 dakika kaynatın. Ardından maydanozları ilave ederek 3 dakika daha kaynatın. Soğuyunca süzün ve içine limon sıkarak günde 2-3 kez aç veya tok karnına içmek yeterli olmaktadır.

Her gün taze olarak hazırlanmalıdır.İçmesi kolay olsun diye içine başka bir şey ilave etmeyin.

3 hafta uygulayabilirsiniz.

İbrahim Saraçoğlundan Boy Uzatma Kürü

Boy uzatmak için uygulanacak boy uzatma kürü yaşları 12 ile 22 arasındaki gençler için geçerlidir. Boy uzatmanın yaşa göre uzatılabilme ortalaması aşağıda belirtilmiştir. Boy uzatmanın üst sınır yaşı 22 dir. Boy uzatma kürü 6 ay ile 2 yıl uygulanabilir.

Boy uzatma kürü ile ortalama yaş dağılımı
Yaş aralığı Ortalama uzama [cm] 21 yaşa kadar

12 - 14 9 - 7

14 – 15

7 – 6

16 – 17

6 – 5

18 – 19

5 – 4

20 – 21


4 – 3

21 – 22

2 – 1

Boy uzatma kürünün uygulamasında iki kural vardır.

Birinci kural, Torik, palamut,uskumru veya kefal balıklarından birisini haftada en az 3 defa 200-250 gr buğulama veya ızgara olarak tüketmektir. Bu balıkların sırt kısmındaki siyah etli kısım boy uzatmada etkili olan kısımdır.

Çocuğunuza 12 yaşına kadar haftada 3 defa 250 gram dört balıktan birinin özellikle palamut balığının ızgara ya da buğulaması yapıldıktan sonra derisini kaldırıp sırt kısmındaki siyah etli kısmını yedirirseniz çocuğunuzun boyunun daha hızlı uzamaya başladığını hayretle göreceksiniz.12 yaşından sonra bu kür yeterli olmayıp bitkisel desteğe ihtiyaç duyulmaktadır.

İkinci kural ise, hiç bir yan tesiri olmayan bitkisel bir çayın 6 ay müddetle haftada 1 kere demlenip içilmesi gerekiyor.Bu bitki çayı Prof. Dr ibrahim saraçoğlu'nun web sitesinden sipariş edilebiliyor

Not: Önerilen besin maddesi ve bitkisel çay hormon içermemektedir.

Boy uzatma kürünün satış fiyatı 250 YTL. olarak belirlenmiş.

Daha geniş bilgi almak ve sipariş vermek için için dilerseniz Prof. Dr ibrahim saraçoğlu'nun http://www.saracoglu.at/ sitesindeki "sipariş" bölümünden sipariş edebilirsiniz.

4 Ocak 2010 Pazartesi

Bebeğin Davranışları Beyin Gelişimini Gösteriyor

Bebeğin Davranışları Beyin Gelişimini Gösteriyor

Türkiye'de yeni kullanılmaya başlanılan ''General Movements yöntemiyle, bebeğin 28. haftadan 56-58. haftaya kadar yaptığı hareketlerin özel bir teknikle takip edilerek, beyin gelişiminin sağlıklı olup olmadığını tespit edilebiliyor...

Eskiden iki yaşına gelinceye kadar çocuğa kesin tanı konulamazken, yeni yöntem sayesinde erken tanı ve erken rehabilitasyon tedavisi sayesinde çocukların motor-mental gelişimleri destekleniyor.

Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Kıymet İkbal Karadavut, çocuklarda serebral palsi (SP) diye tanımlanan gelişimsel bozuklukların erken yaşlarda tespit edilmesinin çok zor olduğunu, ilk aylarda gelişim bozukluğu tanısının konamayacağını ve hatta iki yaşına kadar kesin tanı yapılamadığını söyledi.

Gelişim bozukluğunda erken tanının, erken dönemde rehabilitasyona olanak verdiği için önemli olduğuna işaret eden Karadavut, erken başlayan rehabilitasyonla spastik çocukların motor-mental gelişimlerinin daha iyi olduğunu bildirdi.

-''YÖNTEMLE, HAREKETLERİN KALİTESİNE BAKIYORUZ''-

Bebeklerde nörolojik sorunlar açısından gebelik takibinin çok önemli olduğunu vurgulayan Karadavut, ikiz gebelik, erken doğum, sağlık durumunun riskli olabileceği öngörülen bebekler ile doğumda gelişebilecek komplikasyonların bebekte nörolojik bozukluklara yol açabileceğini anlattı. Karadavut, bu bebeklerin ilerleyen yaşlarda yürüme, oturma sıkıntıları, beyin felci, el ya da ayakta tutukluk sorunu yaşayabileceklerini, spastik hareketler gösterebileceklerini belirterek, riskli görülen bebeklere ''General Movements'' isimli yeni bir yöntemin uygulanarak erken dönemde tanı ve tedavi imkanının sağlandığını bildirdi.

Yöntemin Avrupa'da çok sık kullanıldığını, ancak Türkiye'de yeni olduğunu anlatan Karadavut, ''Yöntem, Türkiye'de ilk defa Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi'nde uygulanmaktadır'' dedi.

General Movements yöntemiyle ilgili olarak eğitimini Hollanda'da tamamlayarak Türkiye'de uygulamaya başlayan Karadavut, 28. haftadan 56-58 haftaya kadar bebekler tarafından yapılan motor hareketlerin kalitesinin değerlendirilmesini sağlayan yöntemle, risk öngörülen bebeklerin hareketlerinin doğum sonrasında ilk günden itibaren takip edildiğini anlattı.

Kimi sağlık sorunları olan gebelerin, erken doğum ihtimali olanların, ikiz gebelikleri olanların, daha önce spastik bir çocuğu olan hamilelerin bebeklerinde gelişim bozukluğu riskinin bulunduğuna dikkati çeken Karadavut, erken dönemde nörolojik bozukluk tanısına olanak veren yöntem hakkında şu bilgileri verdi:

''Tıbbi literatüre göre, bir bebeğe 2 yaşına kadar spastik ya da özürlü olup olmayacağına ilişkin kesin bir tanı yapılamıyor. Bu çocuklarda, her türlü tahlil yapılmasına karşın ancak yüzde 60'lık bir öngörüde bulunulabiliyor. Ancak yeni tanı yöntemiyle yüzde 98 oranında bebeğin ilerde bir sorun yaşayacağı saptanabiliyor. Tüm canlıların beyninde 4 aya kadar devam eden bir nöron ağı vardır. Bu ağ, 4. aydan sonra yok oluyor. Nöron yumağı, 4 ay boyunca bebeğin yapması gereken bazı hareketleri tetikliyor. Bu hareketlerin de sağlıklı çocuklar da birbirine benzer kalitede olması gerekiyor. Bizler de bu yöntemle, hareketlerin kalitesine bakıyoruz.''

-''REHABİLİTASYON İLE BEBEKTEKİ ÖZÜR ORANI AZALTILIYOR''-

Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Karadavut, anne babaların bebeklerinin vücut hareketlerine karşı doğumdan itibaren duyarlı olmaları gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

''Örneğin, erken doğan (prematüre) bebekler, kafalarını tutamayacakları için bir yatırıldığında kaba, yılan gibi kıvrılır şeklinde hareket etmelidir. Bunu yapamayan bebeklerin nörolojik gelişimi takip edilmelidir. 40. haftadaki bebeklerin ise kolunu, ayağını kendine çeker gibi ve içe dışa döndürerek hareket ettirmesi uygundur. Göbeğini ve kalçasını kabaca oynatması gereklidir. 2 ve 4 aylık bebeklerin ise ellerini, parmaklarını ve bileklerini dans eder gibi oynatması, kıvırması uygundur. Bebeklerin hareketlerinin 4. aydan sonra amaca yönelik olmalıdır. Çıngırağı tutmaya, anneye uzanmaya çalışmalıdır.''

Sağlıklı bir bebeğin başını tutabildiğini, oturma dengesini tutturabildiğini ve emekleyebildiğini ifade eden Karadavut, ''Spastik olan bir bebek ise bu tür eylemlerin hiçbirini yapamaz. Çünkü, bebek başını tutamadığı için beyni de bir süre sonra bunu doğru olarak kabul eder ve başı dik tutmayı öğrenemez. General Movements yöntemiyle, sorun olacağı tahmin edilen bebeğe normal duruş ve pozisyon öğretilip, beynin anormali öğrenmesine izin vermeden doğruyu öğrenmesi hedefleniyor'' diye konuştu.

Karadavut, çok belirgin anormal tanısı konulan bebeklerin, hastanede yattıkları süre boyunca rehabilitasyon programına alındığının altını çizerek, rehabilitasyon ile bebekteki özür oranının azaltılmasına çalışıldığını, doğru hareketleri yapması öğretilen bebeklerin, ileride daha kolay beceri kazanabildiklerini sözlerine ekledi.

Müziğin Çocuk gelişiminde etkisi

Müziğin Çocuk gelişiminde etkisi

Çocuğunuzu müzik dinlemeye, şarkı söylemeye, üç yaşından itibaren müziği öğrenmeye teşvik edin. Çünkü müzik hem eğitiyor hem geliştiriyor. Kendimizi kötü hissettiğimiz zamanlarda terapi, yorgunluğumuzu alan dinlenme aracı, özel zamanlarda eğlenme yolu olan müzik; çocuklar için de eğitici ve geliştirici özelliğe sahip. Çocukların kendilerini ifade etme ve iletişim kurabilme yeteneklerini geliştirdiği için, mutlaka okul öncesi dönemde çocuklara müzik eğitimi verilmeli. Çocuklara evde de müzik dinletmek çok yararlı. Ancak ne tür müzik dinlettiğiniz de önemli.

Uzmanlar klasik müzik ve çocuk şarkılarına ağırlık verilmesi gerektiği, asla arabesk gibi müzik türlerinin çocuğa dinletilmemesi gerektiği konusunda birleşiyorlar. İşte, müziğin çocuğa kazandırdığı yetenekler… Dinleme alışkanlığı Üç yaşından sonra çocuklarda oturarak dinleme eğilimi başladığı için bu dönemde müzik eğitimi vermek, dinleme ve sessiz kalma alışkanlığı kazandırıyor. Sosyalleşme Müzik eğitimi, özellikle grupla birlikte şarkı söylemek, çocuğun sosyalleşmesini sağladığı gibi ona sesini kullanmayı ve denetlemeyi keşfetmesini, uyum becerisini geliştirmeyi öğretiyor.

Bir enstrüman çalması da ritim-melodi duygusunun gelişmesinde etkili oluyor. Disiplin ve özgüven Uzmanlar, yaptıkları çalışmalar sonucunda, piyano eğitiminin çocukların disiplin, adaptasyon, rahatlama yeteneği, özgüven, sorumluluk, kişisel düşünce gibi kişilik özelliklerinin gelişiminde etkili olduğunu bulmuşlar. Akciğer gelişimi Şarkı söylerken solunum kontrolü ve akciğer gelişimi oluştuğu gibi enstrümanla çalışma, hem büyük ve küçük kasların gelişimini hem de çocuğun psiko-motor (zihin-kas uyumu) gelişimini olumlu etkiliyor
. Dil gelişimi Müzik, çocuğun dil gelişiminde çok önemli rol oynuyor. Dil, okul öncesi dönemde geliştiği için, bu dönemde şarkılar ve tekerlemeler söylemek, çocuk 6 yaşından sonra okula başladığında yazma öğrenimini kolaylaştırıyor.

Beynin erken gelişimi Müzik ve çocuk gelişimi üzerine yapılan çalışmalar, müzik ile beynin erken gelişimi arasında önemli bir bağlantı olduğunu ortaya koyuyor. Erken müzik eğitimi, özellikle de piyano dersleri, çocukların beyinlerindeki işlem merkezlerini geliştiriyor. Konsantrasyon becerisi Çocukta konsantrasyonu sağlamanın en iyi yollarından biri, kuşkusuz müzik eğitimi. Çünkü müzik kendi iç disiplini dolayısıyla, ciddi bir dikkat yoğunluğunu gerektiriyor.

Müzikle gelişen konsantre olabilme becerisi, tabii ki çocuğun yaşamındaki diğer alanlara da olumlu yansıyor. İlgili konular: 4 yaş çocuk gelişimi 4 yaş çocuğunun sosyal, duygusal, fiziksel ve dil gelişimini bilerek ona karşı nasıl davranmanız gerektiğine dikkat edin. Çocuklarda 3-6 yaş gelişimi Aile içindeki disiplinin sağlanması açısından çok önemli olan 3-6 yaşlarda, çocuklardaki gelişimler nelerdir? Çocuklarda 3 yaş gelişimi 3 yaşındaki çocuğumuzun el ve parmak hareketleri gelişmiş, çoğu kelimeyi anlaşılır şekilde söylemeye başlamıştır. Hangi yaşta hangi spor yapılmalı? Çocuklarımız için spor seçimi yaparken dikkat etmemiz gereken noktalar…
Çocuğunuzun gelişimi normal mi? Bebeğinizin gelişiminin normal seyrinde olup olmadığını öğrenmek yeni testlerle mümkün!

Popüler Yayınlar

Related Posts with Thumbnails
Pasta Tarifleri

Uyarı

Bu site yayınlanan sağlık ile ilgili bilgiler , ziyaretçilerini bilgilendirmek amacıyla yayınlanmaktadır. Burada yayınlanan yazıların tamamı bilgilendirme amaçlı olup, hiçbir şekilde hekim muayenesi ve konsültasyonunun yerine konulmamalı, hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Sağlığınızla ilgili acil durumlarda, bekleme süresi sağlığınızı olumsuz yönde etkileyebileceği için, zaman geçirmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmanızı öneririz.
Genel Kişisel Web